reklam
reklam
DOLAR 46,8635 % 0.02
EURO 53,5847 % 0.15
STERLIN 62,6722 % 0.12
FRANG 58,1087 % 0.23
ALTIN 6.208,92 % 0,40
BITCOIN 62.887,34 -0.329
reklam

Mahalle Halkı Taş Ocağına Tepki Gösterdi

Yayınlanma Tarihi : Google News
Mahalle Halkı Taş Ocağına Tepki Gösterdi
reklam

Hatay'ın Samandağ ilçesine bağlı Çöğürlü Mahallesi'nde 25 yıldır faaliyet gösteren Gür-Kal İnşaat'a ait taş ocağı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın daha önce aldığı kapatma kararına rağmen, İl Müdürlüğü tarafından yeniden kapasite artış izni verilmesine mahalle sakinleri sert tepki gösterdi.

Çöğürlü Mahallesi'nde yaşayan vatandaşlar, bir araya gelerek yaptıkları basın açıklamasıyla bu kararı protesto etti. Protestoya, Samandağ Belediyesi Meclis üyeleri Ferit Diker ve Kurtuluş Okur ile EMEK Partisi temsilcisi Sunay Eletaş da katılarak destek verdiler.

“Birçok Vatandaşımızın Tapulu Arazisi Gasp Edilmiştir”

Açıklamayı gerçekleştiren mahalle sakini Zarife Karaağaçlı, şunları dile getirdi:

“Mahallemizde 25 yıldır faaliyet gösteren taş ocağı işletmesi, hem çevreye hem de insan yaşamına duyarsız bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedir. Doğamızı, yaşam alanlarımızı ve sağlığımızı tehdit eder hale gelmiştir. Bu işletmenin faaliyetleri sonucu iki kişi hayatını kaybetmişken, ilgili kurumların gerekli önlemleri almada yetersiz kaldığını üzülerek görmekteyiz.

Özel mülkiyetlerimize izinsiz olarak girilmiş, birçok vatandaşımızın tapulu arazisi gasp edilmiştir. Üstelik işletmenin bulunduğu alanın bir kısmı sit alanı olarak tescillenmiş olmasına rağmen, bu kültürel ve doğal miras yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

İşletme, Asi Nehri’nin doğal yatağını daraltarak çevresel felaket riskini artırmakta ve bölgenin ekosistemine ciddi zararlar vermektedir. Köyümüzden yoğun bir şekilde geçen ağır tonajlı araçlar, evlerimize fiziksel zarar vermekte ve kaldırdıkları yoğun toz, başta çocuklar ve yaşlılar olmak üzere salıkla halkın sağlığını tehlikeye atmaktadır.

“25 Yıldır Sürülen Bu Eziyetin Artık Son Bulmasını İstiyoruz”

Mevzuata aykırı olan çalışma saatlerine uymayan işletme, gece geç saatlere kadar faaliyet göstererek mahalle halkına huzur bırakmamaktadır. MAPEK tarafından kapatma kararı verilmiş olmasına rağmen, “iyileştirme” adı altında çalışmasına devam etmesine göz yumulmuştur ve geçen süre içinde hiçbir iyileştirme yapıldığı görülmemektedir.

Dahası, başka bir mahalledeki kapatılan şubesinin araçları buraya yönlendirilerek trafik yoğunluğu ve çevre kirliliği daha da artırılmıştır. Mahalle halkı olarak, resmi kurumlara birçok dilekçe ile başvurmamıza rağmen olumlu hiçbir dönüş alamadık.

Bu hukuksuzluk ve mağduriyet sonrası, mahalleli olarak hukuki yollara başvurduk. Açtığımız davanın, işletmenin mevzuata aykırı şekilde faaliyet gösterdiği göz önünde bulundurularak olumlu sonuçlanacağına inanıyoruz.

Artık sabrımız kalmadı. 25 yıldır süren bu eziyetin son bulmasını istiyoruz. Canımız, sağlığımız, toprağımız, geçmişimiz ve geleceğimiz için bu taş ocağının derhal kapatılması gerekmektedir.”

“Biz Mağduruz Ama Şüpheli Konumuna Düşüyoruz”

Gür-Kal inşaata ait işletmenin açılışında “ÇED gerekli değildir” kararı alındığını belirten Çöğürlü Mahallesi Muhtarı Kıymet Doğru, şu iddialarda bulundu:

“Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından sunulan 764 sayfalık 'Nihai Tanıtım Projesi' dosyasının dayanağını bilmiyoruz. Ben bu rapordan üç sayfa kopyaladım. 6 bin 700 sayfalık raporun içinde benim ifademin geçtiği, evrakta sahtecilik yaptığım yönünde iddialar bulunuyor. Bu belgelerin sahte olma olasılığı oldukça yüksek. Ancak bu konuda ifade vermesi gereken kişi ben değilim. Raporlarında '25 gün, günde 8 saat çalışma' yazıyor ama işletme 24 saat çalışıyor. Kendi sundukları belgelerde bile çelişkiler var. Raporlarda 'atık betonun mahalleye zarar vermeden taşınacağı' belirtilmiş ama gerçekte durum böyle değil, mahalleye çamur geliyor. Ayrıca işletmeye 'sıfır atık belgesi' verilmişken, herkes biliyor ki ağır tonajlı araçlar Asi Nehri’nin kenarında yıkanıyor. Raporda 'araç yıkama istasyonu var' denilmiş ama gerçekte böyle bir istasyon yok.

“Öğrencilerle, Ağır Tonajlı Araçlar Aynı Yolu Kullanıyor”

Bu raporla ilgili olarak ifadeleri alınması gereken birçok kişi var. 700 sayfalık bu raporu hazırlayan veya düzenleyen kurumun da ifadesinin alınması gerekiyor. İşletme, 25 yıl önce 'ÇED gerekli değildir' kararıyla açılmış; o zaman köyde bir okul bile zor vardı. Şimdi iki okul var ve öğrencilerle ağır tonajlı araçlar aynı yolu kullanıyor. Servis tutmak zorunda kalıyorlar. Süreç, neresinden bakarsanız bakın hata dolu. Biz mağduruz ama şüpheli konumuna düşüyoruz. Bu nedenle yürütmeyi durdurma davası açtık. Davamız Hatay 6. İdare Mahkemesi’nde görülüyor. Sit alanımızın yarısı gitti. Tarım arazilerimiz gasbedildi. Geri kalanlarının da gitmemesi için mücadele ediyoruz. Köyümüzün tek ormanlık arazisi olan 67 dönüm, bu işletmeye tahsis edildi. Bu kararın altına imza atan yetkililerin vicdanına bırakıyorum. ÇED sürecinin durdurulmasını talep ediyorum.”

reklam

YORUM YAP