

ŞEHRİBAN KIRAÇ / NEFES
Sanayi tipi dikiş makineleri alanında 35 yılı aşkın birikime sahip olan Temel Kamiloğlu, Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün zorlu bir dönemden geçtiği bu günlerde, Çin menşeli dikiş makinesi üreticisi Supreme Intelligent Technologies Co. ile bir işbirliği gerçekleştiriyor. Kamiloğlu, bu işbirliğinin neticesinde Türkiye'de Sewera Global Tekstil Makineleri AŞ'yi hayata geçirdi.
Yönetim Kurulu Başkanı Temel Kamiloğlu, Supreme'nin Türkiye'yi stratejik bir merkez olarak değerlendirdiğini ve buradan çevre ülkelere açılma hedefinde olduklarını dile getirerek, “Supreme, Çin’in önde gelen üç sanayi tipi dikiş makinesi üreticisinden biri. 900’den fazla patenti bulunuyor. Türkiye’ye uzun vadeli bir bakış açısıyla yaklaşıyorlar ve Türk insanının yeteneğine güveniyorlar. Çin’in ileri teknoloji çözümlerini, Türk hazır giyim sanayisine uygun koşullarda sunmayı hedefliyoruz” dedi.
Kamiloğlu ile mevcut kriz ortamında gerçekleştirilen dikiş makineleri yatırımı ve gelecekle ilgili planlar üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.
35 YILLIK TECRÜBE
* Sektör son iki buçuk yıldır ciddi bir daralma yaşıyor. Bu dönemde Çinli firma ile ortaklık kararı nasıl alındı?
Ben 35 yıldır sanayi tipi dikiş makineleri sektöründeyim. Altı ay önce yeni bir yol çizme arzusu ile profesyonel yöneticilikten ayrıldım. Bu süre zarfında Çin'in Ningbo kentindeki Supreme Intelligent benimle irtibata geçti ve Türkiye’de faaliyete geçmek istediklerini belirttiler.
Kendilerine Türkiye’nin şu an zorlu bir süreçten geçtiğini söyledim. Ancak, Türk hazır giyim sektörünün dünya çapında birçok önemli markaya hizmet veren güçlü bir yapıya sahip olduğunu biliyorlardı. Hazır giyim endüstrisi değişim geçirse de bölgede var olmaya devam edeceğine inanıyorlar. Çalışmalarımız için Türkiye'ye ve dinamiklerine güveniyorlar.
* Daha önce Türkiye’de Supreme ürünleri mevcut muydu?
Supreme markası daha önce Türkiye’de yer almıyordu. Bazı makine üreticilerine fason üretim yapıyorlardı ama şimdi kendi markaları ile burada olmayı hedefliyorlar. Ayrıca, Supreme Intelligent'ın Smart Loop markası ile fabrika içi robotik taşıma sistemleri ve akıllı depo çözümleri, Ounitach Robotics markası ile de endüstriyel temizlik robotları mevcut. Bu ürünler de Türkiye'ye gelecek.
* İlk ürünler ne zaman gelecek?
İlk konteynerlerimiz Çin’den yola çıktı. Öncelikle dikiş makinelerini Türkiye’ye getireceğiz. Supreme’de şu an 1.000 çalışan bulunuyor ve 100 milyon doların üzerinde bir ciroya sahipler. Türkiye’de 2026 başında tam anlamıyla faaliyet göstermeye başlayacağız.
ÜRETİM OLASILIĞI
* Şu anda ürünleri Çin’den getiriyorsunuz. Gelecek dönemlerde Türkiye’de üretim yapmayı düşünüyor musunuz?
Dikiş makinelerinin üretimi zor. Ancak, robotik sistemlerle ilgili birçok birim Türkiye’de üretilebilir. Raf sistemleri ise burada ortaklıklarla geliştirilebilir.
TÜRKİYE MERKEZ OLACAK
* Türkiye’den tekstil yatırımları başka ülkelere kayıyor, bu sizin dikiş makinesi satışlarınızı olumsuz etkilemez mi?
Sonuç itibarıyla Mısır, Fas, Sırbistan ve Özbekistan gibi bölgelere giden yatırımcıların çoğu Türk kökenli. Bu pazarlar içerisinde en büyük oyuncular yine Türk firmaları. Türklerin bilgi birikimi ve deneyimlerine güveniyorlar. Suprem’in hedefleri arasında Türkiye merkezli bir yapıyla çevre ülkelere ulaşmak var. Mısırlı fabrikalar da Türkiye’den hizmet alacak.
Sewera’nın kuruluşuyla birlikte Türkiye ve Türk yatırımcıların bulunduğu her bölgeyi pazar olarak hedefledik. Türkiye, ortaklarımız için bir merkez konumunda olacak. Mısır’daki fabrikalara da ürün ve hizmet sağlayacağız. İhtiyaç duyulan kalitede ve teknik destekle yurt dışında yatırım yapan Türk firmalarına da hizmet sunmayı amaçlıyoruz.
Çinli ortağımız Türkiye’yi bir merkez haline getirme hedefinde. Türk hazır giyim üreticilerine yüksek teknolojili, güvenilir ve verimli çözümler ulaştırmayı planlıyoruz.
* Son teknoloji dikiş makineleri getirirken, mevcut kapasite düşüklüğü nedeniyle mevcut makineler hurdaya çıkıyor…
Evet, bu bir gerçek. Ancak bu sorunları hazır giyim sektörü yaratmadı. Sabit döviz kuru, yüksek maliyetler, yüksek faiz oranları ve enflasyon bu noktaya gelmemizin sebepleri. Bu süreç ihracatçılara büyük darbe vurdu ve alım gücü düşen bireylerin tüketimi iç piyasayı zor durumda bıraktı.
Hazır giyim sektörü uzun bir süredir kârsız ya da zararına üretim yaparak varlığını sürdürmeye çalışıyor. Bu süreçte birçok firma maalesef kapandı veya başka ülkelere yöneldi. Ancak, ben Türk hazır giyim sektörünün dinamizmine inanıyorum ve bu süreci atlatacağına güveniyorum.
SEKTÖRÜN SORUNLARI DUYULMALI
* Gelecek dönem için risk olarak neleri öngörüyorsunuz?
En büyük risk, iktidarın sektördeki sorunları duymayıp gerekli önlemleri almaması. Ülkeye önemli katkılar sağlayan bir endüstrinin kaybolmasına izin verilmeyeceğini düşünüyorum. Yüzlerce başarılı markamız var ve bunların sürdürülebilir bir ekonomik ortamda yaşaması sağlanmalı.
KRİZİ AŞMAK ÜRETİMLE MÜMKÜN
* Yani tekstil hazır giyim sektörü göz ardı edilemez mi diyorsunuz?
Evet, sektör tarihinin en zor dönemini yaşıyor; ancak bu sektörün tamamen yok olacağını veya gözden çıkarılacağını düşünmüyorum. Bu alanda yatırımcılar ciddi bir özveriyle çaba gösteriyor. Pazar paylarını korumak ve varlıklarını sürdürmek adına her türlü fedakarlığı yapıyorlar.
Türkiye’nin kalkınmasını yalnızca üretimle sağlayabiliriz. Krizden ancak üretimle çıkabiliriz. Bugün Avrupa’nın önde gelen pazarlarında Türkiye’de üretilen ürünler vitrinlerde yer alıyor. Çünkü burada kaliteli ürünler üretiliyor. Zorlu bir dönem içerisindeyiz ama bu zorluklar aşılacaktır.
* Türkiye'de dikiş makineleri pazarında ciddi rakipler var; bu rekabette nasıl öne çıkmayı planlıyorsunuz?
Attığımız bu adım sadece bugünün değil, geleceğin inşasına da yönelik. Türkiye’nin üretim potansiyeli ve tekstilcilerimizin yaratıcılığına inancımızla, kaliteden ödün vermeden uygun fiyatlı ve teknolojik çözümleri sektörle buluşturmak için buradayız. Yüksek kaliteli ve son teknoloji cihazları daha uygun koşullarla sunmayı hedefliyoruz.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN