reklam
reklam
DOLAR 44,1158 % 0.07
EURO 50,9742 % -0.13
STERLIN 59,1096 % -0.13
FRANG 56,3276 % -0.28
ALTIN 7.311,11 % -0,35
BITCOIN 70.207,54 -0.259
reklam

Antalya'nın Su Kaynakları Düşüşte

Yayınlanma Tarihi : Google News
Antalya'nın Su Kaynakları Düşüşte
reklam

Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. Ayşe Muhammetoğlu, Antalya'daki su kaynaklarının durumu hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Antalya'nın tarım, turizm ve sanayi sektörlerinin yüksek su talebi nedeniyle büyük bir baskı altında olduğunu belirten Prof. Dr. Muhammetoğlu, “Antalya, su havzaları bakımından zengin görünmesine rağmen, iklim değişikliği ile birlikte artan sıcaklıklar, buharlaşma ve yağışlardaki azalmalar nedeniyle su yönetimi giderek zorlaşmakta” dedi.

Kentte bulunan su kaynaklarının çoğunun yer altı sularından oluştuğunu ifade eden Prof. Dr. Muhammetoğlu, “Yer altı suyu, yağışlar ve kar erimesi ile besleniyor. Yağış miktarı azaldıkça yer altı su seviyeleri düşmekte ve bu da yeni kuyuların açılmasını gerektirmekte. Arz-talep dengesizliği, ciddi riskleri beraberinde getiriyor” şeklinde konuştu.

Tarımsal Su Kullanımı Yüzde 75'in Üzerinde

Prof. Dr. Muhammetoğlu, Antalya'da suyun en fazla tarımda kullanıldığını vurguladı. “Antalya'daki suyun yaklaşık yüzde 75'i tarımda harcanıyor. Tarımsal su kullanımının daha verimli hale getirilmesi kritik öneme sahip çünkü bu, gıda güvenliğini doğrudan etkilemekte. Ürün desenleri belirlenirken su varlığı göz önünde bulundurulmalı. Çiftçiler bazen bölge iklimini ve toprak yapısını değil, getiriyi önceliklendiriyor. Bu durum, su kaynakları üzerinde baskı oluşturmakta. Tarımsal sulamada verimlilik artırılmalı ve ürün seçimleri su kaynaklarına göre yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Sanayide ise su tasarrufu, geri kazanım ve atıksu yönetiminin önemine değinen Prof. Dr. Muhammetoğlu, “Kentlerde suyun yaklaşık yüzde 20'si, sanayide ise yüzde 10'u kullanılmakta. Altyapı yenileme çalışmaları ve su kayıplarının önlenmesi her şehirde devam etmelidir” diye belirtti.

Turizmin Su Talebi Yüksek

Prof. Dr. Muhammetoğlu, turizmin su kaynakları üzerindeki baskısını da değerlendirdi. “Antalya'daki suyun yaklaşık yüzde 21'i turizm sektöründe kullanılmakta bu oldukça yüksek bir orandır. Özellikle lüks otellerin sunduğu konfor, su talebini arttırmakta. Antalya merkezinde kişi başına günlük su tüketimi 123 litre iken, turistik tesislerde bu rakam 600 litreye kadar çıkabiliyor. Yani yerel halkın kullandığı su miktarının dört katı kadar bir kullanım söz konusu” şeklinde konuştu.

Yaz aylarında nüfus artışı ve turizm yoğunluğu nedeniyle su yönetiminin zorluğunu vurgulayan Prof. Dr. Muhammetoğlu, “En kırılgan dönem yaz ayları. Bu nedenle otellerin ve turistik işletmelerin su verimliliğine dikkat etmesi bir zorunluluk. Gri su uygulamaları, yağmur suyu hasadı ve atık suların yeniden kullanımı gibi yöntemlerin yaygınlaştırılması gerekmekte” dedi.

Su Kaynaklarında Yüzde 30'a Varan Azalma

Antalya'nın kıyı bölgelerinde aşırı yer altı suyu çekiminin etkisiyle tuzlanmanın başladığını belirten Prof. Dr. Muhammetoğlu, “Korkuteli ve Elmalı gibi ilçelerde yüzey suyu kaynakları sınırlı. Yeni kuyular açılmakta ancak kıyı bölgelerde yer altı su çekimleri arttıkça tuzlanma riski de artmaktadır. Bu durum, suyun kullanılabilirliğini azaltmakta. Tarımda kullanılan suyun sayaç sistemleriyle ölçülmesi ve hacim bazlı fiyatlandırma sistemi kurulması gerekmekte. Böylelikle adil ve tasarruf odaklı bir sistem oluşturulabilir” açıklamasında bulundu.

Prof. Dr. Muhammetoğlu, Türkiye'nin kişi başı yıllık kullanılabilir su miktarının 1300 metreküp civarında olduğunu belirterek, “1000 metreküpün altındaki değer, su fakiri ülke anlamına gelmektedir. Aradaki fark az olsa da hızla kapanmakta. Türkiye'nin 2030 yılına kadar su fakiri konumuna geçme riski bulunmakta. Antalya'da da su kaynaklarında yüzde 20-30 oranında bir azalma yaşanmaktadır” dedi.

Herkes Sorumlu

Prof. Dr. Ayşe Muhammetoğlu, su yönetiminin yalnızca kurumların değil, bireylerin de sorumluluğunda olduğunu vurgulayarak, “Hepimiz bu süreçte bir rol oynuyoruz. Sanayide, tarımda, turizmde ve bireysel yaşamda suyu verimli kullanmalıyız. Şebeke kayıplarının azaltılması, tarımda verimliliğin artırılması, kaynak çeşitlendirilmesi ve tasarruf bilincinin güçlendirilmesi artık bir zorunluluk haline gelmiştir” dedi.

reklam

YORUM YAP