

Adana'da emekli kadın doğum uzmanı doktor Mustafa Güzelsoy, 27 yıllık görev süresinin ardından emekli oldu. Kızı Damla Güzelsoy'un endüstri mühendisliği bölümünden mezun olmasının ardından, 4 kuşaktır devam eden aile tarım geleneğini sürdüren Güzelsoy ailesi, ekonomik dalgalanmalara karşı üretim modellerini değiştirerek tropikal meyve serası kurdu ve mango ile avokado yetiştirmeye başladı.
Mustafa Güzelsoy, tropikal meyve üretme kararı aldıklarını belirterek, “Mango ve avokado gibi tropikal meyvelerin Türkiye'de tüketimi artış gösteriyor. Pazarın geleceğini öngörerek seramızı kurup üretime geçtik. Tarım geleneğimizi kızı Damla ile 5. kuşağa aktarıyoruz,” dedi.
Güzelsoy, 4 kuşak boyunca narenciye bahçelerine sahip olduklarını ancak artık narenciye sektörünün doygunluğa ulaştığını anlattı. Farklı bir yol izleme kararı aldığını ifade eden Güzelsoy, “Geleceği gördüğümüz tropikal meyve yetiştiriciliğinde, 40 dönüm avokado ve 30 dönüm mango serası kurarak işe başladık. Devlet bankası teşviklerinden yararlanarak bu bahçeyi açtık. Ağaçlarımıza gerektiği gibi bakıyoruz ve ilgimizi artırarak büyütmek istiyoruz,” şeklinde konuştu.

Tropikal Meyveler Halkımız Tarafından Bilinmiyor
Güzelsoy, bu sektöre girmelerinin bir risk taşıdığını belirterek, “Halkımız şu an tropik meyveleri tam olarak tanımıyor. Yurt dışından getirildiği için geliş süreleri 1 ayı buluyor ve genelde ham kesiliyor. Acı lezzetleri ve kokuları bilmedikleri için olumsuz tepkiler alabiliyoruz. Bu yıl hasat yaparak yerel bir markete sattık ve satışlarımız beklenenden çok daha yüksek oldu. Yerli malı tanıttık ve bu sayede ilgi arttı. Ettiğimiz avokado çeşidi, en verimli ve sağlıklı cinslerden biri. Buna özen gösterdik. Ağaçlarımız henüz fidan aşamasında olduğu için tam verim alamadık ama 3-4 yıl içinde ürünlerimizden yüksek verim almayı bekliyoruz. Narenciyeden daha fazla verim elde etmekte olmamız bizi mutlu ediyor. Girişim yapmak isteyenlere tropik meyvelere yönelmelerini tavsiye ederim. Hem rekabet hem de lezzet açısından üst seviyelere ulaşacağımıza inanıyorum,” dedi.
Atalarının geleneğini sürdürmenin gururunu yaşadığını belirten Damla Güzelsoy, bu işe olan ilgisinin ülkeye katkı sağlama amacıyla şekillendiğini ifade etti. Güzelsoy, “Küçük yaşlardan itibaren babamın hem doktorluğunu hem de tarla işlerimizi gördüm. Orada onunla birlikte çalışarak çalışma prensiplerini öğrendim. Küçük projelerle eğitim almaya başladım. Genlerim nedeniyle farklı bir kariyer düşünmedim. Endüstri mühendisliğini de bu sebeple tercih ettim. Sera işinde olduğu gibi açık alanda da meyve ve ağaçlarımız var. Don ve dolu yağışları bizi etkiliyor. Son yaşanan felaketler, ürünlerimizi korumanın önemini gösterdi,” şeklinde konuştu.
Kadın girişimcilerin bu tarz işlere yönelmesinin önü açıldığını dile getiren Güzelsoy, “10 yıl öncesine göre çevremizdeki insanlar kadınları ve gençleri tarımda daha fazla görmeye alıştı. Benim bulunduğum toplulukta hâlâ genç ve kadın çiftçiler az, fakat arkamda bir başarı hikayesi olduğu için daha fazla ciddiye alınmaya başladık. Biz kadınlar birbirimizi destekliyoruz. Her zaman yanımızdayız. Umarım bu destek her alanda artarak güçlenir,” ifadelerini kullandı.
Fındık ve Çay Hariç Her Şey Yetişiyor
Adana Ticaret Borsası Başkan Vekili Osman Bağış, Çukurova'da çay ve fındık hariç her şeyin yetişebileceğini aktararak, tropikal meyvelerin bu topraklarda da iyi verim elde edebileceğini belirtti. Bağış, “Narenciye sektöründeki dengesizlik ve arz-talep kaybı nedeniyle üreticiler yeni arayışlar içine girdi. Burada bir avokado serasında bulunuyoruz ve bu topraklarda avokadonun yetişebileceğini görüyoruz. Ejder meyvesi, mavi yemiş ve mango eken arkadaşlarımız da var. Yakın zamanda ithal edilen bu ürünler artık yerli topraklarda yetişiyor. Üreticiler yeni ürünler deniyor ve avokado büyük ilgi görüyor. Sağlıklı beslenmenin önemli besinlerinden biri olan avokadonun bölgemizin verimli topraklarında yetiştiğini görüyoruz,” dedi.


