reklam
reklam
DOLAR 43,1589 % 0.02
EURO 50,3532 % 0.22
STERLIN 58,1657 % 0.15
FRANG 54,0364 % 0.26
ALTIN 6.348,06 % 1,55
BITCOIN 92.360,01 1.879
reklam

İkinci Seçil Erzan Davasında Enflasyon Savunması

Yayınlanma Tarihi : Google News
İkinci Seçil Erzan Davasında Enflasyon Savunması
reklam

İzmir'de, yüksek kazanç vaadiyle 10 kişiyi yaklaşık 300 milyon lira dolandırdığı iddiasıyla tutuklanan özel bir bankanın şube müdürü Hatice Ö.'nün yargı süreci devam ediyor.

İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleşen duruşmaya, tutuklu sanık Hatice Ö., bazı tutuksuz sanıklar, mağdurlar ve taraf avukatları katılım gösterdi.

“UTANARAK SÖYLÜYORUM, SUÇLUYUM”

Duruşma sırasında söz alan Hatice Ö., kardeşinin borçları yüzünden tefecilerin kendisi ile ailesini ölümle tehdit ettiğini ve elden verilen paraların bir kısmını bu nedenlerle harcadığını dile getirerek, “Ya annem ya da yeğenim ölecekti. Utanarak söylüyorum, bunu yaptığım için suçluyum biliyorum. Keşke bu olay çok daha önce ortaya çıksaydı.” şeklinde konuştu.

“HERKES DAHA FAZLA KAZANMAK İSTEDİ”

Hiç kimseyi dolandırmadığını savunan Hatice Ö., “Herkes işlemlere kendi rızasıyla dahil oldu ve kendi sesleriyle onay verdi. Herkes daha fazla kazanmak istiyordu. Şu anda herkes 'dolandırıldım, kandırıldım' diyor. Bu insanları dolandırmak amacıyla bir plan yapmadım. Birçok kişi benden belge bile istemedi. Bankada bir olay yaşandıktan sonra belge isteyenlere de çıktılar veriyordum. Sistemin dışındaki paralar için belge istenildiğinde sahte belgeler düzenleyip veriyordum. İnsanlar cımbızla bazı noktaları çekip konuşuyor, ama benim bu insanlar için ne kadar fedakarlık yaptığımı söylemiyorlar. Eğer insanlar para kazanmasaydı, bana paralarını elden verir miydi?” ifadelerini kullandı.

ENFLASYONU GEREKÇE GÖSTERDİ

Davanın konusu olan tutarın 300 milyon lira olmadığını ifade eden Hatice Ö., pandemi döneminden bu yana enflasyon, döviz ve altın fiyatlarındaki artışlar nedeniyle miktarın bu seviyeye ulaştığını belirtti.

Söz alan tutuksuz sanıklar da olayla ilgilerinin bulunmadığını, ticari faaliyetler çerçevesinde hareket ettiklerini ve Hatice Ö.'nün ifadesinin diğerleri adına yapılmış bir avuntudan ibaret olduğunu belirterek, suçsuz olduklarına dikkat çekti.

AKRABASI DA ŞİKAYETÇİ

Yurt dışında ikamet eden ve Hatice Ö.'nün akrabası olan mağdur Ö.D., yurt dışında kazandığı 106 bin İsviçre frangını değerlendirmek için Türkiye'deki banka hesabına yatırdığını belirtirken, “Hatice Ö. daha yüksek kazanabileceğime ikna ederek parayı aktarılması için talimat verdim. Bir süre sonra paranın akıbetini sorduğumda 135 bin franka ulaştığını söyledi, fakat hesabımda para yoktu. Haberleri okuyunca dolandırıldığımı anladım, şikayetçiyim.” dedi.

Bir diğer mağdur E.D. ise, Hatice Ö.'den şikayetçi olduğunu ve hesabındaki 150 bin dolar ile 100 bin İsviçre frangının başka hesaplara parça parça aktarıldığını ve çekildiğini ifade ederek, “Mağdurum ve şikayetçiyim.” diye ekledi.

Mahkeme başkanı, Hatice Ö.'nün tutukluluk halinin devamına, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi gerektiğine hükmederek duruşmayı 10 Şubat 2026'ya erteledi.

NE OLMUŞTU?

Karşıyaka Spor Kulübü'nün 3 yöneticisi ve 2 iş insanının 27 Haziran 2024 tarihinde dolandırıldıkları şikayeti üzerine, özel bir bankanın şube müdürü Hatice Ö. ile bir döviz bürosu sahibi S.Ç. hakkında “nitelikli dolandırıcılık” ve “zimmet” suçlamasıyla soruşturma başlatılmış, gözaltına alınıp tutuklanan S.Ç. bir süre sonra serbest bırakılmış, Hatice Ö. ise yüksek güvenlikli psikiyatri kliniğinde tedavi gördükten sonra tutuklanmıştı.

Hatice Ö.'nün mağdurlardan bazılarına “kur korumalı mevduat ya da altın hesabında değerlendireceğini” söyleyerek topladığı parayı döviz bürosuna aktardığı, 10 kişiyi yaklaşık 300 milyon lira dolandırdığı iddia edilmişti.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Hatice Ö. için “nitelikli dolandırıcılık”, “nitelikli zimmet” ve “özel belgede sahtecilik” suçlarından 113 yıl, tutuksuz sanık S.Ç. için de “nitelikli dolandırıcılık” ve “nitelikli zimmet” suçlarından 76 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlamış ve bu iddianame İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmiştir.

Davanın benzerliği dolayısıyla kamuoyunda 'ikinci Seçil Erzan vakası' olarak anılmaktadır.

reklam

YORUM YAP