

Keşan'a bağlı Lalacık köyünde patlatmalı maden ocağı açılması ve Karlıköy'de patlatmalı andezit taş ocağı açılması projelerine karşı köylüler, Edirne İdare Mahkemesi’nde yürütmeyi durdurma davası açarak itiraz etti.

Mahkemenin atadığı bilirkişi heyeti, Lalacık ve Karlıköy'deki önerilen maden ocaklarının açılması için belirlenen alanlarda incelemelerde bulunarak, yetkililerin yanı sıra yerel halkın görüşlerini dinledi. Keşan Kent Konseyi, çeşitli sivil toplum kuruluşları ve siyasi partiler köylülerin bu mücadelesine destek verdiler.

Keşan Kent Konseyi Başkanı Uğur Özdağlı, Lalacık köyünde patlatmalı maden ocağı projesinin yaşam alanlarını tehdit ettiğini belirterek, “Lalacık Köyü, dinamitle patlatmalı maden ocağı projesi ile karşı karşıyadır. Proje, yalnızca belirli bir arazi parçasını değil, köyün tümünü, evleri, tarlaları, meraları ve su kaynaklarını kapsayan bir ruhsat alanını içermektedir. Bu durum, bilimsel veriler ve ulusal mevzuat açısından kabul edilemez. Bağımsız çevre ve jeoloji uzmanlarına göre, yerleşim alanına bu kadar yakın bir dinamitle patlatmalı açık ocak işletmesi, şiddetli gürültü ve titreşimlere neden olur; yer altı ve içme suyu kaynaklarını kirletir. Ayrıca, tarım ve hayvancılığı geri dönüşümsüz olarak sona erdirir, konutlarda çatlak ve yapısal hasar riskini artırır. Çocuklar, yaşlılar ve hastalar için ciddi sağlık tehditleri oluşturmaktadır. Bu proje, ekonomik bir yatırım değil; bir köyün yaşam hakkına yönelik bir tehdit olarak değerlendirilmektedir.” ifadelerini kullandı.

'DİKİLEN AĞAÇLARIN YOK EDİLMESİNE İZİN VERİLMEYECEK'
Özdağlı, bilirkişi heyetinin Karlıköy’de patlatmalı andezit taş ocağı açılmak istenen bölgedeki incelemelerini sürdürdüğünü belirtirken, “Heyet, inceleme yaptığı alanın Karlıköy ile Yeşilköy arasında ormanın içine uzanan geniş bir patlatmalı andezit ocağı sahası olduğunu gözlemledi. Bilim insanları, köyün geleceğini, tarımsal üretimini ve yaşam alanı ile bu maden projesinin mesafesini dikkatlice değerlendirdi. Köy adına konuşan avukat ve köylüler, arıcılıktan hayvancılığa, yer altı su kaynaklarından artezyenlere, patlatmalar sonrasında kirlenebilecek içme sularına, günlük 180-200 kamyon geçişinin planlandığı, mevcut durumda bile iki aracın yan yana geçemediği köy yollarının durumuna, çocuklar, yaşlılar ve engelli bireyler için ulaşım güvenliğine, orman tahribatına ve endemik canlıların yok olmasına dair tüm bilimsel ve insani itirazlarını bilirkişi heyetine sundular. Bu köy, kendi elleriyle diktiği ağaçların ve büyüttüğü ormanın yok edilmesine izin vermeyeceğini açıkça ifade etmiştir. Şimdi söz; aklın, bilimin ve vicdanın.” dedi.


