reklam
reklam
DOLAR 43,1588 % 0.11
EURO 50,3460 % 0.03
STERLIN 58,1074 % 0.03
FRANG 53,9822 % -0.13
ALTIN 6.416,03 % 0,76
BITCOIN 92.292,90 1.68
reklam

Fay Hatları Üzerine Çarpıcı Araştırma

Yayınlanma Tarihi : Google News
Fay Hatları Üzerine Çarpıcı Araştırma
reklam

California Üniversitesi Davis kampüsünde gerçekleştirilen yeni bir çalışma, Dünya'nın derinliklerindeki fay hatlarının sismik bir olayın ardından çok kısa bir sürede kendini onarabilme yeteneğine sahip olduğunu ortaya koydu.

Science Advances dergisinde 19 Kasım'da yayımlanan ve Ulusal Bilim Vakfı (NSF) tarafından desteklenen bu araştırma, deprem bilimi alanındaki bazı yerleşik görüşlerin yeniden gözden geçirilmesine sebep olabilecek nitelikte. Çalışmanın yazarı Prof. Amanda Thomas, “Derin fayların kendilerini saatler içinde onardığını keşfettik. Bu durum, fay davranışları ile ilgili anlamadığımız önemli bir unsuru gözden kaçırmış olabileceğimizin bir gösterimi” ifadelerini kullandı.

Yavaş Kayma Olayları ve Gerginliğin Yeniden Oluşumu

Araştırma ekibi, yavaş kayma olayları (SSE) adı verilen ve günler, haftalar hatta aylar süren çok yavaş depremsi hareketleri detaylı bir şekilde inceledi. Normal depremlerde, gerilim yıllar boyunca birikirken saniyeler içinde boşalıyor; ancak yavaş kayma olaylarında bu gerilim, daha küçük hareketlerle ve uzun zaman dilimleri boyunca azalmaktadır.

Cascadia'da Tekrarlanan Kaymalar

Ekip, incelemelerini Juan de Fuca levhasının Kuzey Amerika levhasının altına girdiği Cascadia Subdüksiyon Bölgesi'nde yoğunlaştırdı. Bu bölgede, aynı fay segmentinin kaymadan yalnızca saatler ya da günler sonra tekrar harekete geçebildiği gözlemlenmiştir. Bu durum, fayın eski gücünü hızla kazandığını ve gerilimin kısa süre içinde yeniden oluştuğunu göstermektedir. Thomas, Güneş ve Ay'ın oluşturduğu gelgit kuvvetlerinin bile gerilimin yeniden oluşma hızını etkilediğini vurguladı.

Laboratuvar Ortamında 'Hızlı Kaynaşma'

Çalışmanın ortak yazarı jeokimyacı Prof. James Watkins, laboratuvar koşullarında derin fay koşullarını simüle eden yüksek basınçlı deneyler gerçekleştirdi. Araştırmacılar, kuvars tozunu 1 gigapascal basınç ve 500°C sıcaklık altında sıkıştırarak mineral tanelerinin birbirine yeniden kaynaştığını keşfetti. Watkins, “Yavaş kayma olayının akabinde olanları simüle ediyoruz. Isıtma ve inceleme süreçleri yapıyoruz.” dedi. Thomas ise bu hızlı güç kazanımını “Hızlı kuruyan fay yapıştırıcısı gibi” tanımladı.

Fayların bu hızlı güç kazanabilme özelliği “kohezyon” olarak adlandırılmakta olup, bulguların kohezyonun yalnızca derin faylarda değil, daha sığ sistemlerde ve büyük depremlerle ilişkili noktada da önemli rol oynayabileceğini gösterdiğini ifade etti. Thomas, “Kohezyon çoğu modelde göz ardı ediliyor. Ancak bazı şartlar altında düşündüğümüzden çok daha önemli bir hale gelebilir.” dedi.

Araştırmacılar, NSF’den aldıkları yeni fon ile fay kohezyonu üzerine çalışmalarını genişletmeyi planlamaktadır. Watkins, “Bu çalışma, mikroskobik ölçekteki süreçlerle yüzlerce kilometrelik büyük bindirme depremleri arasında bir bağ kuruyor.” şeklinde değerlendirdi.

reklam

YORUM YAP