

Adana'da yaşayan Hilal Demir, 1981 yılında doğduğunda kalça çıkığı ve çocuk felci teşhisi aldı. Koltuk değnekleriyle hayatını sürdüren Demir, çeşitli tedavi süreçlerinden geçti. Ailesinin desteğiyle eğitimini sürdürerek çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürdü ve üniversitede okul öncesi öğretmenliği bölümünü tamamladı. 16 yıl önce anaokulunda öğretmenlik yapmaya başlayan Demir, öğrencilerine olan sevgisiyle mesleğini icra ediyor. Hilal Demir, yaşam hikayesini, karşılaştığı zorlukları ve öğretmenlik yolculuğunu DHA'ya anlattı.
'Engelli Birey Olmak Her Şeyi Zorlaştırıyor'
Engelli bir birey olarak yaşamın zorluklarından bahseden Demir, “Hayata zor bir süreçle başladık. Engelli bir birey olarak doğdum ve kalça çıkığı teşhisi almıştım. Birtakım tedavi süreçlerinin ardından şu anda yaşamaya devam ediyoruz. Engelli olmak, her şeyi zorlaştırıyor. Ama bunu kolaylaştırmak veya zorlaştırmak bir yerde sizin kontrolünüzde” dedi.
'Her Aşamada Normal Bir Birey Gibi Yaşadım'
Hayatındaki en büyük destekçisinin ailesi olduğunu ifade eden Hilal Demir, “Ailem bana 'Sen engellisin, köşede otur' demedi. Hayatımın her döneminde normal bir birey gibi yaşamama imkan sağladılar. Bu nedenle çocukluğumdan itibaren kendimi engelli değil, normal bir insan olarak gördüm. Bana 'Yapamazsın' demediler, aksine 'Sen yapabilirsin, yapacaksın' dediler. Ailede en büyüğü olduğum için 'Kardeşlerine örnek olacaksın, sen sözü dinlenen birisin' şeklinde sözler duyuyordum. Kendimi örnek olma sorumluluğu hissettim ve bu da beni güçlendirdi” şeklinde konuştu.

'Beni En Çok Zorlayan Ön Yargılardı'
Öğretmenlik mesleğinin en büyük hayalini aktaran Demir, “Koltuk değneği kullanmak zaten başlı başına zor; ancak öğretmenliğe başladığım ilk yıllarda elbette zorlandım. Beni en çok zorlayan şey ön yargılardı. Bu durumu kabul ederek bir yaşam şekli belirliyorsunuz. Eğitim aldığınız alan, öğrencilere nasıl iletişim kuracağınız konularını kapsıyor; ama onların hayatına nasıl dokunacağınız konusunu kendi çabalarınızla öğreniyorsunuz” dedi.

'Hayallerinizin Peşinden Koşun'
İnanmanın ve başarı iradesinin, yolda ilerlemenin en büyük etkenleri olduğunu vurgulayan Demir, “Vazgeçmemek gerekir. Bu sadece engelli bireyler için değil, herkes için geçerli. Hayata tutunmanın bir yolunu bulmalısınız. Asla vazgeçmeyin, hayallerinizin peşinden koşun. İstediğiniz yere mutlaka ulaşacaksınız. İyi bir meslek sahibi olmak istiyorsanız, bunu çalışarak başarabilirsiniz. Ancak manevi ve milli değerlere sahip, iyi bir birey olmanın önemi çok büyüktür. Bu yüzden önce iyi insan olun” diyerek sözlerini tamamladı.


