

Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Yuri Uşakov, ABD’nin 28 maddelik Ukrayna barış planına ilişkin Avrupa ülkeleri tarafından sunulan karşı teklifle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Uşakov, Avrupa'nın teklifinin “yapıcı olmadığını” ve “Rusya’nın işine yaramadığını” belirtti.
ABD Planına Sıcak Yaklaşıyorlar
ABD’nin planının bazı yönlerinin Rusya açısından daha uygun olduğunu kaydeden Uşakov, ancak bazı konuların daha ayrıntılı bir şekilde tartışılması gerektiğini ifade etti. “Bu planın tüm maddeleri değil, ama çoğu bizim için oldukça kabul edilebilir görünüyor” dedi.
Avrupa'nın Teklifi
Cenevre’de gerçekleştirilen görüşmelerde Avrupalılar, ABD’nin Ukrayna barış planına alternatif olarak, Ukrayna'nın daha fazla asker bulundurmasına olanak tanıyan ve Ukrayna’ya NATO 5. maddesine benzer güvenlik garantileri sunan bir karşı teklif sundu.
ABD’nin 28 maddelik barış planının değiştirilmiş hali olan teklifte, Ukrayna'nın silahlı kuvvetlerine getirilecek sınırlamanın, ABD teklifinde öngörülen 600 bin yerine “barış döneminde 800 bin” olarak belirlenmesi öngörülüyor.
Bu teklifte, ABD planındaki gibi “bazı bölgelerin fiilen Rusya’ya ait” kabul edilmesi yerine “toprak kontrolüne ilişkin müzakerelerin temas hattından başlaması” gerektiği belirtilmiştir.
ABD planından farklı olarak, bu teklif, Ukrayna’nın mali olarak tazmin edilmesini ve bu kapsamda Rusya’nın Ukrayna’ya verdiği zarar karşılanana kadar dondurulmuş Rus varlıklarının kullanılmasını da içeriyor.
Teklifte, “Ukrayna tamamen yeniden inşa edilecek ve mali olarak tazmin edilecektir. Buna, Rusya’nın Ukrayna’ya verdiği zararı karşılayana kadar dondurulmaya devam edilecek olan Rus egemen varlıkları da dahildir” ifadelerine yer verildi.
ABD’nin planı, dondurulmuş Rus varlıklarından 100 milyar doları Ukrayna’nın yeniden inşası ve yatırımlar için ABD liderliğindeki bir girişime yönlendirilmesini öngörüyor ve bu girişimden elde edilen kârın yüzde 50’sinin ABD’ye gitmesini öneriyordu.
Avrupa tarafının teklifi hakkında bilgi sahibi olan bir kaynak, İngiltere, Fransa ve Almanya tarafından hazırlanan teklifin, barış anlaşmasının imzalanmasının ardından Ukrayna’da mümkün olan en kısa sürede seçim yapılması hedefini taşıdığını belirtti.
ABD planını temel alan Avrupa teklifi, ittifakın bir üyesine yapılan saldırının tüm ittifaka yapılmış sayılmasını öngören NATO’nun 5. maddesine benzer bir güvenlik garantisi sağlanmasını ve bunun ABD’den alınmasını öneriyor.
ABD: Taraflar Yeni Barış Taslağında Anlaştı
ABD, Cenevre'de gerçekleştirilen görüşmelerin ardından savaşın sona ermesine yönelik yeni bir çerçeve üzerinde anlaşma sağlandığını bildirdi.
Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, ABD ve Ukrayna temsilcilerinin Cenevre'de ABD’nin barış planını görüştüğü belirtilerek, görüşmelerin yapıcı bir ortamda geçtiği, adil ve kalıcı barışa ulaşma yönünde ortak bir kararlılık ifade edildiği aktarıldı.
Açıklamada, “Her iki taraf da müzakerelerin oldukça verimli olduğu konusunda hemfikir kaldı. Pozisyonların uyumlu hale getirilmesi ve net bir sonraki adımların belirlenmesi konusunda anlamlı ilerlemeler sağlandı. Gelecekteki herhangi bir anlaşmanın Ukrayna'nın egemenliğini tam olarak desteklemesi ve sürdürülebilir, adil bir barış sağlaması gerektiği teyit edildi. Görüşmeler sonucunda taraflar güncellenmiş ve geliştirilmiş bir barış çerçevesi taslağı hazırladılar” denildi.
“Ukrayna heyeti, ABD’nin kararlılığını ve bizzat ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşın sona ermesi için gösterdiği çabaları bir kez daha minnetle vurguladı. Ukrayna ve ABD, önümüzdeki günlerde yoğun bir şekilde çalışmalarına devam edecek” denildi.
ABD ve Ukrayna'nın süreç ilerledikçe Avrupalı ortaklarla da iletişim halinde olacağı ve nihai kararın ABD ve Ukrayna Devlet Başkanı tarafından alınacağı açıklandı.
Barış planı son şeklini Trump-Zelenskiy görüşmesiyle alacak. Adı açıklanmayan bir yetkiliye dayandırılan bilgiye göre, Cenevre'de üzerinde uzlaşılacak herhangi bir barış planı, ABD Başkanı Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy arasındaki yüz yüze görüşme ile nihai halini alacak.
Yetkili, “İki başkan bir araya gelmeden hiçbir şey üzerinde anlaşılmış sayılmayacak” şeklinde ifadeler kullandı.


