reklam
reklam
DOLAR 43,1318 % -0.01
EURO 50,3887 % 0.32
STERLIN 58,1426 % 0.46
FRANG 54,1177 % 0.45
ALTIN 6.400,67 % 2,39
BITCOIN 91.993,47 0.976
reklam

CHP ve DEM Parti'nin Kadına Yönelik Şiddeti Araştırma Önerisi Reddedildi

Yayınlanma Tarihi : Google News
CHP ve DEM Parti'nin Kadına Yönelik Şiddeti Araştırma Önerisi Reddedildi
reklam

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda, CHP ve DEM Parti tarafından 25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Günü vesilesiyle kadına yönelik şiddetin nedenlerinin detaylı bir şekilde araştırılması amacıyla sunulan öneri, AKP ve MHP'nin oylarıyla reddedildi.

“Hayatımıza İlişkin Kararları Reislerden, Babalar ve Kocalardan Duymak İstemiyoruz”

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, şu ifadeleri kullandı:

– “Kadınlar öldürülürken hükümetin katillere değil, yürüyüş yapmak isteyen kadınlara müdahale etmesi, bu ülkede büyük bir sorunun varlığını göstermektedir. Eğer bir ülkede hâkimin takdiriyle katiller serbest bırakılıyorsanız, polisin inisiyatifiyle koruma talep eden kadınlar kocalarına teslim edilip öldürülüyorsa, devletin koruması gereken kadınlar sokakta katlediliyorsa ve hükümet 'kadına şiddete sıfır tolerans' söylemlerinde bulunuyorsa, burada kadın cinayetlerinin siyasi bir boyutu olmalıdır.

– Bu cinayetlerin en acı gerçeği, devletin koruyamadığı kadınların hükümet tarafından sokağa salınan katillerin kurbanı olmasıdır. Bu kadınların ölüm fermanını, tahliye kağıtlarını imzalayanlar kimdir? Bir katili sokağa salmak, tetiği bizzat çekmek değil midir? Adalet anlayışınız bu mudur? Düzeniniz kadınları korumak değil, katilleri aklamak üzerine mi kuruludur? İstanbul Sözleşmesi'nden bir gece yarısı tek bir erkeğin imzasıyla çıktığınız gün tarafınızı seçtiniz.

– 6284 sayılı Kanun'u tartışmaya açtığınız gün tarafınızı açıkça belli ettiniz. Bugün Türkiye'de hiçbir kadın güvende değildir. Sokakta yürürken, otobüse binerken, hatta evinde otururken bile güvende değildir. Çünkü iktidarınız, kadının yaşam hakkını kendi siyasi çıkarları için bir pazarlık unsuru haline getirmiştir. 'Aile yılı' diye övündüğünüz politikalar, kadınların %65'inin kendi evinde, %35'inin eşi tarafından öldürülmesi gerçeğiyle çöküştür. Biz kadınlar hayatımıza ilişkin kararları artık reislerden, babalardan, kocalardan duymak istemiyoruz; bize sahip çıkılmasını değil, varlığımıza saygı duyulmasını talep ediyoruz.”

“Kadınlar Kayboluyor, Kadınları Bulamıyor Bu Devlet”

DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, şu sözlere yer verdi:

– “İktidar, kadını eşit ve özgür bir birey olarak görmüyor ve toplumsal yaşamda kendi kararlarını veren biri olarak hapseden politikalar yürütüyor. 'Devletin denetiminde, devlete ben karar veririm' diyor. Kadınların bedeni üzerinde; doğurma kararı, nasıl doğuracağı, evlenip evlenmeyeceği, tek başına mı yaşayacağı gibi konularda karar verme hakkını kendinde görüyor ve kadınlar buna itiraz ettiklerinde şiddetle karşılaşıyorlar.

– Fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddet, kadın yaşamlarını doğrudan tehdit eder hale gelmiştir; her yıl artan kadın cinayetleri ve 'şüpheli' olarak adlandırılan kadın ölümleri bu tehdidin boyutunu açıkça göstermektedir. Peki, 'şüpheli' olarak değerlendirilen kadın ölümlerine karşı 'erkek yargı' nasıl bir tutum sergiliyor? Örtbas etmeye çalışarak intihar süsü vererek erkek şiddetini aklıyor. Kadınlar kayboluyor, ama bu devlet, kadınları bulamıyor.

– İktidar, Aile Bakanlığı aracılığıyla 'kadına yönelik şiddete sıfır tolerans' politikası izliyoruz demekte. Ancak bu süreçte İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılıyor, 6284 sayılı yasa uygulanmıyor. 'Devlet, elini bedenimden çek' şeklindeki bir görüşü suç unsuru haline getiriyorsanız, demek ki eliniz kadınların bedeninde. Kadınların şiddete karşı mücadelesi ve dayanışması için kurdukları tüm kurumları kapatıyor, alaycı bir şekilde başlarına erkekleri atıyorsunuz. Siyasal partilerimizle ve bağımsız kadın örgütlerimizle birlikte, şiddete karşı eşit, özgür, onurlu bir yaşam için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

reklam

YORUM YAP