reklam
reklam
DOLAR 43,8445 % 0.02
EURO 51,9238 % 0.34
STERLIN 59,3213 % 0.23
FRANG 56,8155 % 0.45
ALTIN 7.271,58 % 1,23
BITCOIN 64.589,69 -5.226
reklam

Kayıhan Pala: Türkiye'de DSÖ'nün Sınır Değerlerini Karşılayan Hiçbir İl Yok

Yayınlanma Tarihi : Google News
Kayıhan Pala: Türkiye'de DSÖ'nün Sınır Değerlerini Karşılayan Hiçbir İl Yok
reklam

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AKP Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 2026 bütçesi ve kesin hesabının görüşmelerine devam ediyor.

Komisyonda söz alan CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, Türkiye'de birçok şehrin hava kalitesinin oldukça düşük olduğunu belirterek, “Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) belirlediği sınır değerlerini karşılayan, yıllık sınır değerlerini karşılayan Türkiye'de hiçbir il yok. Bursa'daki PM 10 düzeyi metreküpte 177 mikrogram. Sayın Bakan, biliyorsunuz ki, DSÖ'nün sağlık standartlarına göre yıllık sınır değer yalnızca 15 mikrogramdır,” ifadelerini kullandı.

“Iğdır'da Sadece PM10 Düzeyi 401 Mikrogram”

Türkiye'deki hava kalitesi kayıtlarını değerlendiren Pala, şu ifadeleri kullandı:

– “Bursa'da PM10 düzeyi 177. Şimdi Gebze'ye bakalım. Gebze'de bu düzey 302. İstanbul Göztepe'de ise 188. Ancak Iğdır, uluslararası raporlarda sıkça yer almakta ve bugün Iğdır'da PM10 düzeyi yalnızca 401 mikrogram.”

– “Bu kadar yüksek hava kirliliği seviyesinde, herhangi birinin sokağa çıkması tehlikeli olabilir, özellikle kronik hastaları için. Sayın Bakan, hava kalitesi raporlarınızda PM10 düzeyinin en çok fabrikalar ve enerji santralleri tarafından etkilendiğini ifade ediyorsunuz. Peki, bu duruma rağmen neden bu konularda hiçbir önlem almıyorsunuz?”

Dinçer: Türkiye'de Zeytin Üretiminde Yüzde 35'lik Bir Düşüş Var

CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, zeytin alanlarında madencilik faaliyetlerini kolaylaştıran kanun teklifinin muhalefetin tüm itirazlarına rağmen Meclis'te kabul edildiğine dikkat çekerek, “Bugün Türkiye'de zeytin üretiminde yüzde 35'e varan bir azalmadan bahsedilmektedir. Bu durum, çiftçi gelirlerini ve ülkemizin gıda arz güvenliğini doğrudan etkilemektedir. Bu düzenlemeler, köylünün toprakla olan bağını zayıflatma riski taşımaktadır ve dolayısıyla kırsal sosyal dokuyu olumsuz etkileme potansiyeline sahiptir,” açıklamasını yaptı.

Dinçer, bu kanunun köylülerin topraklarından kopmasına sebep olduğunu ifade ederek, şunları ekledi:

– “Derelerin ve göllerin su rejiminde bozulmalara neden olabilir, hayvancılık açısından kritik olan meraların daralmasına yol açabilir. Bu da gıda güvenliğinden insan sağlığına kadar birçok alanda riskler taşımaktadır. Bugün bir ekmek 15 lira, 1 kilogram domates ise 100 liraya kadar çıkmaktadır.”

– “Vatandaşlarımızın büyük bir kısmı, mevsim meyve ve sebzelerini dahi temin edememektedir. Bir zamanlar temel gıda ürünlerinde kendi kendine yetebilen bir ülke iken, bugün giderek artan oranlarda ithalata bağımlı hale geliyoruz. Sayın Bakan, bu konuların diğer bakanlıkların sorumluluk alanına girdiğini belirtebilirsiniz. Ancak çevrenin korunması ve doğal kaynakların yönetimi, tüm bu sorumlulukların kesişim noktasında yer almaktadır. Bu nedenle, sizin bakanlığınızın politikaları diğer tüm sektörleri doğrudan etkileme yeteneğine sahiptir.”

reklam

YORUM YAP