

MAHİR BAĞIŞ / NEFES
Türkiye’de milyonlarca vatandaş, iktidarın asgari ücrete yapacağı zamma dikkat kesilmiş durumda. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Emek Büroları Koordinatörü Gamze Taşçıer, CHP’nin asgari ücrete yaklaşımını şu sözlerle ifade etti: “Biz rakamdan ziyade çerçeveyi kuralı tarif ediyoruz. Çünkü yöntemin kurumsal olarak sağlam inşa edildiği bir düzende ücret zaten adil olur.” Taşçıer, asgari ücret maratonu öncesi NEFES’in sorularını yanıtladı:
– Kamuoyunun izlediği asgari ücrete CHP’nin yaklaşımı nedir?
Rakamlar ortada… Haziran 2023’ten bu yana asgari ücret yalnızca üç ay boyunca açlık sınırının üzerinde kalabildi. 590 gündür asgari ücret, her dakika erimektedir. Ücretli kesim, satın alma gücü açısından tarihsel bir çöküş yaşıyor. Bir ülkede refah düzeni çökerse, toplumsal yapı da kırılgan hale gelir. Asgari ücreti dar bir rakam tartışması olarak görmüyoruz. Asgari ücret, emeğin toplumsal değerini ve çalışma hayatının hangi siyasal tercihlerle yönetildiğini gösteren en kritik gösterge olarak değerlendirilmektedir. Parti programımız da bu anlayış doğrultusunda oluşturulmuştur. Türkiye’nin düşük ücret rejiminden kurtulması için asgari ücretin insan onuruna uygun bir yaşam standardını güvence altına alması gerektiğini savunuyoruz.
Yaşam Maliyetini Yansıtmıyor
– Sizce iktidar, asgari ücreti nasıl belirleyecek?
İktidarın niyetinin, yılın en düşük artışıyla süreci kapatmak ve ekonomik yükü çalışan kesime aktarmak olduğu görülüyor. Bugün açlık sınırı 29 bin liraya dayanmış durumda. Bu manzara karşısında yüzde 20’lik bir artış, asgari ücretin 26 bin lira olacağı anlamına geliyor. Diyelim ki Cumhurbaşkanı bu kez daha cömert bir yaklaşım sergiledi ve yüzde 40’lık bir artış yaptı; bu durumda rakam 30 bin liraya yükselecek. Asgari ücretli, 2026’da yine açlık sınırına yakın bir yaşam mücadelesi vermek zorunda kalacak.
Bu Yöntem Çalışanların Cebini Boşaltıyor
– CHP’nin asgari ücret önerisi nedir?
Asgari ücreti, rakamların gündemi işgal ettiği, ancak günün sonunda emekçinin cebinin boşaldığı bir tartışmaya hapsetmeyi doğru bulmuyoruz. Her senaryo için teknik bir formülümüz olmasına rağmen, meselenin özü rakamın kendisi değil, rakamı üreten yöntemdir. Eğer yöntem adil şekilde kurulursa, sonuç da adil olur; yöntem keyfî olursa, ortaya çıkan sonuç da keyfî olur. Bizim yaklaşımımız net: Asgari ücret, ne hedef enflasyona ne de siyasi takvime göre belirlenmelidir; insana uygun bir yaşam standardına göre belirlenmelidir. Kısacası, biz rakamdan ziyade çerçeveyi tarif ediyoruz.
İşçinin Olmadığı Masada Çalışanın Kaderi Belirlenir
– Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısı kağıt üzerinde üçlü olarak görünse de, gerçek işleyiş hükümet–işveren ittifakının belirleyici olduğu ikili bir düzene sıkışmış durumda. Oy dengesi baştan işçi aleyhine kurulmuş. Böyle bir yapıda müzakere değil, dayatma olur; temsil değil, rıza üretilir. Bu yıl tablo daha vahim bir noktaya ulaştı. İşçi tarafı, mevcut yapının müzakereye izin vermediği gerekçesiyle masaya oturmayacağını açıkladı. Bu durum, komisyonun fiilen hükümet ve işverenden oluşan bir çift taraflı yapıya dönüştüğünü gösteriyor. Milyonlarca çalışanın kaderi, işçi temsilinin bulunmadığı bir masada belirlenecek. Böyle bir ortamda alınacak kararın sosyal diyalogla, toplu pazarlıkla ya da adil ücret tespitiyle hiçbir ilgisi kalmaz. Bu, emekçilerin dışlandığı ve ücretin siyaseten belirlendiği bir mekanizma anlamına gelir.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN