reklam
reklam
DOLAR 47,3661 % 0.06
EURO 54,0791 % 0.4
STERLIN 63,3006 % 0.48
FRANG 58,1465 % 0.48
ALTIN 6.236,24 % 1,11
BITCOIN 65.418,01 1.582
reklam

Uzman Uyarıyor: 'Türkiye'de Önemli Bir Sorunumuz Var'

Yayınlanma Tarihi : Google News
Uzman Uyarıyor: 'Türkiye'de Önemli Bir Sorunumuz Var'
reklam

İzmir Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Yüce Ayhan, kış aylarında sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğini belirterek, bu durumun Ege Bölgesi'nde sivrisinek sorununu artırdığını ifade etti. Dr. Ayhan, 'Aedes aegypti' ve 'Culex' türü sivrisineklerin artık Türkiye'de ve Ege Bölgesi'nde kalıcı hale geldiğini vurguladı.

Uzm. Dr. Yüce Ayhan, kış mevsiminde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde olduğunu belirterek, bunun sivrisinek ve diğer sinek sorunlarını artırdığını kaydetti.

Küresel iklim değişikliğinin bazı vatandaşlar tarafından dikkate alınmadığını dile getiren Dr. Ayhan, daha önce tropikal bölgelerde görülen Aedes aegypti (Sarı Humma sivrisineği) ve Culex türlerinin artık Türkiye ve Ege Bölgesi'nde sıklıkla görüldüğüne dikkat çekti.

“ÖNEMLİ BİR SORUNUMUZ VAR”

Sivrisinek ve kene gibi vektörlerin ciddi enfeksiyonlara neden olabileceğini belirten Dr. Ayhan, “Bu canlılar, tropikal ve subtropikal iklimlerde görülmektedir. İklim değişikliğinin etkisi ile subtropikal vektörlerin ülkemizde yerleştiği bilinmektedir. Bu nedenle, daha önce alışkın olmadığımız bazı enfeksiyon hastalıkları ile karşılaşma ihtimalimiz artıyor. Dünya Sağlık Örgütü, antibiyotik direncinin yanı sıra vektörle bulaşan enfeksiyonları da en önemli sağlık sorunları arasında sayıyor. Küresel ölçekte vektörlerle bulaşan hastalık oranı yüzde 17 civarındadır. Bu nedenle, gelecekte bu konu önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Hem kamu yönetimi hem de vatandaşların bu konuda daha fazla bilinçlenmesi gerekiyor.” dedi.

Sivrisinek Sorunu

“ENFEKSİYON YAYILMA İHTİMALİ ARTIYOR”

Aedes aegypti ve Culex türlerinin Batı Nil Ateşi'ni taşıyor olabileceğine dikkat çeken Dr. Ayhan, “Türkiye'de bu türler artık görülüyor. Batı Nil Ateşi, adından da anlaşılacağı üzere, genelde Nil Havzası ve Afrika'da bulunması beklenen bir enfeksiyon. Ancak iklim değişikliği ile birlikte artık kuzey bölgelerde de görülmeye başlandığı biliniyor. Avrupa Hastalık Kontrol Merkezi'nin haritasında Türkiye'de bu sivrisinek türlerinin ve dolayısıyla enfeksiyon riskinin arttığı gösteriliyor. Özellikle Marmara ve Trakya bölgelerinde doğrulanmış vakalar mevcut. Ege Bölgesi'nde de geçen yıl bu tür vakalara rastlandı. Örneğin Manisa'da, Sağlık Bakanlığı tarafından 6 kişide bu enfeksiyon tespit edildi. Bu durum, tehlikenin yaklaşmakta olduğunu ve alışık olmadığımız bazı enfeksiyonların yayılma ihtimalinin bulunduğunu gösteriyor. Vektörler uygun ortam bulduklarında hızla çoğalıyorlar.” ifadelerini kullandı.

SITMA HASTALIĞI ARTMA GÖSTERİYOR

Bu sivrisineklerin virüslü bireylerden kan emerek enfeksiyonları sağlıklı kişilere taşıdığını söyleyen Dr. Ayhan, şu sözleri ekledi:

– Sivrisineklerin ürediği alanlar genellikle akıntısız süs havuzları veya su birikintileri oluyor. İlaçlama ve bu tür birikintilerin kurutulması son derece önemli. Eğer sivrisinek problemi olan bir bölgede yaşıyorsanız, mümkün olduğu kadar kol, bacak gibi açık alanları kapatmalı ve haşere uzaklaştırıcı losyonlarla kendinizi korumalısınız. Küresel ısınmanın etkisiyle birlikte, gidiş-gelişlerin hızlandığı ve insanların farklı bölgelere seyahat ettiği bir dünyada yaşıyoruz.

– Normalde yaşadıkları yerlerden uzakta seyahat eden bireyler, bu enfeksiyonlara yakalanabilir. Seyahat sağlığı konusundaki bilgilendirmeler için Sağlık Bakanlığı'nın ve Hudutlar Sahiller Genel Müdürlüğü'nün çalışmalarından yararlanılabilir. Riskli bir bölgeye seyahat eden yurttaşların bu kuruma başvurarak aşılarını yaptırmaları büyük önem taşıyor. Türkiye'de sivrisineklerle bulaşan bir diğer hastalık ise sıtmadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında sıtma büyük ölçüde kontrol altına alındı, fakat zamanla bu hastalıkta artış gözlemleniyor.

Havaların sıcak gitmesinin yalnızca sivrisinekler için değil, karasinekler ve diğer vektörler için de tehdit oluşturduğunu belirten Dr. Ayhan, “Keneler de önemli bir vektör. Geçmişte Türkiye'de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi gibi hastalıklar pek bilinmezdi, ancak artık bazı bölgelerde yaygın hale gelmektedir. Bu durum, iklim değişikliğinin yanı sıra insanların yaban hayat ile fazla temas etmesinden kaynaklanıyor. Yaban hayatın kendi habitatlarında izole bir şekilde yaşamaları gerekmektedir.” şeklinde konuştu.

reklam

YORUM YAP