

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği röportajda, Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyareti, İmamoğlu davası ve çözüm sürecine dair değerlendirmelerde bulundu.
Devlet Bahçeli, Papa’nın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde “Türkiye’nin tarihsel ve coğrafi konumunun barışın tesisinde merkezi rol oynadığını” söylemesinin anlamlı olduğunu belirtti. “Bizim eleştiri noktamız Papa’nın Vatikan Devlet Başkanı olarak yaptığı temaslar değil, Katolik dünyasının ruhani lideri olarak gerçekleştirdiği, şova dayalı dini ve tarihi ritüellerle milletimizi rahatsız etmesidir. İznik Neofitos Bazilikası’ndan İstanbul Maçka’daki Volkswagen Arena’yı kapsayan ayinlere kadar sahnelenen gizli propagandaya esastan ve usulden itirazımız vardır” şeklinde konuştu.
“Müslüman mahallesinde salyangoz satmanın da bir alemi yok” diyen Bahçeli, buna ek olarak:
– Hangi ad, amaç ve unvanla olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde farklı egemenlik alanlarının doğuşuna ve tanınmasına müsaaha gösteremeyiz. M.S. 325 İznik Konsili, Hıristiyanlığın devletleşmesinde kavşak noktasıdır. 1700 yıl sonra yapılan ikinci konsil ise sembolik bir merasimden çok yeni bir hakimiyet yaratma fırsatını doğurmaktadır.
ABD Elçisine Tepki
Bahçeli, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın 2026 yılında Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılacağı yönündeki açıklamalarına da tepki gösterdi:
– Tahakkümcü, mütecaviz ve dayatmacı teklifler, istiklal ve istikbal şerefimizi göz ardı etmektedir. Bizim meselemiz Papa’nın ziyareti ya da diplomatik girişimleri değildir. Meselemiz Konsil hafızasının yeniden diriltilmesi faaliyetleridir.
CHP Üç S'de Bocalıyor
Bahçeli, İBB iddianamesi ve CHP'li belediyelerle ilgili soruşturmalar üzerine ise şunları kaydetti:
“CHP, maalesef tarihin yanlış yerinde duruyor. CHP’nin mahkeme kapılarına düşmesi öncelikle bir hukuk konusudur. Ancak bu partinin iç düzenine kavuşmasını temenni ediyorum. Ancak CHP’de işler sarpa sarmıştır. Yolsuzluklardan arınma çağrısı doğru bir çağrıdır. Dün Sayın Kılıçdaroğlu’nu desteklenenler şimdi kapıyı göstermektedir.
Görünen o ki, CHP üç S’li bir alanda bocalıyor: Söğütözü, Saraçhane ve Silivri. Rüşvet, yolsuzluk ve irtikap davaları Aziz Atatürk’ün partisini mahvedecektir. CHP yönetiminin her önüne geleni suçlaması doğru bir yaklaşım değildir. Aynada başka bir şey görmek istiyorlarsa aynanın karşısındaki görüntüyü değiştirmeleri en makul tercih olmalıdır. CHP’nin istikrarsızlığı, tarihsel çizgisinden kopuşu Türk siyaset ve demokrasisini olumsuz etkileyecektir. Bu partideki iç çalkantı kendi meseleleridir. Ancak CHP’nin yüzleşmesi gereken ciddi bir rüşvet ve yolsuzluk suçlaması bulunmaktadır. Bu noktada öz güven ve siyasi ahlak gerekmektedir. Yüzyılın en büyük yolsuzluğunun aydınlatılması ve adaletin sağlanması şarttır. Türk yargısına olan güvenimiz tamdır. Sayın Özgür Özel’in savcı ve hâkimlerle uğraşması doğru değildir. CHP’nin durumu Türk siyaseti açısından üzücü ve yürek yaralayıcıdır.”
İmralı’ya Gitmekten Korktular
CHP’nin hatalarını anlatan Bahçeli, şunları kaydetti: “39’uncu Kurultaylarında Cumhuriyet’in muhafızı, Atatürk’ün askeriyiz dediler. Sorulması gereken, Atatürk’ten ne bıraktılar? Cumhuriyet’e saygı duydular mı? İmralı’ya bile gitmekten korktular, kaçtılar; itirazlarını ürkek sözlerle açıkladılar. Türkiye’nin en önemli sorununu çözmekte kaçtılar. Umarım gerçeği görebilirler ve doğru adımlar atabilirler.”
Zaman Kalmadı, Milletimiz Barışı Kucaklayacak
Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” sürecinde yaşanan gelişmelere yönelik şunları belirtti:
“Yasal düzenlemelerin tamamlanması için TBMM’de ortak bir iradenin oluşacağına inanıyorum. Sürecin siyasi, demokratik ve hukuki boyutunun hızla hayata geçirilmesi için bugüne kadar gösterilen özverinin aynısıyla devamı gerekmektedir. Silaha ve şiddete dayalı terör döneminin kapanması için milli irade bugün daha yapıcı ve destekleyici bir konumdadır. Geniş ve gerçekçi bir mutabakat ortamı bulunmaktadır.”
Bahçeli, çözüm sürecinin sonuna yaklaşıldığını belirterek, “‘Terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda tüm görüş ve düşüncelerin dinlendiğini ifade etti. Demokratik mekanizmanın tam işlediğini belirten Bahçeli, belirlenen yol haritasıyla 2026'dan itibaren Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmayı umduğunu söyledi. Zaman kalmadı. Milletimiz barışı kucaklayacaktır. Toplumsal huzur sağlanacaktır” şeklinde konuştu.


