

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonu'nda, “11. Yargı Paketi” olarak bilinen Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine görüşmeler sürüyor.
Komisyonda, kişilerin yaşamı, sağlığı veya malvarlığı açısından tehlike yaratacak şekilde ya da korku, kaygı veya panik oluşturabilecek şekilde silah ile ateş etme fiiline ilişkin düzenleme içeren 19'uncu maddenin hapis cezasının alt sınırını 1 yıl, üst sınırını ise 5 yıl olarak belirliyor. Suçun ses ve gaz fişeği atabilen bir silahla işlenmesi durumunda ise 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.
“Kırsallarda Düğünlere Gitmekten Çekinmeye Başladık”
Bu madde hakkında konuşan DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, “Bu maddede belirli bir sorun olduğunu düşünüyoruz. Uygulamada kişiselleştirilebilecek bir durum ortaya çıkabilir. Burada bir sınır yok. Sınır olmaması, hakim ve kolluğun keyfine kalabilecek durumlara yol açabilir” şeklinde değerlendirmede bulundu.
AKP Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ise, “Kırsallarda düğünlere gitmekten çekinir olduk. Düğünlerde ve asker uğurlamalarında silah kullanımında ciddi bir artış görüyoruz. Bu nedenle böyle bir teklif sunduk” açıklamasında bulundu.
Komisyonda 19'uncu maddenin oy çokluğu ile kabul edilmesinin ardından “örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma” suçlarını kapsayan ve cezanın artırılmasını öngören 20'nci madde okundu.
“Yoksulluğu Giderme Konusunda Hiçbir Adım Atılmıyor”
Bu madde üzerine söz alan CHP Milletvekili Turan Taşkın Özer, “Çocukların suç işlemesini önleyecek politikalar geliştirmek yerine yalnızca cezaların artırılmasının istendiği gözlemleniyor. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, ‘çeteleri çökerttik’ dese de, cezaların artırılması bir çözüm değil. Çeteleşmenin temel nedenleri olan yoksulluğu, hizmetlerin eşit dağıtımını çözmek için bir şey yapmıyorsunuz” şeklinde konuştu.
DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin de, maddenin ceza hukukunun “ölçülülük” ilkesini zedelediğini belirterek, “Bu düzenleme somut olayları değerlendirmede sınırlayıcı etkiler yaratmaktadır” dedi.
“Çocukların Ciddi Adli Suçlarda Yer Alması Bir Sosyal Problemdir”
CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan ise, “Demokrasinin köklü bir şekilde sarsıldığı bir dönemden geçiyoruz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarında, Türkiye'de örgüt ve irtibat suçlamalarının öngörülemeyen özellikte olduğu belirtiliyor” dedi.
Özcan, hükümetin gerekli hukuki düzenlemeleri yapmaktansa yalnızca ceza oranlarını artırmaya odaklandığını vurgulayarak, “Çocukların ciddi ağır suçlarda yer alması sosyal bir alarm niteliğindedir” ifadesini kullandı.
CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, suçların tanımının muğlak olduğunu belirterek, “Örgütün tamamının çocuklardan oluştuğunun düşünülmediğini” kaydetti.
AKP Milletvekili Mustafa Arslan ise, “Suç örgütünün liderinin çocuk olması durumunda önce ağırlaştırıcı maddeler, ardından indirim hükümleri uygulanacak” diyerek yanıt verdi.
CHP'li İnan Akgün Alp’in “Çocuklarla ilgili cezaların artırılması önemli fakat temel cezada artırım yapılmasının nedeni ne?” sorusuna Arslan, “Amacımız terör örgütleri ile mücadelenin etkinliğini artırmak” şeklinde yanıt verdi.
Bu iki madde, yapılan oylama ile kabul edildi.


