reklam
reklam
DOLAR 43,1482 % 0.03
EURO 50,4278 % 0.39
STERLIN 58,0717 % 0.31
FRANG 54,1383 % 0.48
ALTIN 6.354,76 % 1,65
BITCOIN 91.887,30 1.332
reklam

2025 Kadın Raporu: Türkiye 91 Yıl Sonra En Geride

Yayınlanma Tarihi : Google News
2025 Kadın Raporu: Türkiye 91 Yıl Sonra En Geride
reklam

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka, kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınmasının 91'inci yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye'nin siyasal temsilde geriye gittiğini vurguladı ve uluslararası raporların ortaya koyduğu duruma dikkat çekti.

Nazlıaka, Türkiye’nin kadın temsili konusunda dünya sıralamasında hızla alt sıralara indiğini belirtti.

KADIN HAKLARININ 91 YILINA DİRİLİK

Nazlıaka, açıklamasına Cumhuriyet’in ilk yıllarından ve kadınların demokrasi mücadelesindeki önemine değinerek başladı:

“Ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde 23 Nisan 1920’de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ilk dönemlerde yalnızca erkek milletvekilleri vardı.

Oysa Cumhuriyet’in kuruluş mücadelesinde kadınlar ve erkekler, birlikte bağımsızlık için mücadele etti. 5 Aralık 1934'te kadınların Meclis’e seçme ve seçilme hakkını kazanması, sadece bir reform değil; Türkiye’nin demokrasi tarihinde devrim niteliğinde bir adımdı.

Bu büyük kazanımın ardından kadınlar, 1935 seçimlerinde hem aday hem de seçmen olarak siyasal yaşama güçlü bir şekilde katıldılar.

Büyükşehirlerde kadınların oy kullanma oranı erkeklerle neredeyse eşitlenmişti. 17 kadın milletvekili Meclis’e girdi, bir yıl sonraki seçimle bu sayı 18’e yükseldi. Yüzde 4,6’lık oranla, parlamentoda kadın temsilinde dünya ikincisi olduk.”

TÜRKİYE, 185 ÜLKE ARASINDA 126'NCISIRADA

Açıklamanın ilerleyen kısmında Nazlıaka, uluslararası araştırmaların ortaya çıkardığı güncel tabloya dikkat çekti:

“91 yılın ardından geldiğimiz durum ise içler acısı. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi ve Parlamentolararası Birlik tarafından yayımlanan Siyasette Kadın 2025 raporu, Türkiye’nin 185 ülke arasında 126’ncı sıraya gerilediğini gösteriyor.

Bugün TBMM’de 592 milletvekilinin sadece 118’i kadındır. Suudi Arabistan ve Guatemala gibi ülkeler bile Türkiye’nin üzerine çıkmıştır; bu durum, AKP iktidarının kadınları sistematik olarak siyasetin dışına iten politikalarının bir sonucudur. Bakanlık düzeyinde de 189 ülke arasında 173’üncü sıradayız.

Bu tablo, kadınların uzun mücadelelerle elde ettiği hakların bugün hala ciddi tehditler altında olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği, yalnızca kadınların değil; demokrasiyi savunan, adalet isteyen ve eşit yurttaşlık ilkesine bağlı olan herkesin ortak mücadelesidir.

Katılımcılığın olmadığı bir ülkede demokrasi mümkün değildir. Bu nedenle siyasette, çalışma hayatında, kültürde, sanatta, sporda; kısacası yaşamın her alanında eşit yer alabilmek için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”

KADIN TEMSİLİNDE 148 ÜLKE ARASINDA 136'NCISIRADA

Nazlıaka, OECD raporunun durumun ciddiyetini bir kez daha teyit ettiğini ifade ederek, şunları söyledi:

“Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) Nisan 2025 raporu, bu olumsuz tabloyu doğruluyor. OECD ülkelerinde kadınların siyasete katılım oranı yüzde 34 iken, Türkiye’de bu oran yüzde 19,8'de kalmaktadır.

Aynı rapora göre OECD’de kabinede kadın temsili yüzde 35 iken, Türkiye’de bu oran sadece yüzde 5,6'dır. Bu göstergelere göre kabinede kadın temsili açısından 148 ülke arasında 136'ncı sıradayız.”

SİYASET, KADINLARI SİSTEMATİK OLARAK DIŞLIYOR

Nazlıaka, çok partili hayatta kadınların Meclis’teki varlığının her zaman düşük kaldığını vurguladı:

“Kadınların ulusal meclislerde ve yerel yönetimlerde gerçek temsili için önemli olan yüzde 33’lük kritik eşik bile henüz aşılamamıştır. 1934’ten bugün itibarıyla yapılan 24 genel seçimde Meclis’te görev almış olan 11 bin 985 milletvekilinin yalnızca 717’sinin kadın olması, siyasetin kadınları sistematik bir şekilde dışladığını açıkça gösteriyor.

2023 seçimleriyle HÜDA-PAR ve Yeniden Refah Partisi’nin Meclis’e girmesi, Cumhuriyet tarihinin en cinsiyetçi parlamentosunu oluşturmuştur. O dönemde 600 milletvekilinin sadece 119’u; yüzde 19,83’ü kadındı. Önceki dönemdeki yüzde 17,1’lik temsil oranının sadece yüzde 2,73 artmış olması, 'ilerleme' olarak nitelendirilemeyecek kadar düşüktür. Son seçimlerde de yüzde 33’lük önemli eşik bile yanına bile yaklaşılmamıştır.”

EŞİT TEMSİL İÇİN YENİ YÖNETİM ANLAYIŞI GEREKİYOR

Nazlıaka, CHP’nin 39. Olağan Kurultayı’nda kabul edilen yeni programla kadın temsiline dair net bir yol haritası çizildiğini ifade etti:

“Partimiz, 39. Olağan Kurultayı’nda programını değiştirerek bu eşitsizliği tersine çevirecek bir yol haritası sunmuştur. Siyasi partilerin devlet kurumlarıyla birleşmesini önleyecek yasal düzenlemeler yapacağız. Partileri, devlet kaynaklarına değil toplumsal destekle var olan kuruluşlar olarak yapılandıracağız.

Siyasal hayata vatandaşların katılımına engel olan tüm kısıtlamaları kaldıracağız. Siyasetin kapsayıcı bir zeminde yürütülmesi ve demokratik siyaset alanının genişlemesi için kadınların ve gençlerin siyasi partilere ve bunların yönetim organlarına katılımını artıracağız.

Bu kapsamda cinsiyet ve yaş kotaları uygulayacağız. Kota uygulamaları ile birlikte, kadın ve gençlerin katılımını artıracak ve eşit temsili sağlayacak bir yönetim anlayışını kapsamlı bir şekilde değiştireceğiz. İlk seçimlerden sonra ülkemize eşitliğin geleceğine inanıyoruz.”

reklam

YORUM YAP