reklam
reklam
DOLAR 47,4214 % 0.06
EURO 54,4027 % -0.02
STERLIN 63,4570 % 0.12
FRANG 58,1002 % -0.29
ALTIN 6.179,91 % -0,29
BITCOIN 64.023,06 -0.606
reklam

KESK: Şanslı Azınlık Ödüllendiriliyor, Milyonlar Cezalandırılıyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
KESK: Şanslı Azınlık Ödüllendiriliyor, Milyonlar Cezalandırılıyor
reklam

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) bağlı Ankara Şubeler Platformu, Sakarya Caddesi'nde üst düzey kamu personeline verilmesi planlanan seyyanen zamma karşı protesto düzenledi.

KESK üyeleri, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen düzenlemenin “adaletsiz” olduğunu belirterek bir açıklama yaptı.

“Önergenin Alelacele Görüşülüp Kabul Edilmesini Kınıyoruz”

Platform adına yapılan açıklamada, şunlar ifade edildi:

– “Medyaya yansıyan bilgilere göre 1 Aralık gecesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na bir önerge verilmiştir.

– Komisyonda kabul edilen ve önümüzdeki günlerde TBMM Genel Kurulu'na sunulması beklenen önergeye göre, üst düzey yöneticilerin ve merkez teşkilatına ait genel idare hizmetleri sınıfında bulunan başmüfettiş, müfettiş gibi kariyer personelinin maaşlarında, bulundukları kadroya göre 10 bin TL ile 40 bin TL arasında değişmekle birlikte, ortalama 30 bin TL tutarında seyyanen artış yapılmaktadır.

– Üstelik önergede 'Bu ödemenin miktarı ile usul ve esaslarını; görev yapılan birim, kadro veya görev unvanı, görevin önem ve niteliği gibi kriterleri dikkate almak suretiyle tespit etmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir' denilerek söz konusu seyyanen artışları artırma yetkisi Cumhurbaşkanı'na verilmiştir.

– KESK olarak, bu önemli konunun sendikalardan, konfederasyonlardan, kamu emekçilerinden adeta kaçırılarak 'bir gece ansızın' Plan ve Bütçe Komisyonu'na getirilmesini ve önergenin alelacele görüşülüp kabul edilmesini kınıyoruz.

– Kamuoyunun mevcut durumda, üst düzey yöneticiler olarak tanımlanan bürokrasinin önemli bir kısmının 23 yıldır ülkeyi yönetenlerin döneminde göreve getirildiğini ve bunların bir kısmının 'kraldan çok kralcı' kadrolardan oluştuğunu bilmesi gerekiyor.

“Şanslı Bir Azınlığa Önerge ile Torpil Yapılmakta”

– Sözü net bir şekilde ifade edelim ki; önerge ile 'iktidar ile tam uyum içerisinde olan' bu kadroların ödüllendirilmesi ve 'motivasyonlarının artırılması' hedeflenmektedir. Bunun için anayasa ve 4688 sayılı yasa gibi yasalar, kamu görevlilerinin mali haklarının görüşülmesi gereken toplu sözleşme süreci bir kez daha yok sayılmaktadır. Bunun yerine şanslı bir azınlığa önerge ile torpil yapılmaktadır.

– Özetle, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen önerge ile, iktidar tarafından 23 yıldır göreve getirilen yönetici kadrolar en az 30 bin TL seyyanen maaş artışı ile ödüllendirilmektedir. Buna karşın, 86 milyona verilen kamu hizmetlerinin yükünü çeken 4 milyon kamu emekçisi ise cezalandırılmaktadır.

– Cezalandırılan bir başka kesim ise, 2023 genel seçimleri öncesinde Cumhurbaşkanı tarafından 'memurlara verilen seyyanen ödemenin memur emeklilerinin aylıklarına yansıtılması' sözü verilen, ancak 2,5 yıldır oyalanan 2,5 milyon kamu emeklisidir.

– Yıllardır iktidar eliyle yapılan adaletsiz düzenlemeler sonucunda, kamuda iş barışı, ücret dengesi ve torpilin ayrımcılığın kapısını açan mülakat sistemi ile liyakat büyük ölçüde tahrip edilmiştir. Bugün ortalama kamu emekçisi maaşı yoksulluk sınırının yarısına düşerken, emekli maaşları açlık sınırının altına inmiştir.

– TÜİK tarafından açıklanan verilere göre bile, kamu emekçileri ve emekliler için son beş ayda yüzde 5,9 enflasyon farkı oluşmuştur. Dolayısıyla bu rakamlara göre, 50 Bin TL maaş alan bir kamu emekçisinin maaşı son beş ayda yaklaşık 3 bin TL erimiş ve reel maaşı 47 bin TL'ye gerilemiştir.

“Aldığımız Maaşlar Her Geçen Gün Temel İhtiyaçlarımızı Dahi Karşılayamamakta”

– Ülkemiz, en yüksek enflasyon sıralamasında OECD ülkeleri arasında açık ara birinci, dünyada ise beşinci sıradadır. Bizlerin reel maaşları hızla erimekteyken, temel giderlerimiz arasında yer alan konut enflasyonu TÜİK verilerine göre yüzde 49,92, eğitim enflasyonu ise yüzde 66,17 olmuştur. Dolayısıyla aldığımız maaşlar, her geçen gün en temel ihtiyaçlarımızı dahi karşılayamayacak şekilde azalmaktadır.

– Milyonlarca kamu emekçisinin ve emeklinin yıllardır maruz kaldığı bu karanlık tablo, Hükümet-Hakem Kurulu ve yandaş konfederasyonlar arasındaki danışıklı dövüş oyunlarının ve sözde toplu sözleşmelerin bir sonucudur.

– Varlığını, üye sayısını artırmayı 23 yıldır ülkeyi yönetenlere borçlu olanlar, bu borcun bedelini yıllardır kendi üyeleri de dahil olmak üzere tüm kamu emekçilerine daha fazla yoksulluk ve güvencesizlik olarak ödetmektedir.

– Ancak bu yandaş yapıların yönetici kadrosu her gelişmede boy göstermeye ve büyük laflar etmeye devam etmektedir. Kamu emekçileri, daha 5 ay önce 'toplu sözleşme' görüşmelerinin tıkandığı süreçte hakeme gitmeyeceklerini açıklayanların son anda nasıl fikrini değiştirdiğini unutmamıştır.

“İnsanca Yaşamaya Yetecek Bir Ücret, Demokratik-Adil Bir Çalışma Yaşamı İstiyoruz”

– Bu ülkenin kamu emekçileri ve emeklileri, tıkanan toplu sözleşmeyi TBMM'ye taşıma, tüm kamu emekçilerinin ortak talepleri temelinde bir mücadele hattı oluşturma çağrımıza kulak tıkayanları unutmadı.

– Milyonlarca kamu emekçisi ve emekli, mali ve sosyal haklarını yıllardır hükümetin kararına bırakanları unutmamaktadır. Kamuoyuna duyururuz ki; Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen bu adaletsiz önerge karşısında, KESK olarak biz en başından beri savunduğumuz noktadayız.

– Biz kimseden ne bir 'lütuf' istiyoruz, ne de hakkımız olmayan bir şey talep ediyoruz. KESK olarak bu ülkenin onurlu tüm kamu emekçilerinin ve emeklilerinin hak ettiği, insanca yaşamaya yetecek bir ücret ve demokratik, adil bir çalışma yaşamı talep ediyoruz. Temel taleplerimiz açık ve nettir.

– Öncelikle tüm kamu emekçilerine brüt 18 bin 682 TL olarak verilen ilave seyyanen ödenek tutarının taban aylık katsayısına dâhil edilmesini ve bu tutarın mevcut emekli aylıklarına da yansıtılmasını istiyoruz. En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını talep ediyoruz.

– Tüm ek ödemelerin emekliliğe yansıtılmasını istiyoruz. Konut sahibi olmayan tüm kamu emekçilerine konut hakkı kapsamında kira desteği verilmesini talep ediyoruz. Mevcutta çok düşük olan eş ve çocuk yardımlarının, gerçek enflasyona göre güncellenmesini istiyoruz.

– 1. dereceye yükselen tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesini talep ediyoruz. Sözleşmeli, taşeron, ücretli ve vekil gibi güvencesiz istihdama son verilmesini ve tüm kamu emekçilerinin güvenceli ve kadrolu istihdam edilmesini istiyoruz.

– Maaşlarımızdan kesilen gelir vergisi 1. dilim oranının yüzde 15'ten yüzde 10'a düşürülmesini, yoksulluk sınırına kadar olan maaşlardan kesilen gelir vergisinin bu oranda sabitlenmesini talep ediyoruz.

– Tüm kamu emekçilerinin ortaklaştığı bu taleplerin hayata geçmesi, ne 'ben yaptım oldu' anlayışıyla yapılan tek yanlı düzenlemelerden, ne torba yasalara eklenen düzenlemelerden, ne de kararnamelerden geçmektedir.

– Bu yöntemlerin birer çıkmaz sokak olduğu defalarca ispatlanmıştır. Tek yol, grev hakkımızı teminat altına alan, evrensel sendikal normlarla uyumlu bir yasadan ve gerçek bir toplu sözleşme sisteminden geçmektedir.

– Bu nedenle iktidarı; kamu emekçilerinin çoktan hak ettiği, sendikal hak ve özgürlükleri geliştiren bir yasa yapım sürecini bir an önce başlatmaya, bu sürece tüm sendikaların katılımını sağlamaya çağırıyoruz. Tüm kamu emekçilerini hakları için omuz omuza mücadele etmeye davet ediyoruz.”

reklam

YORUM YAP