

Kahramanmaraş'ın Afşin ilçesindeki belediye binasının önünde 5 çocuk babası Nuh Mercimek, cep telefonuyla sosyal medya üzerinden canlı yayın yaparak darp edildiğini açıkladı.
Ağlamaklı bir şekilde kimsenin kendisini dinlemediğini belirten Nuh Mercimek, aniden üzerine yanıcı madde dökerek kendisine ateş etti. Çevredekiler hemen duruma müdahale ederek alevleri söndürdü.
SON SÖZLERİ “AFŞİN'DE ADALET YOK” OLDU
Vücudunda ciddi yanıklar oluşan Mercimek, ilk müdahale sonrasında hastaneye kaldırıldı. Durumu kritik olan Mercimek, sevk edildiği Şanlıurfa'da hayatını kaybetti.
Mercimek'in son sözleri ise “5 çocuğum var, kirada oturuyorum. Belediye başkanı bir şey yapmadı. Sayın Cumhurbaşkanım, gereken yerlere başvurdum, Afşin'de adalet yok. Gereğinin yapılmasını arz ediyorum” şeklinde oldu.
BELEDİYE İDDİALARI REDDETTİ
Olayın ardından Afşin Belediyesi sosyal medya üzerinden bir açıklama yaptı. İşten çıkarılma iddialarını reddeden belediye, açıklamasında “Söz konusu olaylar, N. Mercimek isimli vatandaşımızın 'Dört Günlük' TYP (Toplum Yararına Proje) kapsamında Afşin Kaymakamlığınca işe alınması ve süresi dolduğunda işten çıkarılması sürecinden ibarettir. Vatandaşımızın çalıştırılması ve buna ilişkin süreler belediyemiz tarafından yürütülen işler kapsamında değildir ve böyle bir konuda belediyemizin yetkisi bulunmamaktadır.” ifadelerine yer verdi.
Mercimek'in belediye binasında belediye personeli tarafından darp edildiği iddialarını “Gerçek dışı” olarak nitelendiren belediye, şunları kaydetti: “Vatandaşımız, birkaç ay önce belediyemize gelerek işe alınma talebinde bulunmuş, TYP sürecinin sona erdiği hakkında kendisine bilgi verilmiştir. Bu açıklamaların ardından sinir krizi geçirerek kendisine zarar vermeye çalışmış, belediyemiz güvenlik personeli tarafından engellenmiş, adli makamlar bilgilendirilmiştir.”
“DEPREMİN ORTASINDA, YOKSULLUĞUN TAM GÖBEĞİNDE…”
EMEP Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Gaziantep'te belediye önünde yaşamına son veren Nuh Mercimek’in ölümü hakkında açıklamalarda bulundu. Karaca, sosyal medya üzerinden şu ifadeleri paylaştı:
“Nuh Mercimek… Beş çocuk babası bir işçi… Depremin ortasında, yoksulluğun tam göbeğinde, çalışma hakkı elinden alınmış bir yurttaş…
'Hakkım yendi' dediği yerde, belediye binasının önünde canına kıydı. Bu intihar, deprem bölgesinde yurttaşlara reva görülen kölelik düzeninin, saray rejiminin Toplum Yararına Çalışma Programı adı altında kurduğu kölelik ve sömürü terörünün açık bir sonucudur!”
TYP’nin ne olduğunu biliyor musunuz? “Toplum yararı” kılıfına sokulmuş bir kölelik rejimi. 'Toplum yararı' diyerek sunulan bu uygulama, aslında toplumun kaynaklarını sömüren sermaye düzeninin, işsizlere sadaka dağıtır gibi kurduğu itaat mekanizmasıdır. Yönetmelikte 'İşsizlere gelir desteği, işgücü alışkanlığı kazandırma' gibi ifadeler geçiyor.
Gerçekte ne? Ucuz işgücünü kamu kurumlarına boca eden, işçinin haklarını göz ardı eden, kadro gereksinimini gizleyen bir işsizlik yönetimi. Okulların temizliği, belediyelerin asli işleri, camilerin bakımı, orman yangın ekipleri… Hepsi TYP işçilerine yaptırılıyor. Peki, bu işleri geçmişte kim gerçekleştiriyordu? Kadrolu çalışan işçiler.
“TYP İŞÇİSİ İŞÇİ BİLE SAYILMIYOR”
Şimdi ne oldu? Kadro yok, taşeron yok, hak yok. Yoksullar torbadan çıkacak bir numara haline getiriliyor! TYP işçisi, işçi bile sayılmıyor. Bir işçinin TYP ile işe girebilmesi iktidara sadakat testine bağlı hale getirildi! Hiçbir yurttaşın hayatı iktidarın belirsiz kurasından çıkacak bir torba numarasına bağlı olmamalıdır.
İş kanunu yok, izin hakkı sınırlı, ihbar-kıdem yok, sigorta güvencesi yok, sendikaya üye olma hakkı yok. Bir gün izin alsa aylık maaşından kesiliyor, hastalanınca 'rapor alma hakkın yok' deniyor. Hamilelik izni, doğum izni yok. Aynı işyerinde yıllarca çalışıyor ama her 6 ayda bir işten 'kağıt üzerinde' çıkarılıyor, hakkı doğmasın diye. Bu mudur toplum yararı?
Asıl amaç nedir? Yoksulları, çaresiz insanları ucuz işgücü haline getirmek, işçinin iş bulma umudunu değil, iktidara bağlılık zorunluluğunu artırmaktır. Kadrolu istihdamı yok edip, taşeron sistemini bile geride bırakacak şekilde güvencesizliği kalıcılaştırmak hedeflenmektedir.
Biz ne diyoruz? TYP kaldırılmalıdır. Yapılan her iş, kadrolu istihdam ile sağlanmalıdır. Kamu hizmetleri, kölelik rejimleriyle değil; güvenceli, sendikalı ve insanca çalışma koşullarıyla yürütülmelidir. İşsizlik fonu, işçinin cebinden kesilen paralar; kamunun personel açığını kölelikle kapatmak için değil, işçilere doğrudan istihdam yaratmak için kullanılmalıdır.”


