reklam
reklam
DOLAR 47,3514 % 0.03
EURO 53,8873 % 0.04
STERLIN 62,9843 % -0.03
FRANG 57,8221 % -0.08
ALTIN
BITCOIN 64.987,99 0.439
reklam

Koşa Koşa Kızının Mezarı Başına Gitti

Yayınlanma Tarihi : Google News
Koşa Koşa Kızının Mezarı Başına Gitti
reklam

İzmir'in Bayraklı ilçesinde yaşayan Aslıhan Sinem Çiçek, 26 Temmuz 2022 tarihinde iş görüşmesi için Bornova'daki bir adrese yöneldi.

Evine dönmeyen Çiçek'in durumundan endişelenen babası Serdar Çiçek, polise kayıp başvurusunda bulundu. Yapılan araştırmalar sonucunda Aslıhan Sinem Çiçek'in Ege Üniversitesi Hastanesi'nde olduğu belirlendi. Ağır yaralı olan Aslıhan, bir gün sonra hastanede hayata gözlerini yumdu.

Çiçek'in vefatıyla ilgili başlatılan soruşturmada Burak Kaya gözaltına alındı. Kızının telefonunda Kaya'nın bilgileri tespit edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Kaya, Sulh Ceza Hakimliği tarafından 'Gasp' suçlamasıyla tutuklandı.

Yurtsuz Yasağı Getirildi

Olayla ilgili yapılan araştırmalarda, Aslıhan Sinem Çiçek’in en son beyaz bir hafif ticari araca bindiği tespit edildi.

Polis, aracın geçtiği yerleri inceleyerek Cem Acar'a ulaştı. Şüpheliye yapılan operasyon sonucunda Acar gözaltına alındı. Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Acar'a konutunu terk edememe ve yurtdışına çıkış yasağı getirildi. Soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Acar'ın kuzeni D.A. da adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Burak Kaya'nın Adli Tıp raporunda kanında ve idrarında uyuşturucu madde bulunduğu belirlendi. 27 Ekim'de savcının talebiyle yurtdışına çıkış yasağı getirilen Kaya, ilerleyen zamanda başka bir suçtan hüküm giyerek cezaevine gönderildi.

19 Yıla Kadar Hapis Cezası Talebi

Olayla ilgili yürütülen soruşturmanın ardından hazırlanan iddianame, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

İddianamede Cem Acar için 'Nitelikli cinsel saldırı' ve 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlarından 19 yıla kadar, Burak Kaya içinse 'Yağma' suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istendi. 'Olası kastla öldürme' suçlamasıyla ilgili kovuşturmaya yer olmadığı ifade edildi.

Kovuşturmaya Yer Yok Kararı Kaldırıldı

Mahkeme, CMK'nın 173/6 maddesi uyarınca kamu davasının açılmasına yer olmadığına dair kararın yeniden değerlendirileceğine karar verdi. Çiçek ailesi, sanıkların 'Kasten öldürme' suçundan da yargılanması için savcılığa başvurdu.

Soruşturma sonrası Aslıhan Sinem Çiçek'in vefatıyla ilgili 'Olası kastla öldürme' suçlamasına dair, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kaldırıldı. Cumhuri­yet Başsavcılığı'nın talimatıyla harekete geçen polis ekipleri, Cem Acar'ı gözaltına aldı. Acar, 'Kasten insana öldürme' ve 'Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma' suçlamasıyla tutuklandı.

Eylem ve Ölüm Arasında Uygun İlliyet Bağı Var

Cem Acar hakkında hazırlanan ek iddianamede, Acar'ın Aslıhan Sinem Çiçek'i Bornova'daki arkadaşlarının bulunduğu bölgeden otomobiliyle aldığı, Çiçek'in o an uyuşturucu etkisi altında olduğuna dair belirti olmadığı bildirildi.

Acar’ın, Çiçek ile birlikte önce iş yerine gittiği, ardından Seyirtepe'ye çıktığı ve burada ona uyuşturucu verdiği belirtildi. İddianameye göre; Aslıhan Sinem Çiçek akşam saatlerinde Cem Acar’ın evinde uyuşturucunun etkisiyle fenalaşarak, camdan elini kesip dışarı çıktığı ve otobanda koşarken polis tarafından bulunduğu; hastaneye sevk edilmesinin ardından yaşamını yitirdiği ifade edildi.

Acar'ın, Çiçek fenalaştığında sağlık ekiplerine haber vermeyerek ölümünü engelleme ihtimali olduğu halde bunu yapmadığı, verdiği uyuşturucu madde nedeniyle eylemi ile ölüm arasında uygun illiyet bağı bulunduğu vurgulandı.

İddianame detaylarında, Acar'ın davranışının 'Kasten öldürme' sonucunu doğuracağını bilebilecek durumda olduğu, bu nedenle 'Doğrudan kastla insan öldürme' ve 'Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama' suçlarını işlediği belirtildi. Cem Acar hakkında 'Kasten öldürme' suçundan müebbet, 'Uyuşturucu madde ticareti' suçundan ise en az 10 yıl hapis cezası istemiyle ikinci bir dava açıldı; bu dava mevcut dosyayla birleştirildi.

'Kızımın Yasını Tutamadım'

Aslıhan Sinem Çiçek'in annesi Remziye Çiçek, verdiği mücadelenin 3 yıl sürdüğünü ve aldıkları kararı değerlendirdi. Çiçek, “Doktora gidiyordum. Avukatımız arayınca yoldan dönüp, 'Bu haberi Sinem’e ileteceğim' dedim. Kararı alınca içimde bir yandan sevinç, bir yandan da üzüntü hissettim. Koşa koşa kızımın mezarına gittim ve ona söyledim. Olması gereken buydu. 3 yıldır çok mücadele verdik. Her şey ortadaydı. Geç kalınmış bir karar ama olsun, çok şükür. Bu olayın içinde başkalarının olduğunu da düşünüyorum. Hepsinin en ağır cezayı almalarını istiyorum. Kızımın davasına koşturmaktan, katillerin peşinde koşmaktan yasımı tutamadım. Bizim için yas, kızımın katillerinin ceza almasıyla başlayacak. Avukatımız Kubilay Buber’e, Kadın Cinayetleri Durduracağız Platformu'na çok teşekkür ederim. Bu süreçte bize çok destek oldular.” dedi.

'Bir Kanadım Kırıldı'

Çiçek, mahkemenin vereceği cezanın benzer olaylar için de emsal teşkil edeceğine değinerek, “Gencecik, gül gibi, melek gibi kızımı kaybettim. Ayakta durmuyorsam katillerin ceza almalarını görmek için duruyorum. Biz yaşamıyoruz. Başkalarının canı yanmasın diye en ağır cezalar verilsin. Genç kızlarımız ölmesin. Mahkemenin vereceği cezanın umarım ibret niteliğinde olur. 3 senedir yaşıyoruz ama hayattan hiçbir tat alamıyoruz. Oğlumun okul hayatı bitti. İçine kapandı, sağlık problemleri yaşadı. İki kardeş birbirlerini çok severlerdi. Sinem, 'Anne bana kardeş yap' derdi. Şimdi kardeşi yalnız, Sinem yok. Yüreğimiz yanıyor. İki kanadım vardı, biri kırıldı. Kendimi kızımın mezarıyla avutuyorum.” ifadelerini kullandı.

reklam

YORUM YAP