

Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesinde 39 yaşındaki Yunus Çınar, tedavi sürecinde doktorun 12 parmak bağırsağını kesmesinin ardından yaşamını yitirdi.
Yunus Çınar'ın ailesi, yaşanan olaylarla ilgili olarak suç duyurusunda bulundu. Eşinin ihmaller nedeniyle yaşamını yitirdiğini öne süren Kübra Çınar, şu ifadeleri kullandı:
“Yaklaşık 45 gün önce eşimi kaybettim. Eşim burada, özel bir hastanede mide fıtığı ameliyatı oldu. Ameliyat sonrası çıkmayı beklerken doktor C.Ç. bizi sürekli oyalanarak bekletti. Doktor beşinci gün eşimin durumunun kötü olduğunu belirtti ve tekrar ameliyata alınması gerektiğini söyledi, biz de kabul ettik.
Yeniden ameliyata alındıktan sonra, bizden habersiz olarak entübe edilip yoğun bakıma yatırıldı. Yoğun bakım sonrası sevk istedik, ancak bunun gereksiz olduğunu ifade etti. Gidişatın kötü olduğunu düşünerek İstanbul'daki bir özel hastaneye sevk ettirdik. Burada yapılan tetkikler sonucunda 12 parmak bağırsağının delik olduğunu öğrendik.
Doktor, bu durumu bizden gizlemiş. İstanbul'daki hastanede birçok ameliyata girdi. Bağırsaktan sızan asitler, eşimin tüm organlarını çürütmüştü. C.Ç. şu anda Antalya'daki bir özel hastanede çalışmakta. Başka insanların canı yanmasın.
Sağlık Bakanlığı'nın bu dosya ile ilgili soruşturma başlatmasını istiyoruz. Aldığımız belgelerde birçok değişiklik yapılmış. Doktor C.Ç., teşhiste önce sadece reflü hastalığı yazmıştı. Diğer hastaneye sevk olduktan sonra e-Nabız sistemine girerek, abimin akut böbrek yetmezliği, albumin anormalliği ve sıvı elektrolit uyuşmazlığı gibi 3 farklı hastalık daha eklendiğini gördük.
Bu doktorun gereken cezayı almasını ve başka canların yanmamasını istiyoruz. Sağlık Bakanlığı'nın bu durumu araştırmasını talep ediyoruz. Kendi araştırmalarımızda, Çerkezköy'deki başka bir özel hastanede de bir hastanın ölümüne sebep olduğunu öğrendik.
Suç duyurusunda bulunduk ve Sağlık Bakanlığı'na şikayetlerimizi ilettik. Sürecin beklenildiği gibi ilerleyeceğini söylediler. Sesimizi duyurmak istiyoruz.”

'Başka Canlar Yanmasın'
Anne Nezahat Çınar ise şunları dile getirdi:
“Doktorların her ikisi de bu durumu biliyordu. Üstünü kapatarak sakladılar, bize söylemediler. Oğlumu yoğun bakıma attılar. Başka bir hastaneye sevk etmediler çünkü bu durumu biliyorlardı. 'Çocuğun savaşmıyor' diyorlardı. Yeni doktora gidince bağırsakların delindiği belirtildi. C.Ç.'nin bu durumdan haberi vardı. 'Bilmiyorum' diyordu ama gencecik yaşta oğlumun hayatına son verdiler.
Bu mesleği icra edenlerin böyle bir durumla karşılaşmamaları gerekiyor. T.S. ve C.Ç. durumu gizlemeye çalıştı. Burada çok sayıda hatası varmış. Gittiği hastanelerde başka hastaların da hayatını kaybetmesine sebep olmuş. Oğlum hayatta olduğu sırada, 2 çocuğu ve bir eşi vardı. Başka insanların canı yanmasın. Yaşı gençti, 39 yaşındaydı; hayatının baharında melek gibi bir insandı.
Kaç kez ameliyat geçirdi, bir ameliyat sonucu hayatını kaybetti. Sağlık Bakanlığı’ndan rica ediyorum; bunlar yargılansın. Şimdi Antalya'da, özel bir hastanede tekrar çalışmaya başlamış. Kaç can yakmış? Araştırın.”


