reklam
reklam
DOLAR 43,1388 % 0.21
EURO 50,2459 % -0.08
STERLIN 57,9216 % -0.16
FRANG 53,8831 % 0.06
ALTIN 6.251,35 % 0,91
BITCOIN 90.922,06 0.377
reklam

Dışişleri Bakanı Fidan'dan 10 Mart Mutabakatı mesajı

Yayınlanma Tarihi : Google News
Dışişleri Bakanı Fidan'dan 10 Mart Mutabakatı mesajı
reklam

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TBMM Genel Kurulunda 2026 Yılı Bütçe Görüşmelerinde açıklamalarda bulundu. Fidan, konuşmasında şunları ifade etti:

– “Barış ve istikrar yolunda önemli adımlar atılmış olmakla birlikte, 2025 yılı, devam eden çatışmalar ve artan küresel rekabetle gölgelendi. Bugün bize sunulan tablo, küresel ölçekte artan güvensizlik, belirsizlik ve derinleşen stratejik riskleri göstermektedir. Tırmanan jeopolitik gerilimlerle birlikte artan ticari korumacılık, bloklaşma eğilimlerini de artırmaktadır.”

– “Dünya hızla 'Genel Yapay Zekâ' çağına doğru ilerliyor; ekonomiden güvenliğe, sosyal hayattan diplomasiye kadar her alan bu değişimden etkileniyor. Önümüzdeki dönem siber güvenlik, Arktik ve uzay meseleleri rekabetin yeni alanları olarak gündemimizi işgal edecek. Güç dengelerinin yeniden şekillendiği ve belirsizliğin hâkim olduğu bu tablodan hareketle, Dışişleri Bakanlığı olarak, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çok boyutlu, ön alıcı ve sağduyulu bir dış politika izliyoruz.”

– “Sadece bölgemizde değil, dünyanın dört bir yanında barış ve istikrarı önceleyen diplomatik girişimlere öncülük ediyoruz. Milli çıkarlarımızı koruma çabalarımız devam etmekte ve küresel ölçekte haklı davalarımızı savunmada hassasiyet gösteriyoruz.”

– “Gelinen noktada Türkiye, Gazze'den Ukrayna'ya, Güney Kafkasya'dan Afrika Boynuzu'na kadar geniş bir coğrafyada barış ve istikrarı önceliklendiren dış politikasıyla, arabuluculuk ve kolaylaştırıcılık rolüyle, uluslararası alanda itibar gören ve destek aranan bir aktör konumuna ulaşmıştır.”

“Nihai ve değişmez hedefimiz; bağımsız bir Filistin devletidir”

– “Sayın milletvekilleri, Küresel vicdanın yarası olan Gazze ve Ortadoğu’daki gelişmeler, 2025 yılında da öncelikli gündem maddelerimizden birini oluşturmuştur. İsrail yönetimi, saldırganlığını Gazze ile sınırlı tutmayarak, Lübnan, Suriye, Yemen, İran ve Katar’a kadar yayarak bölgeyi istikrarsızlaştırmaya devam etmektedir.”

– “Gazze’de yaşanan soykırımda hayatını kaybeden Filistinli kardeşlerimizin sayısı 70 bini aşmıştır. Bu vahşet, uluslararası toplumda bir uyanışa neden olmuştur. Ülkemizin aktif çabalarıyla, 7 Ekim sonrasında İsrail’e koşulsuz destek veren ülkelerin bile bu hukuksuzluğa karşı duramadığı bir noktaya gelinmiştir. 11 ülkenin daha Filistin Devleti’ni tanımasıyla birlikte, iki devletli çözüm iradesi küresel bir mutabakat haline dönüşmüştür.”

– “Bugün gelinen noktada, BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinden dördü Filistin’i tanıma aşamasına gelmiş durumdadır. Önümüzdeki aşamada önceliğimiz, Gazze’de ateşkesin sağlanması, bölgenin yeniden inşası ve insani yardımların kesintisiz akışının sağlanmasıdır.”

– “Nihai ve değişmez hedefimiz ise 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti kurulmasıdır. Türkiye, Gazze’nin geleceğinin Filistin halkının iradesi ile şekillenmesi için tarihî bir duruş sergileyerek Filistinli kardeşlerinin yanında yer almaya devam edecektir.”

“Savaşın tüm Karadeniz sathına yayılmasının önlenmesi için temaslar gerçekleştirilmektedir”

– “Sayın milletvekilleri, Kuzeyimizde, dördüncü yılını doldurmak üzere olan Rusya-Ukrayna savaşı, bölgemizin güvenlik ve istikrarını etkilemeye devam etmektedir. Savaşın başından bu yana, ihtilafın diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiğini savunmuş bulunuyoruz. Ukrayna’da kalıcı ve adil bir barış için gerekli desteği veriyoruz.”

– “2025 yılında Rusya ile Ukrayna arasında üç tur doğrudan görüşmelere İstanbul'da ev sahipliği yaparak barış çabalarında önemli bir rol üstlendik. Son dönemde diplomatik çözüm arayışlarındaki ivmeyle tüm taraflarla yakın temas ve eşgüdümü sürdürmekteyiz.”

– “Diğer taraftan, Karadeniz'de Münhasır Ekonomik Bölgesinde yaşanan gelişmeler, bölgede seyir, can, mal ve çevre güvenliği açısından ciddi riskler doğurmaktadır. Savaşın tüm Karadeniz bölgesine yayılmasını önlemek amacıyla tüm taraflarla temaslar yürütülmektedir. Bohçalar bir dengenin ve istikrarın teminatı olan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni titizlikle uygulamaya devam edeceğiz.”

“10 Mart Mutabakatı'nın bir an önce hayata geçirilmesi ülkenin istikrarına büyük katkı sağlıyacaktır”

– “Sayın milletvekilleri, Geçtiğimiz yıl bu kürsüden Suriye’nin 8 Aralık itibarıyla geri dönülemez yeni bir döneme girdiğini belirtmiştim. Bu dönem, sadece Suriyeli vatandaşlarımız için değil, tüm bölgemizin istikrarı açısından tarihi bir fırsat penceresi açmaktadır. Bu kapsamda, bölge ülkeleriyle etkin eşgüdüm sağlanmıştır.”

– “ABD ve Avrupa ülkelerinin Suriye yönetimiyle yapıcı bir angajman geliştirmesini destekledik ve yaptırımların kaldırılması sürecinde kolaylaştırıcı rol üstleniyoruz. Ülkemizin öncülüğünde Suriye, 13 yıl aradan sonra İslam İşbirliği Teşkilatı üyeliğine dönemiştir. Suriye’nin uluslararası topluma yeniden entegrasyonu konusunda kısa zamanda önemli mesafeler kat edilmiştir.”

– “Farklı etnik ve dini grupların huzur içinde bir arada yaşadığı bir Suriye hedefliyoruz. Arapların, Kürtlerin, Türkmenlerin, Sunni, Durzi, Nusayri, Hristiyan, Şii gibi tüm kesimlerin huzur içinde yaşadığı bir Suriye'yi görmek istiyoruz. Bu doğrultuda, SDG ile başlatılan 10 Mart Mutabakatı'nın bir an önce hayata geçirilmesinin ülkenin istikrarına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz.”

“560 bin Suriyeli kardeşimiz gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde ülkelerine geri dönmüştür”

– “Rejimin devrilmesinden bu yana, geçici koruma altındaki yaklaşık 560 bin Suriyeli kardeşimiz gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde ülkelerine geri dönmüştür. Ülkemizde bulunan Suriyelilerin geri dönüşlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, uluslararası toplumun desteği ile yürütülen yeniden inşa ve kalkınma projelerine hız verilmiştir.”

– “Ayrıca, İsrail’in Suriye’nin güneyindeki faaliyetleri yeni bir gerilim hattı yaratmaktadır. Ülkedeki geçiş sürecinden yararlanmaya çalışan terör odaklarının yarattığı tehditler de göz ardı edilmemektedir. Bu gelişmeleri yakından takip ediyoruz.”

“Kürt Bölgesel Yönetimi ile Bağdat merkezi hükümeti arasındaki ilişkinin istikrarlı olmasını yakından takip ediyoruz”

– “Suriye’de sergilenen kararlı vizyon, güney sınırımızdaki diğer kritik halkası Irak ile ilişkilerde de sürdürülmektedir. Irak’la birçok alandaki işbirliğimizi kurumsal bir çerçevede ilerletiyoruz. Bu süreç, karşılıklı ziyaretlerle ivme kazanmış ve 4. Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey toplantısıyla taçlandırılmıştır. İmzalanan 38 anlaşma ile işbirliğimizin hukuki zeminini pekiştirmiş olduk.”

– “İlişkilerin hayati boyutlarından biri olan su konusunda da somut ilerleme sağlanmış ve Su Çerçeve Anlaşması’nın hayata geçirilmesi açısından kritik önemde bir Finansman Mekanizması tesis edilmiştir. Kalkınma Yolu Projesi'ne güçlü destek verilmektedir. Dördüncü ihracat ortağımız olan Irak ile ticaret hacmimizi 30 milyar dolar seviyesine çıkarma hedefindeyiz. Ekonomik kalkınmanın ön koşulu olan güvenlik konusunda da Bağdat yönetimiyle tam bir mutabakat içerisindeyiz.”

– “Irak makamlarının 'Terörsüz Türkiye' vizyonuna verdikleri destekten memnuniyet duyuyoruz. Nihai hedefimiz, terörün iki ülkenin ortak gündeminden tamamen çıkarılmasıdır. Irak’ın asli unsuru olan Türkmen soydaşlarımızın hak ve menfaatlerinin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Kürt Bölgesel Yönetimi ile Bağdat Merkezî Hükümeti arasındaki ilişkinin istikrarlı olmasını Türkiye olarak yakından takip ediyoruz.”

– “Bu ilişkinin istikrarı, Irak'taki iç barışı, enerji güvenliğini ve kalkınmayı yakından etkilemektedir. Hem Kürt Bölgesel Yönetimi'yle hem de Bağdat yönetimiyle olan yakınlığımızı kullanarak iki taraf arasındaki ilişkilerin dengeli ve istikrarlı, bölge barışını tehdit etmeyecek şekilde devam etmesine yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”

– “Bu bağlamda, bildiğiniz gibi, Irak'ta seçim yapılmıştı; Irak'ta yeni hükümetin kapsayıcı ve dengeli bir şekilde Irak’ın istikrarına ve kalkınmasına hizmet edecek şekilde teşkil edilmesini bekliyoruz; yeni hükümetle ilişkilerimizde de iş birliğimizdeki ivmeyi sürdürmeyi arzuluyoruz.”

“Ege Denizini ve Doğu Akdeniz'i bir istikrar ve refah bölgesi olarak görmek istiyoruz”

– “Sayın milletvekilleri, güney sınırlarımızda yürütülen bu stratejinin Doğu Akdeniz'deki en hayati ve ayrılmaz parçası olan Kıbrıs'tır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin uluslararası toplumda hak ettiği konuma ulaşması ve Kıbrıslı Türklere yönelik gayriinsani ambargonun kaldırılması, önceliklerimiz arasında yer almaktadır.”

– “Yunanistan ile olumlu gündemin geliştirilmesine yönelik irademizi koruyoruz. Batı Trakya Türk azınlığının haklarının korunması adına gerekli mütekabil adımları atarak bu girişimlerde bulunmaktayız. Doğu Akdeniz’i hakça paylaşım ilkesini savunmaya devam ediyor, haklarımızı korumak adına gerekli adımları kararlılıkla atıyoruz.”

– “Tüm Ege ihtilaflarının bir bütün olarak ele alınmasını ve bu sorunlara uluslararası hukuk ve iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde anlamlı ve yapıcı bir diyalogla çözüm bulunmasını savunuyoruz. Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'i bir istikrar ve refah bölgesi olarak görmek istiyoruz; bu, Cumhurbaşkanımızın da iradesidir.”

“İran'la ticaret, ulaşım, enerji ve diğer alanlarda iş birliğimizi derinleştirmek için adımlar atıyoruz”

– “Sayın milletvekilleri, Doğu Akdeniz’deki önemli ortağımız Libya’ya yönelik ilkeli ve kapsayıcı yaklaşımlarımızı 2025 yılında da sürdürmeyi hedefliyoruz. Sahadaki huzurun korunmasında üstlendiğimiz yapıcı rol, Libyalı kardeşlerimiz ve uluslararası toplum tarafından takdir edilmektedir.”

– “Gelecek dönemde 'Tek Libya' politikamız doğrultusunda Libya'nın istikrarına ve bütünleşmesine katkı sağlayacağımızı belirtiyorum. Bölgenin diğer bir noktası olan Mısır ile üst düzey temaslarımız 2025 yılı boyunca artarak devam etmiştir. Türkiye-Mısır 2. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı'nın 2026 yılında gerçekleştirilmesi planlanmaktadır.”

– “Komşumuz İran ile yürüttüğümüz diyalog, ilişkilerimizin sağlıklı gelişimi ve bölgesel istikrarın korunması açısından büyük önem taşımaktadır. İran ile ticaret, ulaşım, enerji ve diğer birçok alanda iş birliğimizi derinleştirmek adına adımlar atmaktayız. 2026 yılında Tahran'da düzenlenmesi planlanan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi'nin 9. toplantısına yönelik hazırlıklarımız devam etmektedir.”

– “Haziran ayında meydana gelen on iki gün süren İran-İsrail savaşı, hem bölgesel hem de küresel ölçekte ciddi riskler doğurmuştur. İsrail'in saldırganlığını kuvvetle kınadık ve bu sorunun yalnızca diplomatik kanallar aracılığıyla çözülebileceğini vurguladık. İran’la ilgili meselelerin diplomasi yoluyla çözülmesine yönelik çabalarımız devam edecektir; aksi takdirde, bölgemizde yeni ve büyük bir savaşın kimseye fayda sağlamayacağı aşikardır.”

“Ermenistan'la normalleşme sürecimiz 2025 yılında da Azerbaycan'la eş güdüm içinde yürütülmüştür”

– “Sayın milletvekilleri, Avrupa'ya açılan kapımız ve gönül coğrafyamız olan Balkanlarda da aynı iş birliği ruhunu hassasiyetle sürdürmekteyiz. 2025 yılı, Bosna-Hersek’teki siyasi tıkanıklığın aşılmasına yönelik girişimlerimiz, Belgrad-Priştine Diyaloğu'na sunduğumuz özgün katkılar ve KFOR komutasını yeniden üstlenmemiz çerçevesinde Türkiye'nin bölgede istikrarı güçlendiren ülke konumunu pekiştirdiği bir yıl olmuştur. Bu anlayışla, bölge ülkelerini bir araya getirdiğimiz Balkan Barış Platformu'nu kurduk.”

– “Yürütülen diplomatik, siyasi ve askeri çabalarımızla Balkanlarda yaşayan soydaş ve akraba topluluklarımızın huzur, güven ve refahını sağlama hedefimizi daima göz önünde bulunduruyoruz. Tarihi ve kültürel bağlarımızın olduğu Güney Kafkasya, 2025 yılında önemli gelişmelere sahne olmuştur.”

– “Kardeşlik ve müttefiklik ilişkilerimize sahip olduğumuz Azerbaycan’la ikili ilişkilerimizin genel durumu, Cumhurbaşkanımız ile Cumhurbaşkanı Aliyev’in gerçekleştirdiği ziyaretler başta olmak üzere devam etmektedir.”

– “Ermenistan ile normalleşme sürecimiz, 2025 yılında da Azerbaycan ile eş güdüm altında yürütülmüştür. Önümüzdeki dönemde bölgede kalıcı barışın tesis edilmesi için üzerimize düşeni yapmaya ve ortaya çıkan tarihi fırsatları değerlendirmek adına tarafları teşvik etmeye devam edeceğiz.”

“Türk Devletleri Teşkilatı'nın dönem başkanlığını 2026'da Azerbaycan'dan devralacağız”

– “Sayın milletvekilleri, tarihî medeniyet havzamız Orta Asya ülkeleriyle ilişkilerimiz, 2025 yılında her alanda somut ve çok boyutlu bir iş birliği zeminine oturmuştur. Kazakistan Cumhurbaşkanının ülkemizi ziyareti ile ilişkilerimiz ivme kazanmış; Kırgızistan ve Özbekistan'la düzenlenen Hükûmetler Arası Karma Ekonomik Komisyon toplantıları, ticari ve ekonomik bağlarımızı kurumsal bir temele oturtmuştur.”

– “Bölgeyle kurduğumuz bu yoğun temas trafiği, parlamenter diplomasiyle de desteklenmiş; meclis başkanlıkları düzeyinde ziyaretler gerçekleştirilmiştir. Bu yoğun diplomasi trafiği, önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanımızın Türkmenistan'a yapacağı ziyaretle pekişecektir.”

– “Orta Asya ile yürütülen bu kapsamlı iş birliği, tarihî bağlarımızın bulunduğu Moğolistan ile ocak ayında tesis edilen stratejik ortaklıkla Asya bozkırlarının en doğusuna kadar sürdürülmektedir.”

– “Türk dünyasında bütünleşme çabalarının merkezi olan Türk Devletleri Teşkilatı, Avrasya coğrafyasında istikrar ve refah iklimini güçlendiren güvenilir bir platform konumuna ulaşmıştır. Teşkilat bünyesindeki iki zirvede elde edilen tarihi kazanımlar, Türk devletlerinin KKTC ve Kıbrıs Türklerine desteğini en güçlü şekilde göstermiştir.”

– “KKTC'nin Türk Akademisine gözlemci olarak kabul edilmesi, adanın Türk iş birliği teşkilatlarıyla bütünleşmesi için önemli bir adımdır. 2026 yılında ev sahipliğini yapacağımız zirve ile teşkilatın dönem başkanlığını Azerbaycan'dan devralacağız. Dönem Başkanlığımızın uluslararası rolümüzü pekiştiren, iş birliği ufkunu genişleten ve Türk dünyasının yararına somut katkılar sunan bir dönem olmasını hedefliyoruz.”

“NATO Ankara Zirvesi'nde, somut çıktılar elde etmeyi hedefliyoruz”

– “Stratejik ortağımız Amerika Birleşik Devletleriyle yürütülen temaslar, karşılıklı çıkar ve saygı temelinde artarak devam etmektedir. Bu kapsamda, Cumhurbaşkanımızın 25 Eylül'de Washington'da yaptığı görüşme, önemli bir kilometre taşı olmuştur.”

– “Bu üst düzey diyaloğun devamı olarak kasım ayında ABD’ye yaptığımız ziyarette başta Suriye dosyası olmak üzere, ulusal güvenliğimizi ilgilendiren kritik meseleler kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır. Savunma sanayisindeki kısıtlamaların tamamen kaldırılması yönündeki çabalarımızı da kesintisiz sürdürüyoruz. Bölgesel konularda ABD ile diyalog ve eşgüdüm mekanizmalarımızı ortak çıkarlar temelinde yürütüyoruz.”

– “Sayın milletvekilleri, NATO içindeki konumumuz her geçen gün güçlenmektedir. Türkiye, ittifak içerisinde güvenilir, yüksek kabiliyetli ve istikrar sağlayıcı bir güç olarak öne çıkmaktadır. Ülkemiz, güvenliğin bölünmezliği anlayışıyla müttefik ülkeler arasında savunma sanayi alanında kısıtlamaların uygulanmaması gerektiğini vurgulamakta ve bunu her platformda dile getirmektedir.”

– “Bu yaklaşımımız, 2023 Vilnius, 2024 Washington ve 2025 Lahey NATO Zirvelerinde kabul edilen bildirilerle de teyit edilmiş ve kayda geçirilmiştir. 2026 yılında ev sahipliği yapacağımız NATO Ankara Zirvesi'nde, ittifakın birliğini, hazırlık seviyesini ve dayanıklılığını güçlendirecek somut çıktılar elde etmeyi amaçlıyoruz.”

“Türkiye-AB iş birliği tüm Avrupa coğrafyasının menfaatinadır”

– “Değerli milletvekilleri, Avrupa kıtasıyla ilişkilerimiz 2005 yılından bu yana hem ekonomik hem stratejik düzeyde derinleşerek devam etmektedir. Son dönemde, birçok AB ülkesinin Türkiye ile ilişkilerin stratejik önemini kavradığı ve ülkemizle diyalog güçlendirme arayışı içinde olduğu görülmektedir.”

– “Avrupa Birliğine üyelik sürecimizin canlandırılması, önceliklerimiz arasında yer almaktadır. AB ile ilişkilerimizde diğer temel önceliklerimiz, diyalog mekanizmalarının yeniden işletilmesi, gümrük birliğinin güncellenmesi ve vize serbestisi sürecinin hızlandırılmasıdır. Türkiye-AB iş birliği tüm Avrupa coğrafyasının menfaatinedir. Bu anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz ve AB’den de aynı stratejik vizyonu beklediğimizi her platformda dile getiriyoruz.”

– “Almanya, en büyük ticari ortaklarımız arasında yer almakta ve iş birliğimiz karşılıklı üst düzey ziyaretlerle ivme kazanmıştır. Savunma alanındaki kısıtlamaların kaldırılması konusunda önemli mesafeler kat edilmiş durumdayız. Son yirmi yılda ülkemize en fazla doğrudan yatırım yapan ülke konumundaki Hollanda ile savunma alanında iş birliğimizi güçlendirmek amacıyla da niyet beyanı imzalanmıştır. Belçika’nın ülkemize uyguladığı ihracat kısıtlamaları da bu yıl içerisinde kaldırılmıştır.”

“Tüm Avrupa ülkeleriyle temaslarımızı artırma kararlılığındayız”

– “NATO müttefikimiz ve stratejik ortağımız Birleşik Krallık ile Eurofighter Typhoon tedarikine ilişkin anlaşmayı ekim ayında imzaladık. Birleşik Krallık ile serbest ticaret anlaşmasının güncellenmesine dair müzakerelerde önemli ilerlemeler kaydettik. Fransa’da yıl içinde yaşanan hükümet değişikliklerine karşın ilişkilerimizi üst düzey diyalogla olumlu gündem üzerinden geliştirmeye devam ettik.”

– “İtalya ile nisan ayında gerçekleştirilen 4. Hükümetler Arası Zirve ve imzalanan 10 anlaşma, iş birliğimizin hukuki zeminini sağlamlaştırmıştır. Bu stratejik ortaklığı bölgesel düzleme taşımak amacıyla İstanbul'da gerçekleştirdiğimiz Türkiye, İtalya ve Libya İşbirliği Zirvesi ile Akdeniz Havzası’nda istikrar ve kalkınma odaklı bir üçlü mekanizmanın temellerini atmış olduk. İspanya ile ilişkilerimizi ekonomi ve savunma sanayi başta olmak üzere farklı alanlarda somut projelerle geliştirmeye devam ediyoruz.”

– “Bu kapsamda, ülkemizin İspanya’ya HÜRJET tedarik etmesine ilişkin çalışmalarda son aşamaya gelmiş durumdayız. Macaristan ile olan ilişkilerimiz, geliştirilmiş stratejik ortaklık seviyesine ilerlemektedir. 8 Aralık'ta İstanbul’da düzenlenen YDSK 7. Toplantısı'nda tesis edilen ortak istişare mekanizması bu iş birliğini güçlendirmiştir. Benzer bir stratejik derinleşme Slovakya ile de yaşanmış ve ilişkilerimiz stratejik ortaklık seviyesine yükseltilmiştir.”

– “Finlandiya ve İsveç ile işbirliğimiz, NATO müttefikliği boyutunun da eklendiği süreçte ivme kazanmıştır. NATO’ya üyelik sürecinde Finlandiya ve İsveç ile 2022 yılında imzaladığımız Üçlü Mutabakat Zaptı çerçevesinde, terörle mücadele başta olmak üzere işbirliğimizi güçlendiren adımlar atmaya devam ediyoruz. 2026 yılında, diplomatik ilişkilerin yeniden tesisinin 100. yılını kutlayacağımız Portekiz ile 75. yılını idrak edeceğimiz İrlanda dahil olmak üzere, tüm Avrupa ülkeleriyle temaslarımızı artırma kararlılığındayız.”

“KİK ile kurumsal diyalog sürecine hız verilmiş olup, stratejik diyalog toplantısının hazırlıkları devam etmektedir”

– “Sayın milletvekilleri, Körfez ülkeleriyle ilişkilerimizde kurulan güçlü iş birliği zeminini, 2025 yılında daha da güçlendirdik. Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı’nın ülkemizi ziyareti ile Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey mekanizması hayata geçmiş ve Cumhurbaşkanımızın Kuveyt, Katar ve Umman’ı kapsayan bölge turu, işbirliği irademizi pekiştirmiştir.”

– “Katar ile yapılan Yüksek Stratejik Komite toplantısı, stratejik ortaklığımızın derinliğini onaylamıştır. Aynı zamanda, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ile kurumsal diyalog sürecine hız verilmiş olup, stratejik diyalog toplantısının hazırlıkları sürmektedir.”

– “Türkiye, Yemen’in egemenliği, siyasi birliği ve toprak bütünlüğü temelinde kalıcı barışın sağlanması yönündeki uluslararası çabalara desteğini kararlılıkla sürdürmektedir. Diğer yandan, İslam dünyasının küresel sesi olan İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) nezdinde tarihi bir sorumluluk üstlendik. Türkiye, 21-22 Haziran’da İstanbul’da gerçekleştirilecek İİT 51. Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısıyla, İİT Dönem Başkanlığını üstlenecektir.

– “Yemen’deki istikrar arayışımız, Babü’l Mendeb Boğazı’nın karşı yakasındaki Afrika Boynuzu ile de doğal bir bütünlük arz etmektedir. Somali ve Etiyopya’nın ülkemize duyduğu güvenin bir yansıması olan Ankara Bildirisi süreci, 2025 yılında da gerilimin düşürülmesine ve diyaloğun devam etmesine zemin sağlamıştır.

– “Sudan’ın birliği, toprak bütünlüğü ve egemenliği çerçevesinde ateşkesin sağlanması için diplomatik girişimlerimize destek vermekteyiz. Ülkedeki insani krizin hafifletilmesi yönünde hem ikili hem çok taraflı platformlarda çaba sarf ediyoruz. Değerli milletvekilleri, Afrika Boynuzu'nda istikrarı destekleyen bu somut adımlar, aslında Kıta genelindeki köklü vizyonumuzun bir yansımasıdır.”

– “Türkiye’nin Afrika ile stratejik ortaklığı, son çeyrek asırda atılan kararlı adımlarla dış politikamızın en dinamik unsurlarından biri olmuştur. Kıta ülkeleriyle ikili ilişkilerin yanı sıra, tümleşmenin ana aktörü olan Afrika Birliği ile kurumsal işbirliğine de büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda, stratejik ortağımız Afrika Birliği ile Dördüncü Ortaklık Zirvesi’nin, 2026 yılı içerisinde Libya’da düzenlenmesi planlanmaktadır.”

– “Değerli milletvekilleri, küresel nüfusun dörtte birine ev sahipliği yapan Güney Asya coğrafyasındaki bölgesel dengelerin hassasiyetini, Mayıs ayında Hindistan ve Pakistan arasında yaşanan gerilim bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu kırılgan süreçte taraflara itidal çağrısında bulunduk; sağduyunun galip gelmesi ile varılan ateşkes kararını olumlu bir şekilde karşıladık. Ayrıca, dost ve kardeş Bangladeş’te “Temmuz Devrimi” sonrası yaşanan gelişmeleri yakından izliyoruz ve ülkedeki reform sürecini destekliyoruz.

“Afganistan’da istikrarın temini için Geçici Hükümet’le pratik ve yapıcı angajman politikamızı sürdürüyoruz”

– “Afganistan’da istikrarın sağlanması için Geçici Hükümet’le pratik ve yapıcı angajman politikamızı sürdürüyoruz ve uluslararası toplumu da bu yönde teşvik ediyoruz. Bölgesel güvenliğimizle doğrudan bağlantılı Afganistan-Pakistan hattındaki gerginlik bağlamında, her iki tarafla eş zamanlı ve sürekli temaslarımızı sürdürerek sağduyunun hâkim olmasına katkı sunduk.”

– “Küresel ekonominin ve jeopolitiğin yeni ağırlık merkezi Asya-Pasifik bölgesine yönelik olarak 'Yeniden Asya Girişimimiz' çerçevesinde ortaya koyduğumuz vizyoner ve çok boyutlu politikaların somut sonuçlarını gözlemliyoruz. Bölgenin küresel aktörü Çin Halk Cumhuriyeti ile olan ilişkilerimizi, karşılıklı saygı ve ortak yarar temelinde yürütüyoruz.”

– “Cumhurbaşkanımızın Şanhay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’nde, Çin Devlet Başkanı ile gerçekleştirdiği görüşme, işbirliğimizde hız kazandırmıştır. Kuşak ve Yol Girişimi’nin Orta Koridor ile uyumlaştırılmasına stratejik önem atfediyoruz. Çin'in toprak bütünlüğüne duyduğumuz saygı çerçevesinde, Uygur Türkleri’nin barış ve güven içinde yaşamasına ve kültürlerini özgürce ifade etmelerine yönelik beklentilerimizi her zaman dile getiriyoruz.”

– “Sayın milletvekilleri, 2024 yılında diplomatik ilişkilerin 100. yıldönümünü kutlayacağımız stratejik ortağımız Japonya ile yıl boyunca gerçekleştirdiğimiz karşılıklı üst düzey ziyaretler, dostluğumuzun perçinlenmesini sağlamıştır. Bu yıl, Türk-Japon dostluğunun temel taşlarından biri olan Ertuğrul Fırkateyni hadisesinin 135. yıldönümünü de kutlamakta olduğumuzu belirtmek isterim.”

– “Asya’nın yükselen gücü ASEAN ülkeleri ile ilişkilerimizde de kurumsallaşma süreci hız kazanmıştır. Endonezya ve Malezya ile tesis edilen Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi mekanizmaları sayesinde; savunma sanayi ve teknoloji gibi geniş bir yelpazede ikili işbirliklerimiz derinleşmektedir.”

– “Bölgenin diğer dinamik ekonomileri olan Vietnam ve Tayland ile de stratejik ortaklık tesisine yönelik çalışmalarımız devam etmektedir. Avustralya ve Yeni Zelanda ile de bağlarımızı güçlendirmekteyiz. Papua Yeni Gine’de açılacak Büyükelçiliğimiz ile diplomatik ağımız, Pasifik’in en uç noktasına kadar genişletilmiştir.”

“2026 yılı bütçemiz, tasarruf tedbirlerine titizlikle uyularak etkili ve verimli bir şekilde kullanılacaktır”

– “Son olarak, değerli milletvekilleri; 2024 yılı kesin hesabına göre Bakanlığımıza, yıl sonu itibarıyla 29,5 milyar TL ödenek tahsis edilmiştir. Harcamamız 26,6 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifiyle Bakanlığımıza 46,8 milyar TL ödenek tahsis edilmesi öngörülmektedir.”

– “Bazı milletvekillerimiz bütçe oranlarını genel bütçeye oranla dile getirdiler; bunu not ettim; bu konuyla ilgili gerekli çalışmaları hem kabinede hem de Maliye Bakanlığında gerçekleştireceğiz. Yapıcı eleştirileriniz için ayrıca teşekkür ediyorum. Bunun yanı sıra, 9,3 milyar TL Ulusal Ajans ve AB programlarına ulusal katkı payı, AB Başkanlığı için 10,2 milyar, Türk Akreditasyon Kurumu için 478 milyon TL tutarında bütçe teklifi de onayınıza sunulmuştur.”

– “Avrupa Birliği Bakanlığımızın ilgili kuruluşu olan Türkiye Ulusal Ajansı, Avrupa Birliği’nin Erasmus ve Avrupa Dayanışma Programlarını yürütmektedir. Her yıl yaklaşık 45 bin vatandaşımıza yurtdışında eğitim, öğretim, staj ve gönüllülük fırsatları sunmakta olan ajansımız, insan kaynağı ve iş gücümüzün gelişimine katkıda bulunmaktadır.”

– “Değerli milletvekilleri, mali iş ve işlemlerini mali disiplin ve saydamlık ilkelerine uygun olarak yerine getiren Bakanlığımız, Sayıştay Başkanlığı ile yakın bir iş birliği içerisinde çalışmaya devam etmekte ve Sayıştay Denetim Raporu'nda işaret edilen durumlarla ilgili gerekli tedbirleri hızla uygulamaktadır. 2026 yılı bütçemizin tasarruf tedbirlerine titizlikle uyularak etkili ve verimli bir şekilde kullanılacağını belirterek, hayırlara vesile olmasını diliyorum. Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.”

“Garantör sorumluluğunu almaktan çekinmiyoruz”

Bütçe sunumlarının ve grup başkanvekillerinin değerlendirmelerinin ardından soru-cevap kısmına geçildi.

Dış politika konusundaki başarı kriterlerini açıklayan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, şu değerlendirmelerde bulundu:

– “Dış politika konusundaki çabalarımızı rasyonel bir şekilde ölçmekteyiz, bir önceki güne göre hangi alanlarda daha fazla ilerleme kaydettiğimizi gözlemliyoruz. Görecelilik kavramı üzerinden, bizim gibi olan ülkelerle kıyaslama yaparak nerede durduğumuzu anlıyoruz.”

– “Her iki kalemden bakarsak, dış politikamız gerçekten daha iyi bir noktadadır. Güvenliğimizi korumaktayız, sınır ötesindeki tehditlerle mücadele etmekteyiz, bir önceki güne göre daha geniş coğrafyalara erişim sağlıyoruz, ihracatımız artıyor, enerji ve savunma işbirliğimiz gelişiyor, daha az yaptırıma maruz kalıyoruz ve daha fazla güvenlik ittifakı oluşturuyoruz. Bu somut parametreleri göz önünde bulundurarak başarımızı değerlendiriyoruz.”

– “Bu belirsizlik çağında, bizim gibi ülkelerin işleri oldukça zor. Amerika'nın yeni politikası sebebiyle yaşanan Avrupa ile gerilim, yeni milli güvenlik belgeleri, küresel güvenlikte temelli değişiklikler getirmektedir. Tüm bunları göz önünde bulundurarak, dış politikamızın kendi idealimizden geride olduğunu ancak diğer hesaplamalarla başarılı olduğumuzu belirtmek istiyorum.”

Türkiye'nin Filistin ve İsrail arasında garantörlük yapıp yapmayacağına ilişkin soruları yanıtlayan Fidan, şu bilgileri aktardı:

– “Şarm El-Şeyh’te, barışın devamı için 4 ülke olarak irade beyanına imza attık. Teknik ve hukuki anlamda garantör bir ülke değiliz; ama garantörlük sorumluluğunu almaktan da çekinmiyoruz.”

– “Önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek anlaşmalar, çalışmalar veya hukuki düzenlemelerde garantörlük taşımamız gerekirse, bunu memnuniyetle üstleniriz. Garantör sorumluluğu üstlenmeye, işbirlikleri oluşturmaya ve anlaşmalar yapmaya her zaman hazırız. Bu bağlamda tüm çabamız, İsrail’in üzerinde baskı oluşturmaktı ve kısmen başarı sağladık. İsrail bir noktaya getirildi, Amerika barış anlaşmasını sahiplenmeye çalışıyor. Ancak insani yardımların gerekli ölçüde içeri girmediği ziyadesiyle açık; fakat bunun için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.”

reklam

YORUM YAP