reklam
reklam
DOLAR 43,1398 % 0
EURO 50,2417 % -0.03
STERLIN 57,9216 % -0.16
FRANG 53,8705 % -0.02
ALTIN 6.252,79 % 0,02
BITCOIN 90.637,82 0.122
reklam

Zehirlenme Şüphesiyle Hayatını Kaybeden Çocukların Ailesi: İki Tarafta da Müthiş Bir İhmal Var

Yayınlanma Tarihi : Google News
Zehirlenme Şüphesiyle Hayatını Kaybeden Çocukların Ailesi: İki Tarafta da Müthiş Bir İhmal Var
reklam

İstanbul'un Eyüpsultan ilçesine bağlı Topçular Mahallesi'nde 22 Eylül tarihinde Yücel ve Aleyna Birkent çifti, dört yaşındaki çocukları Alparslan ve iki yaşındaki Melisa Rabia ile birlikte yedikleri yemekten sonra aniden rahatsızlandılar.

Anne Aleyna Birkent hastaneye kaldırıldığında kalp krizi geçirdiği tespit edildi. Baba Yücel ve çocuklar ise tedavi sonrasında taburcu edildi.

Ertesi sabah yine fenalaşan çocukları hastaneye götüren baba, maalesef Alparslan ve Melisa'nın yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığını öğrendi.

Olayla ilgili başlatılan soruşturma çerçevesinde, ailenin yediği yemekten alınan örnekler temiz çıkarken, evlerinin üst katındaki soğuk hava deposundan alınan numunelere ilişkin sonuçların beklendiği bildirildi.

“Oğlum Et ve Balık Ürünlerini Sevmiyor”

Çocukların babası Yücel Birkent, olayla ilgili şunları aktardı:

– “Pazar akşamı ailemle birlikte yemeğe oturduk. Soframızda tavuk, çorba ve makarna vardı. Ancak oğlum zaten et ve tavuk gibi ürünleri sevmiyor. Kızım çorba içti ama normalde yemek ayırmaz. Yani eti yemedik.”

– “Zaman ilerledikçe uykuya geçtik. Gece yarısı 3.30-4.00 civarında ilk önce ben rahatsızlandım. Hiçbir şey yok gibiydi. Lavaboya geldim, bir anda düşüp bayıldım.”

– “Eşim yarım saat sonra 'Benim de midem rahatsızlandı' dedi. Çocuklar da kısa aralıklarla rahatsızlanmaya başladı. Artık dayanamayınca hastaneye gitme kararı aldık.”

– “Hastanede herkes tedaviye itiraz etti ancak eşim ve çocuklarım öncelikliydi. Eşime önce bir kontrol yapıldı, ardından çocuklarım tedavi altına alındı.” diye belirtti.

“Sarı Serum Da Bu Durumu Belki Tetikledi”

Yücel Birkent, devamında şunları dile getirdi:

– “Çocuklarım ilk önce beyaz serum, ardından sarı serum takıldı. Doktor değilim ama bu durumun tehlikeli olup olmadığını bilmiyorum. Çocuğum terlemişti, doktor çok su içmesi gerektiğini söyledi.”

– “Bir çocuk hemen kusmaz, birkaç kez kustu. Oğlumu kaybetmek üzere olduğumu duyduğumda, orada o an ne yapacağımı bilemedim.”

– “Devlet hastanesi olduğu için benim çocuklarımın güvencesi olmalıydı. Ancak hastane 'adli vaka yoktur' diyerek çözüm üretmedi. Sarı serumun etkileri hakkında bilgiye sahip değilim ama artık bir şeyler açıklanmalı.”

“İki Tarafta da Müthiş Bir İhmal Var”

Baba Yücel Birkent, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

– “Evin üst katında bir manav var. Dükkanından gelen niteliklerin benim mutfak içini etkilediğini düşünüyorum. Yediklerimiz temiz ama hastanedeki ihmal zinciri önemli bir sorun.”

– “İki tarafta da ciddi bir ihmal var, ancak henüz net bir sonuç elde edemedik.” şeklinde konuştu.

“Çocuklarımın Kabrine Gidemiyorum, Ağır Geliyor”

Baba Yücel Birkent, duygularını şöyle ifade etti:

– “Çocuklarımızın oyuncaklarını ayırdım, çok zor. Kabrine gidemiyorum, korkuyorum. Suçluların en kısa zamanda bulunmasını ve bu cinayete ortak olanların hesap vermesini istiyorum.”

– “Çocuklarımın hakkını her zaman koruyacağım. Suçluların yakalanmasını umuyorum.”

“Müşahede Alanında 'Anne' Dediklerini Bir Kere Duydum”

Anne Aleyna Birkent, yaşadıklarını şu şekilde anlattı:

– “Hastaneye getirildiğimde kalp ritmim düzensizdi. Çocuklarımın başında son kez ben seslendim ama ambulansa gitmek zorunda kaldım.”

– “Oğlumu son görüşümde 'Anne' dediklerini duydum ama daha fazla yapacak bir şeyim yoktu.”

“Hastanenin İhmali Var”

Anne Aleyna Birkent, şöyle devam etti:

– “Bir hafta boyunca yoğun bakımda yattım. Çocukların durumu hakkında bilgiler geçiştirildi. Hastanenin ihmali büyük, bu durumu kabullenemiyorum.”

– “Çocuklarımı kaybettim, bu benim ve eşim için çok yıpratıcı bir durum.”

reklam

YORUM YAP