reklam
reklam
DOLAR 43,1589 % 0.02
EURO 50,3532 % 0.22
STERLIN 58,1657 % 0.15
FRANG 54,0364 % 0.26
ALTIN 6.348,06 % 1,55
BITCOIN 92.360,01 1.879
reklam

Dünya, En Sıcak Üçüncü Sonbaharı Tecrübe Etti

Yayınlanma Tarihi : Google News
Dünya, En Sıcak Üçüncü Sonbaharı Tecrübe Etti
reklam

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, sonbahar dönemi boyunca sıcak hava koşullarının belirgin hale geldiğini vurguladı. Kurnaz, 2025 yılının en sıcak ikinci veya üçüncü yıl olarak kayıtlara geçme olasılığının yüksek olduğunu belirtti.

Avrupa Birliği'ne bağlı Copernicus İklim Değişikliği Servisi'nin verilerine göre, geçen ay ortalama sıcaklık, 1991-2020 dönemi ortalamasının 0,65 derece üzerine çıkarak 14,02 derece ile en sıcak üçüncü kasım olarak kaydedildi.

Kasım ayı, 1850-1900 ortalamasından 1,54 derece daha yüksek seyrederek, 2025 yılı içinde 1,5 derece sınırını aşan altıncı ay oldu.

Kasım 2025, 2023 yılındaki en sıcak kasım ayından 0,20, geçen yıl yaşanan ikinci en sıcak kasım ayından ise 0,08 derece daha düşük geçti.

Ocak-Kasım 2025 dönemi boyunca küresel ortalama sıcaklık anomalisi, 1991-2020 ortalamasının 0,60 ve 1850-1900 sanayi öncesi referansının 1,48 derece üzerinde ölçüldü.

Bu yıl küresel ortalama sıcaklığın, sanayi öncesi dönemin 1,5 derece üzerine çıkmayacağı, ancak 2023-2025 ortalamasının 1,5 dereceyi aşmasının beklendiği ifade edildi.

Copernicus ölçümlerine göre, 2025 yılının, kayıtlardaki en sıcak yıl olacağı tahmin edilen 2024'ün ardından ikinci en sıcak yıl olacağı öngörülmektedir.

Küresel ortalama sıcaklığın, 1991-2020 ortalamasının 0,67 derece üzerinde olduğu 2025 sonbaharı, kayıtlara en sıcak üçüncü sonbahar olarak geçti.

Avrupa, 1991-2020 ortalamasının 1,06 derece üzerinde seyreden sıcaklıklarla, en sıcak dördüncü sonbahar mevsimini yaşarken, Doğu Avrupa, Rusya, Balkanlar ve Türkiye'de de ortalamanın üzerinde sıcaklıklar etkili oldu.

Kasımdaki yağışların, Birleşik Krallık, İrlanda, Portekiz, İspanya, Rusya'nın kuzeybatısı ve Balkanlar'ın büyük bölümünde ortalamanın üzerinde seyrettiği gözlemlendi.

Öte yandan, İzlanda, İspanya'nın güneyi, İtalya'nın kuzeyi, Orta Almanya ve İsveç'te ise ortalamanın üzerinde kuraklık koşulları yaşandı; özellikle Güneydoğu Avrupa'da, güneybatı Rusya, Ukrayna ve Türkiye'de kuraklık etkisini gösterdi.

42 Günde Rekor Kırıldı

Sonbahar sıcaklık verileri üzerine konuşan Prof. Dr. Levent Kurnaz, Türkiye'nin sıcak ve kurak bir sonbahar dönemi yaşadığını ifade etti.

Kurnaz, 2025 yılının geride kalan 42 gününde, tarihteki en yüksek sıcaklık değerlerinin kaydedildiğini belirtti.

Bu yılın, tarihsel olarak en sıcak ikinci yıl olma potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Kurnaz, “Bu gidişle 2025 ya ikinci ya da üçüncü en sıcak yıl olarak kaydedilecek. Ancak bu, son 125 bin yılın en sıcak ikinci ya da üçüncü yılı olduğundan, diğer yıllarla kıyaslandığında serin demek anlamına gelmiyor.” dedi.

Kurnaz, son günlerde Türkiye’nin büyük bir kısmında önemli yağışlar olduğunu belirtirken, İstanbul’da barajları dolduracak kadar yağış düşmediğini de ifade etti.

Kuraklık sorununa dikkat çeken Kurnaz, bu durumun asıl problem olduğunu vurguladı.

“Nispeten Seriniz”

Sıcak havaların devam etmesinin ayrı bir problem yarattığını dile getiren Kurnaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

– Şehirde yaşayan bireyler, hava soğumadığı için doğal gaz tüketimlerinin azalmasından memnun olabilir. Ancak bu durum zeytin, kayısı gibi meyveler için geçerli değil. Bu meyvelerin ciddi bir soğuklama ihtiyacı var ama bu ihtiyaç, yeterince soğumayan havalar yüzünden karşılanamıyor. Bu dönemde daha soğuk hava olmaması gereken bir durumdu.

– Dünya Meteoroloji Örgütü'ne göre, önümüzdeki üç ay içinde La Nina koşullarının zayıflama olasılığı yüzde 55 olarak öngörülüyor. Aralık-Şubat 2025-2026 dönemi için La Nina eşiklerinin aşılma olasılığı ise yüzde 55. Ocak-Mart ve Şubat-Nisan 2026 arasındaki süreçte La Nina'nın nötr koşullarına dönme olasılığı, kademeli olarak yüzde 65’ten yüzde 75’e çıkıyor. La Nina, genel olarak dünyaya serin hava sağlar; bir de El Nino olsaydı neler olabileceğini düşünmek bile istemiyorum.

reklam

YORUM YAP