

Arnavutköy’de bir inşaatın bekçisi, şantiyede cansız olarak bulundu.
Olay, 7 Aralık'ta Hadımköy'deki bir inşaat alanında saat 11.30 sıralarında gerçekleşti. Bekçi Nezir Uygur'dan saat 17.00'a kadar haber alamayan ailesi, şantiye alanına giderek durumu kontrol etmek istedi.
İhbar üzerine gelen acil sağlık, itfaiye ve polis ekiplerinin yaptığı araştırmalar sonucunda Nezir Uygur'un cesedine ulaşıldı. Ölümünün sebebini araştırmak amacıyla aile, benzinin yoğun kokusu nedeniyle hastaneye kaldırıldı.
Tedavi sürecinin ardından aile, Nezir Uygur'un cenazesini Adli Tıp Kurumu'ndan teslim aldı. Uygur'un cenazesi, dünkü öğle namazının ardından Bilal Habeşi Mescidi'nden kaldırılarak Deliklikaya Mezarlığı’na defnedildi. Ailesi, ölüm sebebinin benzin kokusundan zehirlenme olduğunu öne sürdü.
'SU POMPASININ BENZİNİ MUHTEMELEN'
Hayatını kaybeden Nezir Uygur'un akrabası Ümit Ceye, “Kendisi halamın eşi. Olay bu pazar günü gerçekleşti. Normalde pazar günü işe gitmez, çağırdılar. Yağmur suyu birikmiş bir çukurda çalışıyor. O ortama girebilmesi imkansız. Yüksekliği üç metreyi bulan bir yer. İçeride benzinli su kontörü vardı, oradan suyu tahliye ediyordu. Gündüz birkaç kez benzin almaya gitmiş. 17.00'de eve gelmesi lazımken gelmedi. Aramaya başladık, telefonu açmıyordu. Oğlu durumu kontrol etmeye gitti. Nezir Uygur, orada benzin kokusundan etkilenip çıkmış. Amca düştü diye haber verdiler. Fabrikanın içinde 20 kişi yaklaşık 2 saat aradık. Olay yerinde hiçbir yetkili bulunmuyor.” dedi.
'İHMALSİZLİK YÜZÜNDEN ZEHİRLENEREK ÖLMÜŞ'
Ümit Ceye, “İçeride başka hiçbir güvenlik önlemi yoktu. Adam tamamen dikkat eksikliği sebebiyle zehirlenip yaşamını yitirdi. Merdivenden inip 'Baba' diye bağırdık. 17.00-19.30 arasında kendisini bulamadık. Aşağıya indiğimizde nefes almadığını fark ettik.” şeklinde konuştu.

'BİZ DE ZEHİRLENDİK'
Şantiye alanındaki benzin kokusundan etkilendiklerini belirten Ümit Ceye, “Ben, merhumun oğlu, dayım ve iki itfaiyeci olmak üzere toplamda beş kişiydik. 5-10 dakika içinde hepimiz zehirlendik. Dünden beri hastanedeyim, bayıldım. İki itfaiyeci ve merhumun oğlu da zehirlenmişti. Şu anda biri hastanede gözetim altında, durumu kritik.” ifadelerini kullandı.

'FİRMANIN HİÇBİR YETKİLİSİ YANIMIZDA YOKTU'
Ümit Ceye, “Saat 11.30'da işe gidip, 05.00'te çıkması gerekiyordu. Ama firmadan hiçbir yetkili orada yoktu. Arama yaparken yalnızca aile ve itfaiye ekibi olarak çalıştık. Firma yetkililerine ulaşmaya çalıştığımızda 'Şehir dışındayız, gelmeyeceğiz.' dediler.” dedi.
'ÖLÜME GÖNDERİLMİŞ ŞEKİLDE ÇALIŞTIRILMIŞ'
Nezir Uygur’un yeğeni Mehmet Kasım Uygur, “Amcam zorla oraya ölüme gönderildi. İzinli gününde işe çağrılmış. Hiçbir iş güvenliği önlemi yoktu, bu durumu kabul etmiyoruz.” şeklinde konuştu.


