

6 Şubat’ta meydana gelen depremler sırasında Hatay’ın Defne ilçesindeki Sümerler Mahallesi’nde yer alan Asel Apartmanı’nın zemin ve birinci katlarının çökmesi sonucu dört kişi yaşamını yitirdi, dört kişi ise yaralandı.
Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, Asel Apartmanı ile ilgili hazırlanan iddianameye ulaştı. Depremin üzerinden 34 ay geçmiş olmasına rağmen, dava süreci yeni başlatılıyor. Edinilen bilgiler doğrultusunda, iddianame Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Tutuksuz yargılanacak 4 sanık, 26 Şubat 2026 tarihinde ilk kez hakim karşısına çıkacak.
İddianamede, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden akademisyenler tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, müteahhit, teknik uygulama sorumlusunun, fenni mesul ve şantiye şefinin “asli kusurlu”, belediyenin yapı kontrol birimi sorumlularının ise “tali kusurlu” olduğu tespit edildi. Binanın yapı müteahhitleri Abdullah Varlıbaş, Cahit Varlıbaş ve Süleyman Varlıbaş olarak belirlenirken, fenni mesul ise Mehmet Kılıçoğlu olarak kaydedildi.
‘HATAY’DA FİİLİ BİR ÇALIŞMAM VE İMZA YETKİM YOKTU’
İddianamede, binanın yıkımıyla ilgili yapılan soruşturma kapsamında sanıkların ifadelerine de yer verildi.
Sanıklardan Abdullah Varlıbaş, aile şirketi Varlıbaşlar Kollektif Şirketi’nin 1982 yılında kurulduğunu ve kendisinin Trabzon’daki şubede, kardeşi Süleyman’ın İstanbul’da, diğer kardeşi Cahit Varlıbaş’ın ise Hatay’daki şubede görev yaptığını ifade etti. Depremde yıkılan Asel Apartmanı hakkında herhangi bir bilgisi olmadığını belirten Abdullah Varlıbaş, binanın 1990 yılında inşa edilmeye başlandığını ve 1993 yılında tamamlandığını ifade ederek, “O dönemde Hatay’da fiili bir çalışmam ya da imza yetkim yoktu” dedi.
Sanık Süleyman Varlıbaş da benzer şekilde şirketin 1982’de kurulduğunu ve İstanbul’daki şubede çalıştığını söyleyerek, Asel Apartmanı hakkında bilgisi olmadığını aktardı. “1995 yılına kadar şirket yapısı gereği Hatay’da fiili bir çalışmam ya da imza yetkim yoktu” dedi.
‘BEN KESMEDİM’
Sanık Cahit Varlıbaş, Asel Apartmanı’nın altında kendisine ait bir işyeri bulunduğunu, depremden önce yaptığı tadilatın binanın taşıyıcı sistemlerine zarar vermediğini ifade ederek, “Çocuğum uzman psikologdur, işine uygun şekilde zemin katta bulunan dükkanımı da tadilata soktum. Apartman sakinleri her ne kadar depremden önce CİMER aracılığı ile apartmanın ortak alanını işyerime dahil ettiğim gerekçesiyle şikayetçi olmuşlarsa da, huzurda dinlenilen tanıklar ile de görüldüğü üzere ben hiçbir şekilde işyerinin taşıyıcı kolonlarını kesmedim. Zarar vermem söz konusu değildir, işyerini güzelleştirerek daha hoş hale getirmeye çalıştım” diye konuştu.
Cahit Varlıbaş, şirketin müdürünün ağabeyi Süleyman Varlıbaş olduğunu, kendisi ve kardeşi Abdullah Varlıbaş’ın o dönemde şirket üyesi olarak görev yaptıklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı: “O dönem fiilen kısmen de olsa inşaatın başında durdum. Kardeşlerim Süleyman ve Abdullah Varlıbaş da inşaat şirketimizle fiilen ilgileniyorlardı. Abdullah ağabeyim de Asel Apartmanı’na gelir giderdi. Hatırladığım kadarıyla Asel Apartmanı’nın inşaatına 1988 yılında başladık ve 1990 yılında tamamladık, dönemin koşullarına uygun olarak bina inşa edilmiştir. Binamız tamamen yıkılmamıştır, fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere sadece zemin katı çökmüştür, bina büyük oranda ayakta kalmıştır, suçsuzum.”
Sanık Mehmet Kılıçoğlu ise binanın yönetmeliğe uygun olarak inşa edildiğini, müteahhitlerin Varlıbaşlar Şirketi ve ortaklarının Süleyman, Abdullah ve Cahit Varlıbaş olduğunu, fenni mesul olarak projede statik hesabı yaptığını ancak uygulamada görev almadığını, depremdeki ölümlerden ve yaralanmalardan bilgisi olmadığını, bina ile ilgili denetim veya başka bir görevi bulunmadığını belirterek kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini ifade etti.
SAVCIDAN BİRİNCİ DERECE DEPREM BÖLGESİ VURGUSU
İddianamede yer alan ifadelere göre, “Şüpheliler Süleyman Varlıbaş, Abdullah Varlıbaş, Cahit Varlıbaş ve Mehmet Kılıçoğlu, yıkılan binanın yapım aşamasında görevlerinin gereklerine aykırı davranıp eksiklikler göstererek ihmalde bulunmuşlardır; birinci derece deprem bölgesi olan bir yerde inşaat faaliyetine giriştikleri ve sorumluluklarını üstlendikleri bu binadaki ihmalleri dolayısıyla gerçekleşebilecek bir depremde binanın yıkılabileceğini öngörebilecek durumdayken gerekli önlemleri almadıkları ve meydana gelen ölümlerden ve yaralanmalardan sorumlu oldukları değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, haklarında kamu davası açılması için yeterli delile ulaşıldığı anlaşılmıştır.”
İddianamede, kusur atfedilen belediye görevlileri hakkında soruşturma izni talep edilmek üzere dosyanın tefrikine karar verildiği de ifade edilmiştir.


