reklam
reklam
DOLAR 44,5585 % -0.14
EURO 52,0784 % 0.48
STERLIN 59,7672 % 0.61
FRANG 56,3889 % 0.8
ALTIN 6.880,62 % 1,94
BITCOIN 71.301,48 3.711
reklam

Kadıköy'de İstanbul Valiliği Genelgesine Protesto

Yayınlanma Tarihi : Google News
Kadıköy'de İstanbul Valiliği Genelgesine Protesto
reklam

İstanbul Valiliği, 24 Kasım'da yaptığı açıklamada sağlık ve eğitim kurumları, havalimanları, ibadethaneler gibi alanlarda sahipsiz köpeklere yönelik kontrolsüz beslemeye izin verilmeyeceğini belirten bir genelge yayınladı. Bu genelge, halk arasında “katliam yasası” olarak adlandırılıyor ve Kadıköy'de protestoya neden oldu.

Rıhtım Meydanı’nda bir araya gelen bir grup vatandaş, “Toplama kararları yeterli değil. Toplama sırasında aşırı dozla öldürülen, barınaklarda terk edilen köpekler yetmedi, şimdi bir aç bırakma politikası uygulayarak katliamı daha da derinleştiriyorsunuz. Bu bir genelge değil; yavaş yavaş öldürme talimatıdır.” şeklinde isyan etti.

Caferağa, Osmanağa ve Haydarpaşa–Rasimpaşa mahallelerinin sakinlerinin çağrısıyla bir araya gelen “Yaşam Hakkı Savunucuları”, 7527 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan düzenlemelere ve İstanbul Valiliği’nin sokak hayvanlarına yönelik genelgesine karşı ses yükseltti.

Yasa kapsamında sokak köpeklerinin toplatılmasını öngören uygulamaların ardından, barınaklarda yaşanan köpek ölümlerine dikkat çekildi. Açıklamada, “Zulme alet olmayacağız. Bu yasa iptal edilene kadar haykıracağız; yasanız koruma değil, katliam yasasıdır.” ifadeleri kullanıldı.

“BU BİR GENELGE DEĞİL; AÇLIĞA MAHKUM ETME”

“Toplama kararları yetmedi. Toplamalar sırasında yüksek dozla öldürülen, barınaklarda ölüme terk edilen köpekler yetmedi, şimdi aç bırakma politikasıyla katliamı arttırıyorsunuz. İstanbul Valiliği imzalı genelgede ‘toplama’, ‘nakil’, ‘kontrolsüz beslemenin engellenmesi’ ve ‘okul, park, ibadethane çevresinde mama verilmemesi’ talimatı verildi. Bu bir genelge değil; açlığa mahkum etme emridir.”

“İstanbul Valisi, fare popülasyonunun mama yüzünden arttığını söyleyerek kedileri ve köpekleri hedef gösterdi. Bu açıklama, GÜSODER’in katliam yasasını meşrulaştırmak için kullandığı propaganda metninin birebir kopyasıdır. Ekosistemi bozan sokakta yaşayan hayvanlar değil; 23 yıldır sürdürdüğünüz sömürü politikalarıdır.”

“Toplama araçlarının arkasında vurulduktan sonra insan ihaneti ile sonlanan, ölüm kamplarında çürütülen, tecavüz edilen, cezasız kalan hayvanlar için buradayız.”

“VALİ BEY, OKUL BAHÇELERİNİN OTOPARKA ÇEVRİLMESİNE İMZA ATTINIZ”

Valilik, okullar açılmadan önce 'sokak köpekleri tehdit oluşturuyor' diyerek toplama emri çıkardı. Vali Bey, çocukların güvenliğini bahane eden siz, aynı okulların bahçelerinin otoparka dönüştürülmesine de imza attınız. Demek ki mesele çocuk güvenliği değil, köpeksiz, sessiz, steril bir kentsel ortam oluşturma arzunuz.

“4 AYLIK KISIRLAŞTIRMA ORANI YALNIZCA YÜZDE 38”

İstanbul Valisi Davut Gül’e hatırlatıyoruz: Toplama talimatlarınız hukuksuzdur. İstanbul Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’nün Ekim ayındaki raporunda, Haziran ile Eylül arasında 9,612 köpek toplandığı ve bu sayının 2025'te 26,426'ya yükseleceği belirtiliyor. Barınak doluluğu ise yüzde 93. Bu durum, barınakların toplama kamplarına döndüğünün göstergesidir. Toplanan köpeklerin akıbetine dair hiçbir bilgi yok. Ayrıca, İstanbul'daki veterinerlerin günde ortalama yalnızca 4 kısırlaştırma yaptığı bilgisi de mevcut. Bu oran, popülasyon kontrolünün sağlanabilmesi için gereken yüzde 70–80 seviyesinin oldukça altında.

“VERDİĞİNİZ TALİMAT AÇIKÇA SUÇTUR”

Doluluk oranı bu kadar yüksekken, toplamayı durdurmak yerine talimatlarınızı daha da sertleştirmeniz, yasaya aykırıdır. Kanun, belediyelere barınak altyapısını oluşturmak için 2028’e kadar süre tanıyor. Süre dolmadan toplama emri vermek, kurallarla çelişiyor. Sokaklardan hayvanların sürülmesi için verdiğiniz talimat açıkça suçtur ve bunun sorumluluğu size aittir.

“AÇ BIRAKMAK ÇÖZÜM DEĞİL, SUÇ ORTAKLIĞIDIR”

Besleme yasağı, fiili bir yaşam hakkı ihlalidir. Aç bırakmak çözüm değil, suç ortaklığıdır. Aç bırakmak, agresyon riskini arttırırken sürü davranışını bozar. Bu koşullar altında kısırlaştırma ve aşılama politikalarını uygulamak imkansızdır. Beslenmek, şehirde yaşayan tüm canlıların ortak yaşam hakkıdır. Bugün burada tekrar ediyoruz: Göz göze geldiğimiz hiçbir hayvanı aç bırakmayacağız. Sizin genelgeleriniz ne derse desin, bu sokaklarda birlikte yaşadığımız hayvanları beslemeye, korumaya ve yaşatmaya devam edeceğiz. Bu hukuksuz kararı tanımıyoruz; geri çekilene kadar haykıracağız!

“HAYVANLARIN MAMA KAPLARINDAN NE İSTİYOR?”

Besleyemeyen politikalar, hayvanların mama kaplarını hedef alıyor. Türkiye’de her 4 çocuktan 1’i okula aç gidiyor. Birçok okulda içilebilir su yok. Çocukların beslenme ihtiyaçları karşılanmıyor. Bu ülke kendi çocuklarına aydınlık bir gelecek sunamazken, hayvanların mama kaplarına neden göz dikiyor? Bu, halkın lokmasına saldırıdır ve sokak hayvanlarına yönelik aç bırakma politikasıdır.

reklam

YORUM YAP