reklam
reklam
DOLAR 47,2388 % 0.04
EURO 53,8887 % -0.1
STERLIN 63,0842 % -0.19
FRANG 57,8435 % -0.26
ALTIN 6.149,11 % -1,94
BITCOIN 64.887,98 -1.795
reklam

Kızlar, babaları için adaletin peşinde

Yayınlanma Tarihi : Google News
Kızlar, babaları için adaletin peşinde
reklam

‘İyi ki avukat olmuşum’ diyorum

Eski CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 4 Temmuz’da İZBETON ve kooperatiflerdeki yolsuzluk iddiaları nedeniyle tutuklandı. Kızı Defne Soyer, babasının avukatı olarak görev aldı. Soyer, avukat olması sayesinde babasını cezaevinde ziyaret edebilmenin önemini vurgulayarak, “Her gün iyi avukat olmuşum” dedi. Soyer'in açıklamaları şöyle:

KIZGIN VE KIRGINIM

Babama yapılan bu haksızlığı ve atılan iftiraları kabul edemiyorum. Her görüşmemizden sonra onu orada bırakmak, özgürlüğünden mahrum kalmasının ağırlığı çok zor. Babam, İzmir tarihinde en fazla asfaltlama yapmış, Körfez temizliği için en büyük yatırımları gerçekleştirmiş, İzmir turizmini iki kat artıran ve yurtdışından en çok kaynak getiren bir insandır. Onu tanıyıp sevmemek, ona saygı duymamak çok zor. İyi ki o benim babam, iyi ki onun kızıyım.

Ablam ve ben, onun gibi bir babaya sahip olduğumuz için çok şanslıyız. Bir avukat olarak yaşanan hukuksuzluklara, hukukun geldiği noktaya ve tutukluluk kararlarının keyfi bir biçimde verilebilmesine çok kızgın ve kırgınım.

Davada yöneltilen suçlama nitelikli dolandırıcılık; ama suçun hiçbir unsuru oluşmamış durumda. Dolandırma kastı yok, hile yok, zarar yok, menfaat temini yok. İddianamede Tunç Soyer’in kişisel hiçbir menfaat adaylığı, yani cebine bir kuruş girmediği zaten yazıyor. Biz avukatlar olarak çürütecek delil bulamıyoruz. Ancak delil toplanması için tutukluluğun uzatıldığı belirtiliyor. Suçun hiçbir unsuru bulunmadığı gibi, tutukluluğu gerektirecek hiçbir gerekçe yok. Biz sabırla, yılmadan mücadeleye devam edeceğiz.

Bir KIZ evlat ve avukatım, derinden etkileniyorum

İstanbul’da Bayrampaşa Belediyesi’nin CHP’li Başkanı Hasan Mutlu, 16 Eylül’de belediyeye yönelik soruşturma kapsamında tutuklanarak görevinden alındı. Avukatlığını kızı Begüm Nazlı Mutlu üstlendi. “Bu süreç elbette benim için iki yönüyle de oldukça zorlayıcı” diyen Mutlu, şu ifadeleri kullandı: “Bir yandan bir avukat olarak hukuki sürecin her aşamasını yakından takip ediyor, dosyaya profesyonel bir gözle bakmaya çalışıyorum. Diğer yandan, tutuklu bir belediye başkanının kızı olarak, babamın yaşadıklarını görmek beni derinden etkiliyor. Her gün cezaevine girmek, bir evlat olarak kalbimde ayrı bir yük oluşturuyor. Bu sürecin sağlıklı işlemesi ve babamın haklarının doğru bir şekilde savunulması için elimden gelen mücadeleyi pes etmeden vereceğim. Adaletin er ya da geç tecelli edeceğine inanıyorum. Bu inanç hem bir hukukçu hem de bir evlat olarak ayakta kalmamı sağlıyor. Zor bir dönem ama kararlıyız ve hukuki mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.”

BABANIN GURURU

Hasan Mutlu, NEFES’e yazdığı mektupta kızı için, “Bir baba için en gurur verici şey, evladının zor günlerinde yanında durduğunu görmek. Kızım, hem avukatım olarak hukuki mücadelemi yürütüyor hem de bir evlat olarak bana güç veriyor. Cezaevinde geçen her günün en ağır tarafı aile özlemidir; fakat kızımın içeri girip gözümün içine bakması, bana ‘yalnız değilsin’ demesi gurur verici. Bir yandan onun bu kadar genç yaşta ağır bir sorumluluğu taşımasına üzülüyorum, bir baba olarak ‘Keşke bunları yaşamasaydı’ diyorum.”

Çok ağladım ama asla umudumu yitirmedim

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, “Kent Uzlaşısı” ve “Aziz İhsan Aktaş suç örgütü” soruşturmasında bir yılı aşkın süre cezaevinde tutuldu. Kısa bir süre önce tahliye edildiğinde kızı Seraf Özer, babası için ‘adalet’ talebinde bulunarak duruşmaları yakından takip etti. Türkiye, Ahmet Özer’in tahliye haberini Seraf Özer’den duydu. Özer, “30 Ekim 2024 tarihinden bu yana umudumu hiç yitirmedim. Çok gözyaşı döktüm, gecikmeli de olsa tahliye kararı verildi. Sevinç naraları atmadım çünkü aylarca haksız yere özgürlüğünden mahrum edildi. Siyasi operasyonların son bulması barış süreci açısından önemlidir” dedi. Ahmet Özer, 11 Kasım tarihinde tahliye olduğunda, “Kızım benim kahramanım. Bu sürecin kahramanı kızıma teşekkür ederim. O sadece benim için değil, içerideki herkes için büyük bir çaba sarf etti. Bundan sonra da devam edecektir.” ifadelerini kullandı.

Çiçek: Dünden bugüne hiçbir şey değişmedi

Dursun Çiçek, kumpas Ergenekon davaları sürecinde “İrtica ile Mücadele Eylem Planı’’ belgesinde ıslak imzası bulunduğu iddiasıyla yargılandı. Yanında avukat kızı İrem Çiçek ile bu süreci geçirdi. Yıllar geçmesine rağmen, Çiçek o günleri şöyle anlattı: “Okuldan yeni mezun olmuştum, Haziran 2009’da stajımı Silivri’de yaptım, avukatlığa Silivri mahkemelerinde başladım. Beş yıl tutuklu, ardından dört yıl da tutuksuz sürdü; sonunda beraat ettikleri ama iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle yargılandıkları siyasi bir süreçti. Belki bu süreçte on senemi verdim. Bugün geldiğimiz noktada, pek çok şeyin değişmediğini gözlemliyoruz. Görevden alınan seçilmişlerin çocuklarının aynı sıkıntıları yaşadığını görüyoruz.”

reklam

YORUM YAP