

Geçtiğimiz hafta sona eren vergi tebliği, mali müşavirler arasında ciddi bir rahatsızlığa yol açtı.
Basit usulden gerçek usule geçiş yapan mükelleflerin defter tutma ve beyanname gönderme yetkisinin esnaf odalarına devredilmesini içeren 586 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK) Genel Tebliği’ne karşı mali müşavirler, bugün birçok şehirde protesto gösterileri düzenledi.
İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (İSMMMO) Başkanı Erol Demirel, bu düzenlemenin hukuki bir dayanağının olmadığını ve iptali için yargı yoluna başvuracaklarını açıkladı. Demirel, “Bu tebliğin uygulanmadan derhal iptal edilmesi gerekiyor. Mükellef gruplarına sunulan ayrıcalık, vergi adaletine ve eşitliğine karşı bir durumdur. Bu da kayıt dışılığın artmasına, vergi gelirlerinin düşmesine ve muhasebe ve denetim mesleğinin zarar görmesine yol açacaktır” dedi.
TEPKİ GÖREN DÜZENLEME
Resmi Gazete'nin 9 Eylül 2025 tarihli sayısında yayınlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, 1 Ocak 2026'dan itibaren bazı mükelleflerin basit usulden çıkarılmasına ve gerçek usulde vergilendirilmesine yönelik bir düzenleme yapıldı. Ek olarak, 11 Aralık'ta yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla kapsam genişletildi. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, 13 Aralık 2025 tarihinde yayınladığı 586 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde değişiklik yaparak, gerçek usulde vergilendirilecek mükelleflerin kayıt ve beyanname verme işlemlerinin bağlı oldukları esnaf odaları ve birlikler tarafından yapılabilmesine olanak tanıdı.
Mali müşavirler, Fatih'te Vatan Caddesi’nde İstanbul Defterdarlığı önünde toplanarak, “Mali müşavirlerin yetki ve sorumluluklarının başka kişi ve kuruluşlara devredilmesi, 3568 sayılı kanuna, beyanname esasına ve kamu yararına aykırıdır” şeklinde protesto ettiler.
“KAYIT DIŞILIĞI ARTIRACAK”
İSMMMO Başkanı Erol Demirel, yaptığı açıklamada “Hiçbir hukuki ve teknik neden ile açıklanamayan, belirsizliklerle dolu bu yetkilendirmenin amacını anlamak oldukça güç. Bu düzenleme, hukuki dayanağı olmayan ve Anayasa ile kanunla belirlenmiş yetkileri aşan bir uygulamadır. Ülkede, mevcut krizden çıkış için 'kayıtdışılıkla mücadele' vurgusu yapılırken, bu tür uygulamalar kayıtdışılığı daha da artıracak ve vergi sistemimizde sorunlar yaratacaktır” şeklinde konuştu.
Demirel, “Bu tebliğin olumsuz etkileri hızla ortadan kaldırılmalı. Verilerde eşitlik ve adalet ilkesine aykırı durumların önüne geçilmelidir. Ayrıca, muhasebe mesleğini tehlikeye atacak ve vergi gelirlerini azaltacak uygulamalardan kaçınılmalıdır” ifadelerini kullandı.
İPTAL İÇİN YARGIYLA MÜCADELE EDECEKLER
Düzenlemenin iptali için yargı yoluna başvuracaklarını aktaran Erol Demirel, şu soruları gündeme getirdi:
“1. Esnaf odalarının yöneticileri, yanlış muhasebe kayıtları ve sahte belgelerden mal varlıkları ile sorumlu tutulacak mı?
2. Mükelleflerin sahte belge düzenleme ve kullanma fiilleri için bu odaların yöneticilerine vergi suçu raporu yazılacak mı? Bu yöneticilerin disiplin sorumluluğu olacak mı?
3. Bu kadar mükellefin muhasebesini esnaf odaları, hangi altyapı ve bilgi ile tutacak? Yükümlülüklere uyum denetimi kim tarafından yapılacak? Vergi idaresinden gelen izah davetlerine kim cevap verecek?
4. Muhasebe ücretlerini odaların toplaması ve iktisadi işletme oluşması durumunda bu odalardan kurumlar vergisi beyannamesi talep edilecek mi?
5. İşi ehline bırakmak gerekirken, liyakatsiz kişilere iş vermek hangi bilim ve felsefeye uygundur?
Ve belki de en önemli soruyu sormak gerek: Hazine ve Maliye Bakanlığı, muhasebe camiasının yaşadığı sıkıntılara ne zaman çözüm üretecek, yoksa bu sistematik bir sorun mu?”



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN