reklam
reklam
DOLAR 43,1388 % 0.21
EURO 50,2459 % -0.08
STERLIN 57,9216 % -0.16
FRANG 53,8831 % 0.06
ALTIN 6.251,35 % 0,91
BITCOIN 90.666,47 0.517
reklam

Bakan Yumaklı: Dokuz Ürün İçin Temel Sigorta Paketini Uygulama Aşamasına Geçiyoruz

Yayınlanma Tarihi : Google News
Bakan Yumaklı: Dokuz Ürün İçin Temel Sigorta Paketini Uygulama Aşamasına Geçiyoruz
reklam

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, TBMM Genel Kurulu'nda 2026 Yılı Bütçe görüşmeleri sırasında önemli açıklamalarda bulundu. Yumaklı'nın sözlerinden bazıları şöyle:

– “Dünyadaki iklim değişikliği nedeniyle aşırı hava olayları daha sık ve şiddetli bir şekilde görülmektedir. 1991-2023 yılları arasında tarım sektörüne verilen zarar 3,3 trilyon dolara ulaşmıştır. Bu zararın yüzde 59'u son 13 yılda meydana gelmiştir. Ayrıca, artan kentleşme doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı artırmaktadır. Tüm bunlar, pandemi sonrası gümrük ve ticaret kısıtlamalarıyla birlikte tarım ve gıda sistemlerinin yeni normalini oluşturmuştur.

– Güçlü bir gıda sistemine sahip ülkeler bu durumda avantaj sağlamakta. Türkiye'nin sahip olduğu kadim tarım kültürü, doğal kaynak zenginliği, deneyimli üretici yapısı, yeni teknolojilere adaptasyon kabiliyeti, geniş ürün çeşitliliği ve hükümetimizin tarıma verdiği önem, bu süreçteki avantajlarımız arasında yer alıyor.

“Sektörel Su Tahsis Modelini Önümüzdeki Yıl Kuracağız”

– Dünya genelinde 2,4 milyar insan su stresi yaşayan ülkelerde yaşamaktadır. Su varlığımız sonsuz gibi görünse de, erişilebilir tatlı su kaynağı oranı yalnızca yüzde 1'dir. Ülkemiz de su stresi yaşıyor. Bu nedenle su politikalarımızı suyun kısıtına göre şekillendiriyoruz. Su verimliliği bilincini artırmak amacıyla Su Verimliliği Seferberliği'ni başlattık.

– Ayrıca, 2025-2035 dönemini kapsayan Ulusal Su Planı hazırlamış bulunuyoruz. Bu plan ile su kaynaklarımızın korunması, verimli kullanımı ve sürdürülebilir yönetimi amaçlanmaktadır. Sulama sistemlerinin modernizasyonu, ürün deseni değişikliği, yer altı suyu kontrolü ve havzalar arası su transferleri üzerinde çalışmalar yapıyoruz.

– Kuraklık riski altındaki göllerimizi korumak amacıyla Eylem Planları oluşturduk. Eğirdir Gölü Su Eylem Planı'nı kamuoyuyla paylaştık. Akşehir, Eber, Bafa, Beyşehir, Burdur, İznik, Seyfe ve Sapanca gölleri için benzer planların 2026'da uygulanmasını hedefliyoruz. Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sistemi kapsamında sektörel su tahsis modelini önümüzdeki yıl kurmayı planlıyoruz. Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi Eylem Planı'nı da hayata geçirdik.

“Babakaya Tüneli'nin İnşaatına Bu Ay Başlıyoruz”

– Bu bölümde, suyun gücünü milletle buluşturduğumuz yatırımlara değinmek isterim. Cumhuriyet tarihimiz boyunca su alanında yapılan tesislerin yüzde 60’ının son 23 yılda hayata geçirildiğini belirtmekteyim. 3,5 trilyon lira yatırımla 10.984 yapıyı vatandaşlarımızın hizmetine sunmuş bulunuyoruz. Bu kapsamda; 805 baraj, 522 gölet, 637 HES, 352 içme suyu tesisi, 1890 sulama tesisi gibi birçok önemli yapıyı tamamladık.

– GAP projelerinin en önemli etabı olan yaklaşık 300 milyar lira maliyetli Silvan Projesi’nin Silvan Tüneli inşaatına Nisan ayında başladık. Projenin diğer önemli ayağı Babakaya Tüneli’nin inşaatına ise bu ay içerisinde başlamış olacağız. Projenin tamamlanmasıyla yıllık 30 milyar lira zirai gelir artışı ve 305 bin kişiye istihdam sağlamayı hedefliyoruz. Çukurova'nın beklediği Yedigöze Sulamalarının ilk etabını 700 bin dekar olarak tamamladık. Kalan 400 bin dekarın tamamlanmasıyla birlikte yıllık 13 milyar lira zirai gelir artışı ve 100 bin kişiye istihdam sağlamış olacağız.

“Sulamaya Açık Arazi Miktarını 105 Milyon Dekar Olarak Güncelledik”

– Ülkemiz tarımı için önemli bir gelişmeyi ilk kez buradan açıklamak isterim. 85 milyon dekar olan, ülkemizin teknik ve ekonomik olarak sulanabilir arazi miktarı potansiyelini, son 3 yılda geliştirdiğimiz projelerle 105 milyon dekar olarak güncelledik. Kapalı sulama sistemi oranını 2002 yılında yüzde 6'dan, bu yıl itibarıyla yüzde 38'e çıkardık.

– Bu oranı 2028 yılına kadar yüzde 45'e yükseltmeyi hedefliyoruz. Bireysel modern sulama sistemleri için yüzde 50 hibe vermeye devam ediyoruz ve şu ana kadar 61 bin projeye 12 milyar lira hibe verdik. Yapay zekâ destekli sulama otomasyonu uygulamasını 2026 yılında 22 ilde daha devreye alacağız.

– 2026 yılı, büyük su yatırımlarını milletimizin kullanımına sunacak bir yıl olacak. Bu çerçevede 46 baraj, 6 gölet, 3 HES, 13 içme suyu tesisi, 35 sulama tesisi, 186 taşkın kontrol tesisi ve 1 atık su arıtma tesisi olmak üzere toplam 290 yapı ile 10 toplulaştırma projesini hizmete alacağız. Terfili sulamalarda çiftçilerimizin enerji giderlerini azaltmak için, Şanlıurfa ve Edirne'de 150 megawatt GES kurulumu inşaatlarına önümüzdeki yıl başlayacağız. Hayırlı ve uğurlu olsun.

“Toprağımızı Veriye Dayalı Olarak Daha Etkin Kullanacağız”

– Türkiye, risklere açık bir coğrafyada bulunmasına rağmen, tarımsal altyapısı sayesinde gıda arz güvenliğini koruyabilmiştir. Üreticimizi koruma ve üretimde öngörülebilirlik sağlama amacına yönelik yeni destekleme modeli ve üretim planlamasını hayata geçirdik. Tarımsal kredileri, hibe programlarını, tarım sigortalarını ve kırsal kalkınma desteklerini üretim planlamasına entegre ettik.

– 2024 yılının Eylül ayında bitkisel üretim planlamasını 13 stratejik ürün ve yem bitkilerinde uygulamaya başlayacağız. Bu planlamanın kapsamını genişleterek, üçer yıllık dönemler halinde güncelleyeceğiz. Üretim planlamasıyla uyumlu yeni destekleme modeli ile temel, planlama ve üretimi geliştirme destekleri sunuyoruz.

– Bu durumda üreticilerimize mazot ve gübre maliyetleri için destekleri artırdık. Planlamadaki ürünlerde, mazot maliyetinin tamamını, gübre maliyetinin yarısını; su kıtlığı olan ilçelerde ise bütün bu maliyetleri karşılıyoruz.

– Su ihtiyacı yüksek ürünleri, su sıkıntısı çeken havzalardan daha elverişli bölgelere yönlendirmek için ilave desteklerle harekete geçiyoruz. Tarım alanımızın yüzde 40'ını oluşturan 468 büyük ovası tarımsal sit alanı ilan ettik ve hedefimiz bu sayıyı 500'e çıkarmak.

– Arazi toplulaştırma çalışmaları çerçevesinde2002 yılında 4,5 milyon dekar olan tescilli alan büyüklüğünü bu yıl itibarıyla 78,1 milyon dekara ulaştırdık. Hedefimiz 2028 yılında bu rakamı 100 milyon dekara çıkarmak.

– TAKE Projesi ile 512 bin üreticimize 82 bin ton tohum ile 124 milyon fide ve fidan dağıttık. Sürdürülebilir tarımsal üretim için teknolojiyi tarım ile buluşturmayı sürdürüyoruz. Uydu tabanlı uzaktan algılama verileri ve yapay zekâ ile ürün desenini, işlenmeyen tarım arazilerini hassas bir şekilde tespit ediyoruz. Ayrıca dijital toprak haritaları ve Arazi Kullanım Planları ile topraklarımızı veriye dayalı olarak daha etkin kullanma imkanını sağlıyoruz.

“Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesinin Küçükbaş Versiyonunu Başlatıyoruz”

– Şubat 2024'te 5 yıllık Hayvancılık Yol Haritamızı kamuoyu ile paylaşacağız. Üretim, kalite ve verimliliği artırmayı hedefliyoruz. Su potansiyeli, mera varlığı, işletme kapasiteleri ve hastalık riskleri gibi kriterleri göz önünde bulundurarak hayvansal üretim planlaması gerçekleştireceğiz. Besi, süt ve kanatlı yetiştiriciliği bölgelerini belirliyoruz.

– Hayvancılıkta sağlanan desteklerimiz, hayvansal üretim planlamasıyla uyumlu bir çerçeveye taşınmıştır. Yetiştiricilerimize temel ve verimlilik destekleri vermeye devam ediyoruz. Kadın ve genç üreticilere ek destekler sağlıyoruz. Aile işletmelerine, genç ve kadın üreticilere 3,3 milyar lira destek ödemesi gerçekleştirdik.

– Verimlilik kriterlerine göre ise 2,8 milyar lira destek sağladık. Kırmızı et üretimini artırmayı ve kırsaldaki aile işletmelerini güçlendirmek için Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projemizi başlattık. Uygun maliyetlerde damızlık gebe düvelerini teslim etmeye başladık, bu sayede üreticilerimiz doğan buzağılarla sürülerini büyütmektedir. Bu projenin 179 bin üretici tarafından başvurulması da oldukça memnuniyet verici.

– Özellikle başvuruların 105 bininin genç ve kadın üreticilerden gelmesi ayrıca önemlidir. Projenin etaplar halinde 2028 yılına kadar süreceğini daha önce duyurmuştuk. Küçükbaş sektörüne destek projesinin çalışmalarına da başladığımızı memnuniyetle ifade ediyorum. Üreticilerimize hayırlı olsun.

“Şap İle Mücadele İçin 23,8 Milyon Doz Aşıyı Dağıttık”

Kaliteli besilik hayvan varlığını artırmak için “Güçlü Besi, Güçlü Üretim Projesi”ni hayata geçirdik. Bu proje ile her yıl 200 bin etçi ırk hayvanı yerli kaynaklardan temin edeceğiz. Hayvan hastalıkları, salgınlar ve iklim değişiklikleri sektörümüz için önemli riskler taşımaktadır. Salgınlara karşı yerli ve milli aşı üretim kapasitemizle hızlı ve etkin müdahaleler gerçekleştiriyoruz. Şap ile mücadele kapsamında 23,8 milyon doz SAT-1 aşısını sahaya gönderdik ve ilk doz aşılama çalışmalarını tamamladık. İkinci doz aşılamayı da en kısa süre içinde bitireceğiz.

“Organize Su Ürünleri Tarım Bölgesi'ni Adana'da Hizmete Alacağız”

– Su ürünleri yetiştiriciliğinin yüzde 98'ini kapsayan üretim planlamasıyla kaynaklarımızı daha verimli yönetiyoruz. Yeni yetiştiricilik bölgeleriyle, yılda 7.500 ton ek üretim alanları sağlıyoruz. Bu yıl, balık popülasyonlarını artırmak ve ekolojik dengeyi korumak amacıyla su kaynaklarımıza 83 milyon yavru balık bıraktık.

– Marmara Denizi'nde müsilajdan zarar gören 3.477 küçük ölçekli balıkçıya 2025 yılında ilave destek sağlayacağız. Ülkemizde bir ilk olan Organize Su Ürünleri Tarım Bölgesi'ni önümüzdeki yıl Adana'da faaliyete geçireceğiz. Bu bölge, Akdeniz ülkeleri arasında en büyük merkez olma özelliğini taşıyacak.

“Kırsal Kalkınma Yatırım Bütçesinin Yüzde 20'sini Genç ve Kadın Girişimcilere Ayırdık”

– Tarımda üreticilerin yaş ortalaması dünya genelinde 60 yaş sınırına yaklaşmaktadır. Bu durum, ABD'de 58, Avrupa Birliği’nde 57 yaş olarak tespit edilmiştir. Bu nedenle gençleri ve kadınları tarımsal üretime yönlendiriyoruz. Kırsal kalkınma programlarıyla 2006 yılından bu yana 98 bin projeyi destekleyerek, 179 milyar lira hibe sağladık ve 284 bin yeni istihdam oluşturduk. Bu hibenin 90,6 milyar lirası genç üreticiler tarafından kullanıldı.

– Hibe programlarımızda genç ve kadın üreticilere ek puan ve proje bedelinin yüzde 10'una kadar ilave hibe vermekteyiz. Genç ve kadın üreticilerimize bir müjde daha vermek isterim: 2026-2028 yıllarını kapsayan üç yıllık dönemde, Kırsal Kalkınma Yatırım bütçesinin en az yüzde 20'sini genç ve kadın girişimcilere ayırmış bulunuyoruz.

“Bu Yıl 10 Bin 867 Aileye 2,6 Milyar Lira ORKÖY Desteği Verdik”

– Deprem bölgesinin tarımsal altyapısını yeniden inşa etmek için çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Depremden etkilenen 11 il için sağladığımız 11 milyar lira finansman ile tarımın sürdürülebilirliğini sağlamayı amaçlıyoruz. Ayrıca orman köylüsünün gelir seviyesini artırmaya yönelik projeler geliştirmekteyiz. ORKÖY projeleri çerçevesinde, kredilerin yüzde 20'sini hibe olarak vermekte, kalan kısmını faizsiz olarak taksitlendiriyoruz. Bu yıl 10 bin 867 aileye 2,6 milyar lira ORKÖY desteği dağıttık.

“7 Organize Tarım Bölgesinin 2026 Yılında Altyapılarını Tamamlayacağız”

– 42 ilde toplam 61 Organize Tarım Bölgesini projelendirdik. Ağrı-Diyadin, Aydın-Efeler, Denizli-Sarayköy, Samsun-Bafra ve Zonguldak-Çaycuma'da 5 Bitkisel Organize Tarım Bölgesi'nde üretime başladık. Bu bölgelerden dördü son 2 yılda faaliyete geçti. 9 Besi Organize Tarım Bölgesi, 160 bin büyükbaş varlığı ile çalışmaktadır; bunlardan dördü de son iki yılda üretime girdi.

– 14 Organize Tarım Bölgesi'nin altyapı inşaatları için toplamda 6 milyar lira kredi ve hibe tahsis ettik. 2026 yılında Batman, İzmir Bayındır ve Dikili, Kastamonu-Devrekâni, Kayseri-Kocasinan, Kütahya-Simav ve Şırnak-Silopi'deki 7 Organize Tarım Bölgesi'nin altyapılarını tamamlayacağız. 2025 yılı itibarıyla 901 bin üreticiye 590 milyar lira düşük faizli kredi tahsis ettik ve 2026'da bu miktarı yaklaşık yüzde 70 artırarak 270 milyar liraya yükselteceğiz.

“Dokuz Ürün İçin Temel Sigorta Paketini Uygulama Aşamasına Geçiyoruz”

– Üreticilerimizin emeğini koruyan tarım sigortası ile üretimin sürekliliğini güvence altına alıyoruz. TARSİM poliçe bedellerinin yüzde 70'ine kadar olan kısmını karşılamaya devam ediyoruz. 2006 yılından bu yana 29,5 milyon poliçe düzenledik ve üreticilerimize 57 milyar lira devlet prim desteği ve 64,5 milyar lira hasar tazminatı ödedik. TARSİM'de 2026 yılında yenilikler hayata geçireceğiz.

– Önümüzdeki yıl Parsel Bazlı Verim Sigortası uygulamasını ilk defa Tekirdağ'da başlatacağız. Üreticilerimiz artık kendi tarlasındaki verime göre tazminat alabilecekler. Bu yıl zirai don kaynaklı sorunlar nedeniyle, 2024 yılında elma, kayısı, şeftali, erik ve kiraz gibi dokuz ürün için temel sigorta paketini devreye alacağız. Narenciyede güneş yanıklığı riskini teminat kapsamına almayı da hedefliyoruz.

“Gıda Güvenilirliği Bizim Kırmızı Çizgimizdir”

– Gıda işletmeleri üzerinde yıllık ortalama 1,3 milyon denetim gerçekleştiriyoruz. Bu denetim ve analiz çalışmalarımızı uluslararası kabul görmüş yöntemlerle yürütüyoruz. 41'i Bakanlığımıza ait olmak üzere toplam 138 gıda kontrol laboratuvarında yılda 22 milyon analiz gerçekleştiriyoruz. Gıda güvenilirliği bizim kırmızı çizgimizdir! Sağlığı riske atan işletmeler hakkında suç duyurusunda bulunuyor, gerekli yaptırımları uyguluyoruz. Kurallara uymayanlara, bu yıl 2,3 milyar lira para cezası kestik.

– Vatandaş sağlığıyla oynayanları, taklit ve tağşişe maruz kalan ürün ve işletmeleri ifşa etmekten asla çekinmeyeceğiz. Ayrıca, gıda satış noktaları ve toplu tüketim yerlerinde, en son denetim tarihine ulaşım kolaylığı sağlaması için Karekod Uygulaması'nı zorunlu hale getiriyoruz. Hasat öncesi, bağ, bahçe, tarla ve sera gibi alanlarda; hasat sonrası ise toptan ve perakende satış noktalarında pestisit kalıntı denetimleri yapıyoruz. Yasaklı pestisit tespitinin gerçekleşmesi halinde ürünleri imha ediyoruz.

– 2025 yılı itibarıyla 2,5 milyon ton taze meyve ve sebze ihracatı gerçekleştirildi ve bunun binde biri gibi bir miktarı geri dönmüştür. Geri dönen ürünler mevzuata uygun değilse, ülkemize girişine müsaade edilmemektedir. 2026 yılında ise hangi ürüne ne kadar bitki koruma ürünü kullanılacağını belirleyen Elektronik Bitki Reçete Sistemi'ni hayata geçiriyoruz. Artık zirai ilaç üreten, satan ve uygulayan tüm süreçler elektronik kayıt altında takip edilecektir. Ayrıca Yapay Zeka ve Tarım Teknolojileri Araştırma Merkezi'ni de önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde kurmayı planlıyoruz.

“11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü'nde 14,9 Milyon Fidan Diktiğimiz İçin Rekor Kırdık”

– Ülkemiz, üç kıtanın kesişme noktasında olmasıyla biyoçeşitlilik ve genetik kaynaklar açısından oldukça zengindir. Gen bankalarımızda ve enstitülerimizde toplam 383 bin 250 materyal koruma altındadır. Biyoçeşitliliğimizi korumak amacıyla, 2002 yılında 168 olan milli park, tabiat parkı ve tabiat anıtı gibi korunan alan sayısını, 2025 yılında 688'e çıkarmayı planlıyoruz. Orman varlığı 2002 yılına göre yüzde 12,5 artırılarak ülke yüzölçümünün yüzde 30'una ulaşmıştır. 23 yılda toprakla buluşturduğumuz tohum ve fidan sayısı 7,5 milyara ulaşmıştır.

– 2025 yılı FAO Dünya Orman Varlığı Raporu'na göre, orman varlığını en çok artıran ülkeler arasında altıncı sıradan dördüncü sıraya yükseldik. En çok ağaçlandırma yapan ülkeler arasında ise dördüncülükten üçüncülüğe çıktık. Ayrıca Cumhurbaşkanımızın başlattığı Yeşil Vatan Seferberliği çerçevesinde, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü'nde 14,9 milyon fidan dikecek, bir rekora imza atmış olacağız! Aziz milletimize bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum.

“Su Atma Kapasitemizi 462 Tona Çıkaracağız”

– Öte yandan, orman yangınları küresel ölçekte ciddi bir tehdit haline gelmiştir. Ülkemiz, sıcaklık, kuraklık, düşük nem oranları ve şiddetli rüzgarlar nedeniyle yangın riski en yüksek bölgelerden biridir. Bu nedenle yangınlarla mücadele programımızı bu yeni normale göre yeniden şekillendiriyoruz.

– Bu yıl karadan; 1.786 arazöz, 2.742 ilk müdahale aracı, 831 iş makinesi, havadan ise 105 helikopter, 27 uçak ve 438 ton su atma kapasitemizle yangınlarla mücadele ettik. Önümüzdeki yıl, 4 uçak, 12 helikopter, 165 arazöz, 38 iş makinesi, 14 ilk müdahale aracıyla filomuzu güçlendirecek, su atma kapasitemizi 462 tona çıkaracağız. Yangınlarda 7/24 hizmet veren 25 bin 894 orman kahramanımız ve 135 bin orman gönüllümüze minnettarız.

– Tüm bu süreçte, yangınla mücadele sırasında hayatını kaybeden vatandaşlarımızı ve geçmişten beri yeşil ağaçlarımız uğruna şehit düşen kahramanlarımızı, saygı ve rahmetle anıyorum. 2020-2024 yıllarında yangınla etkilenen tüm alanları ağaçlandırmayı hedefliyoruz. 2026 yılına kadar etkilenen alanların ağaçlandırılmasını gerçekleştireceğiz. Ayrıca 2053 net sıfır emisyon hedeflerine ulaşmak üzere “Karbon Yutak Ormanları” oluşturacağız.

“Üreticilerimize Zirai Don ve Kuraklık Kaynaklı Zararlar İçin 49 Milyar Lira Ödeme Yaptık”

– Tarımda makroekonomik durumu özetleyecek olursak; Türkiye 33'üncü sırada olmasına rağmen, 74 milyar dolar hasılasıyla Avrupa'nın bir numaralı tarım ekonomisidir. Tarım sektörümüz, son 22 yılın 18'inde büyüme göstermiştir. 2024'te yüzde 5,1 büyümeyle ülke ekonomisini geçmekteyiz.

– 2025 yılının üçüncü çeyreğinde ise hayvancılık, ormancılık ve balıkçılık sektörlerinde büyüme sağlandı. Ancak, bitkisel üretimde olağanüstü iklim koşullarından dolayı dönemsel daralmalar gözlemlenmektedir. Bu durum, sektörün yapısal kapasitesinden değil, iklimsel olağanüstü koşulların etkisinden kaynaklanmaktadır.

– 2025 yılı üretim sezonuyla karşılaştırıldığında; üretici sayımızda yüzde 2 artış, ekilen arazilerde yüzde 3 artış yaşanmıştır. Girdi miktarlarında ise herhangi bir azalma olmamıştır. Dolayısıyla sadece bitkisel üretimde bir sorun ortaya çıkmıştır. Üreticilerimize zirai don ve kuraklık kaynaklı zararlar için toplamda 49 milyar lira ödeme yaptık.

– Bakanlığımız ve bağlı birimlerimizin 2026 yılında gerçekleştireceği projelere 202 milyar lira yatırım bütçesi; tarımsal destekleme ödeneği 168 milyar lira olarak belirlenmiş olup, Bakanlık bütçemiz 542 milyar lira olarak öngörülmüştür. Bu bütçeyi, üreticilerimizin haklarının korunması amacıyla verimli ve etkin bir şekilde kullanacağımızı belirtmek isterim.

– Üreticimizin yanında, toprağın bereketinde, suyun değerinde ve yeşil vatanın emanetinde, sabah akşam çalışmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde, üreticilerimizin daima yanlarında olmayı ve tüm gücümüzle destek vermeye devam edeceğiz.

– Bu süreçte üretimin sürdürülebilirliği ve güçlü Türkiye hedefleri doğrultusunda verdikleri destek için Cumhur İttifakı'na şükranlarımı sunuyorum. Üreticilerimiz, çiftçilerimiz her bir Hero'dur.

– Konuşmamı bitirirken, üreticilerimize, çiftçilerimize, sivil toplum kuruluşlarına, paydaşlarımıza, çalışma arkadaşlarıma ve katkılarından dolayı kıymetli milletvekillerimize teşekkür ediyorum. Bütçemizin ülkemize ve sektörümüze hayırlı olmasını diliyor, hepinizi saygı ile selamlıyorum.”

reklam

YORUM YAP