reklam
reklam
DOLAR 47,1670 % 0.14
EURO 53,9712 % -0.1
STERLIN 63,4548 % -0.25
FRANG 58,4618 % 0.37
ALTIN 6.058,88 % 0,62
BITCOIN 63.313,12 -1.482
reklam

MEB Önünde Mesleki Eğitim Merkezleri Protestosu

Yayınlanma Tarihi : Google News
MEB Önünde Mesleki Eğitim Merkezleri Protestosu
reklam

Gençlik örgütleri ve siyasi partilerin öncülüğünde, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde Mesleki Eğitim Merkezleri'nde (MESEM) çocuk işçiliğine ve çocuk ölümlerine karşı bir eylem gerçekleştirildi. Yapılan açıklamada, MESEM'i protesto ederken tutuklanan 16 Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesi genç için serbest bırakılma talep edildi.

“MESEM'lerde çocuk katliamına son, 2025'te en az 85 çocuk işçi sömürü sisteminde katledildi” yazılı pankartın açıldığı eylemde; “Katledilen çocuklar isyanımızdır”, “Kaza değil cinayet, kader değil katliam” gibi sloganlar sıkça dile getirildi.

Açıklamada, 2025 yılında 91 çocuğun iş kazaları sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. Özellikle, Dilovası’ndaki bir fabrikada yanarak yaşamını yitiren işçilerden ikisinin çocuk olduğu, son olarak 16 yaşındaki MESEM'li Alperen'in çalıştığı fabrikanın üçüncü katından düşerek hayatını kaybettiği hatırlatıldı. Çocuk işçi ölümlerinin tesadüf olmadığına dikkat çekilirken, MESEM kapsamında çalışan öğrencilerin güvencesiz çalışma koşulları, düşük ücretler ve iş güvenliğinin eksikliği vurgulandı.

“Devlet, Eğitimi Sermayenin Çıkarları İçin Organize Ediyor”

Açıklamada, sermayenin kârını artırmak üzere güvensiz koşullarda çalışan çocuklar, kadınlar, işçiler ve göçmenler olduğu ifade edildi. “Öğrenciler her geçen gün geleceksizleştirilirken, devlet eğitimi sermayenin çıkarları için organize etmeye devam ediyor. MESEM adlı sömürü çarkında, henüz lisede meslek öğrenmeye giden öğrenciler 11 bin lira karşılığında ölüme sürükleniyor. İş güvenliği olmayan yerlerde öğrenciler hayatlarını riske atarak çalışıyor” denildi.

“Bu Düzen Bizi Sadece Hayatta Kalmaya Mahkum Ediyor”

MESEM'i protesto ettikleri için tutuklanan 16 Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesinin serbest bırakılması talepleri dile getirilen açıklamada şunlar ifade edildi:

“Bu düzen, bizi sadece hayatta kalmaya mahkûm ediyor. Emekçiler yoksulluk sınırında eziliyor, güvencesiz koşullarda çalışıyor ve ölüyorlar; haklarını aradıklarında grevleri yasaklanıyor. Kadınlar her gün katlediliyor, işyerlerinde ve evlerde çifte sömürüye maruz kalıyor ve tacize uğruyor; failleri cezasız kalıyor. LGBTİ+ bireylerin varlığına dahi tahammül edilmemeye çalışılıyor. Binlerce insanın hayatını kaybetmesine sebep olan deprem suçluları yargılanmadan serbest bırakılmak isteniyor. Toprak ve yaşamlarını savunan köylüler jandarma müdahalesiyle karşılaşıyor ve sermaye doğanın her karışını talan ediyor. Katliamların hesabını soran, insanca yaşamak isteyen öğrenciler tutuklanıyor. Bu tür bir yaşamı istemiyoruz; özgür bir yaşam inşa etmek için mücadeleleri büyütmekte kararlıyız.

Artık yeni bir güne bir çocuk ölümü haberi ile uyanmayı kabul etmiyoruz. Ekonomik kriz altında ezilen ve düşük ücretlerle çalışırken hayatını kaybeden çocukların hesabını her alanda sormaya çağırıyoruz.”

reklam

YORUM YAP