reklam
reklam
DOLAR 44,8950 % 0.23
EURO 52,8913 % -0.09
STERLIN 60,8054 % 0.01
FRANG 57,4619 % 0.49
ALTIN 6.966,26 % 1,07
BITCOIN 74.931,38 -0.913
reklam

En iyi okullara gitti, güzel bir işi vardı, insanları tanımak için taksiciliğe başladı

Yayınlanma Tarihi : Google News
En iyi okullara gitti, güzel bir işi vardı, insanları tanımak için taksiciliğe başladı
reklam

Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler yüksek lisans mezunu 35 yaşındaki Burak Yılmaz, 10 senelik bankacılık ve beyaz yaka tecrübesinin ardından sektör değiştirerek taksiciliğe başladı.

Kartal Sahili'nde bir taksi durağında şoförlük yapan Yılmaz, kısa sürede farklı giyim tarzıyla hem diğer taksicilerin hem de yolcuların dikkatini çekti.

Takım elbise giyerek direksiyon başına geçen ve 'kravatlı taksici' lakabı takılan Yılmaz; bunun, yolcular nezdindeki olumsuz taksici imajını kırmaya yardımcı olduğunu belirtti.

'DALGA GEÇENLER OLDU'

Sektörü bırakıp taksiciliğe başlama kararının yakın çevresini şaşırttığını vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:

“Öncesinde 10 senelik bankacılık tecrübem vardı; elbette büyük bir değişiklik ama ani bir kararla da olmadı. Bu kararı zamanla aldım. Toplumu gözlemlemek ve yakından tanımak her zaman ilgi alanım oldu. İnsanlarla karşılaşmaktan memnunum çünkü kurumsal dünyada kah bir insan profili çok sınırlıydı.

Ama gündelik hayatın içinde turistle karşılaşabilir, acil hastaneye giden bir yolcu veya adliyeye giden bir davalıyla karşılaşabilirsiniz.

Hayatı daha dar bir perspektiften izlerken, daha yakın ilişkiler kurarak daha geniş bir açıdan gözlemlemeye başlıyorsunuz. Taksiciliğe başlamadan önce bunu paylaştığım kişi sayısı azdı. Bana inanmayan, 'Burak yine ne saçmalıyor?' diye dalga geçenler oldu. Fakat destekleyenler de vardı.

İnsanlar şaşırarak neden yaptığımı sordular. Sebebimi açıkladığımda da güzel ve pozitif yaklaştılar. Tabii ki olumsuz tepkiler başlamadan önce ve başladıktan sonra geldi; ama asıl kötü geri dönüşleri aileme henüz bildirmedim.

'KRAVATLI TAKSİCİ DİYORLAR'

Özellikle ilk başladığım 10-20 günde buradaki abilerim ve ustalarım durak içinde ya da telefonu aradı. Bazen de yolcular duraktan geçerken 'Vay, kravatlı taksici de varmış' diyorlardı. Ben de bunu benimsedim çünkü bu tarzı ilk günlerden itibaren uyguluyorum. Hem yaptığım işe kendimden bir şey katmak istedim.

Mesela üçüncü müşterim yaşlıca bir amca ve teyzeydi. Amca, 'Öğretmenim, kıyafet şahsiyettir derdi, ben sizde bunu gördüm ve çok sevindim' dedi. Neden böyle giyindiğimi soranlar; 'Abi sanki az önce banka şubesini kapatmışsın, taksiye çıkmışsın' diyenler de oluyor.

Taksi, günün koşuşturmacasını hızlandırmak için tercih edilen bir ulaşım aracı, aynı zamanda da bir kamu hizmeti. Bu işi insanlara memnuniyet verici bir şekilde yapmak da benim için mutluluk kaynağı.

Olumsuz bir geri dönüş almadım; genellikle şaşırma ile birlikte takdir geliyor ama bunun yaygınlaşacağına dair bir umut maalesef yok.

'TAKSİ ŞOFÖRLERİNE KARŞI BİR ÖN YARGI VAR'

Taksiciliğe ve taksi şoförlerine karşı bir ön yargı ne yazık ki mevcut. Bunun hem yolcuları hem de şoförleri etkileyen sebepleri var. Taksiciler, güne eksiyle başlıyor ve belirli bir süre içinde gelir hedefini doldurmak zorunda. Bu nedenle taksiciler, kısa sürede olabildiğince fazla yolcu taşıma isteğiyle hareket ederler.

Hiçbir taksi şoförü 'Ben bu müşteriye kötü bir yolculuk yaşatayım' demiyor. İstanbul gibi yoğun trafiğe sahip bir şehirde direksiyon sallamanın stresi de cabası.

Taksiciler, yalnızca araç kullanmıyor; aynı zamanda yol, yevmiye ve deneyimsiz sürücülerle de mücadele ediyor. Taksicilere çoğu zaman olumsuz yaklaşım sergileniyor. Sivil bir araç sürerken almadığım tepkileri taksi kullanırken çok iyi biliyorum.”

reklam

YORUM YAP