reklam
reklam
DOLAR 47,0434 % 0.2
EURO 53,7187 % -0.12
STERLIN 63,0486 % -0.04
FRANG 58,2681 % 0.06
ALTIN 6.225,55 % 0,12
BITCOIN 64.128,24 1.781
reklam

Daha 2.5 yaşında: Beyninde büyüdükçe büyüdü, ameliyat 10 saat sürdü

Yayınlanma Tarihi : Google News
Daha 2.5 yaşında: Beyninde büyüdükçe büyüdü, ameliyat 10 saat sürdü
reklam

Gürcistan'da yaşayan Nikoloz Sichinava’nın sağlık problemleri, ailesinin huzursuzluk, uykuya meyil ve genel davranış değişikliklerini fark etmesiyle başladı.

Ülkesinde yapılan ilk muayenelerde beyinde sıvı birikimine rastlanmış ve hidrosefali tanısı konulmuştur. Bu süreçte Sichinava’ya, şant takılarak cerrahi müdahale gerçekleştirilmiştir.

Ancak ailesi, yalnızca bir tedavi yöntemiyle yetinmeyerek daha kapsamlı tedavi seçeneklerini araştırmaya başladı. Yapılan değerlendirmeler sonrasında Sichinava, beyin cerrahisi ve pediatrik onkoloji alanındaki olanaklar nedeniyle Türkiye'ye gitme kararı aldı.

Türkiye'de tedavi sürecinde ise daha önceden takılan şant yeniden gözden geçirildi ve gerekli düzeltmeler yapıldı. Yapılan görüntülemeler sonucunda beyinde büyük bir lezyonun varlığı ortaya çıktı.

Bunun ardından kafa içi basıncını kontrol altına almak amacıyla acil cerrahi müdahale gerçekleştirildi. Ardından radyoloji, nöro-radyoloji, patoloji ve pediatrik onkoloji birimlerinin ortak değerlendirmeleri sonucu kapsamlı bir ameliyat planı hazırlandı.

Yaklaşık 10 saat süren bu ameliyatla beynin ana toplardamarlarıyla çevrili olan, yaklaşık 7 santimetre büyüklüğündeki tümörün büyük bölümü başarıyla çıkarıldı. Cerrahi müdahalenin ardından tedavi kemoterapi ile sürdürüldü.

Aynı zamanda uzun süre hareketsiz kalmaktan kaynaklanabilecek kas-iskelet sistemindeki sorunların önlenmesi amacıyla rehabilitasyon süreci eş zamanlı olarak başlatıldı. Tedavi süreci devam eden Nikoloz Sichinava’nın, hekimlerin takibiyle zamanla tamamen sağlığına kavuşması bekleniyor.

Nikoloz’un annesi Sofio Sichinava, oğlunun hastalığının 1,5 yaşındayken başladığını belirterek şunları söyledi:

“Bazı belirtiler fark ettiğimizde hemen hastaneye gittik. Orada serumlar takıldı, çeşitli tetkikler yapıldı. Yapılan işlemler sonucunda hidrosefali olduğu anlaşıldı. Bu teşhisi öğrendikten sonra Türkiye’ye geldik.

Orada hidrosefali tanısı konulduktan sonra şant takıldı ve ameliyat yapıldı. Ancak biz yalnızca bir doktorun bakış açısı ve tedavisiyle yetinmek istemedik. Türkiye'de önce muayeneler yapıldı. Oğlum detaylı şekilde incelendi, çeşitli tetkikler yapıldı ve ülkemizde takılan şant yeniden kontrol edildi.”

‘AMELİYAT OLDUKÇA HEYECANLI VE ZOR BİR SÜREÇTİ’

Türkiye'deki tedavi sürecini aktaran Sichinava, “Bu süreçte şantla ilgili bir düzeltme yapıldı. Ardından Nikoloz çok uzun süren bir ameliyata alındı. Ameliyat yaklaşık 10 saat sürdü. Hepimiz için oldukça heyecanlı ve zor bir süreçti. Oğlumun ameliyatını Prof. Tolga Turan Dündar gerçekleştirdi. Ameliyat sırasında tümör büyük ölçüde temizlendi, sadece çok küçük bir kısmı kaldı. Ameliyattan sonra kısa bir süre geçti ve ardından kemoterapi tedavisine başladık. Medicana Zincirlikuyu Hastanesi sağlık ekibine ve doktorlarımıza güveniyoruz. Tedavi sürecine kararlılıkla devam ediyoruz. Olumlu sonuçlar alacağımıza yürekten inanıyoruz” dedi.

‘İLK GÖRÜNTÜLEMELERİN ARDINDAN HIZLI HAREKET ETMEMİZ GEREKTİ’

Türkiye'deki tedavi sürecini yürütmekte olan Medicana Zincirlikuyu Hastanesi'nden Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tolga Turan Dündar, “Ülkesinde huzursuzluk ve uyku eğilimi nedeniyle yapılan görüntülemelerde, beyinde su toplaması ve beyin ortamında bir lezyon tespit edildi. Hastamızı hemen kabul ettik. İlk görüntülemelerin ardından hızlı hareket etmemiz gerektiği anlaşıldı. Bu nedenle çocuğumuzu acil olarak aldık. Öncelikle kafa içi basıncı azaltmak amacıyla ventriküloperitoneal şant işlemi gerçekleştirdik. Bu süreçte hastamızın tetkiklerini yaptık ve alerjik bir altyapısı olduğunu gördük. Bu nedenle adım adım ve çok dikkatli ilerlememiz gerekiyordu” dedi.

‘AMELİYAT YAKLAŞIK 10 SAAT SÜRDÜ’

Prof. Dr. Dündar, “Daha sonra MR görüntülemeleri yapıldı, analizler gerçekleştirildi. Radyoloji birimleriyle konsültasyonlarımız oldu. Pediatrik Onkoloji heyetimizde çocuğun MR görüntüleri tekrar değerlendirildi ve ameliyat kararı alındı. Yaklaşık 10 saat süren bir ameliyat sürecini başarıyla atlattık. Ameliyat sonrası hastamızı yoğun bakıma, ardından servis sürecine aldık. Prof. Dr. Tezer Kutluk hocamız Pediatrik Onkoloji sürecini yürüttü. Radyolojide Prof. Dr. Ayşe Aralaşmak, nöro-radyoloji alanında oldukça deneyimli bir isim. Günümüzde tedaviler bu incelemelere dayanarak planlanmaktadır.” ifadelerini kullandı.

‘GENETİK VE MOLEKÜLER ANALİZ SONUÇLARI DOĞRULTUSUNDA TEDAVİ PLANLAMASI YAPILDI’

Çocuk Pediatrik kanser tedavilerinin zorluğuna dikkat çeken Prof. Dr. Dündar, “Bu hastamızda, ne kadar ayrıntılı analiz yapılırsa, yeni nesil ilaçlardan çocuklarda o kadar olumlu sonuçlar elde edebiliyoruz. Bu hastada da benzer şekilde olumlu yanıtlar gözlemledik. Düzenli kontrollerimiz devam ediyor. Çocuğumuz uzun süre hareketsiz pozisyonda yattığı için kas-iskelet sisteminin yeniden güçlenmesi adına rehabilitasyon sürecine başlandı. Aynı zamanda genetik ve moleküler analiz sonuçları doğrultusunda tedavi planlaması yapıldı. Şu anda ameliyatın üçüncü-dördüncü ayındayız.” şeklinde konuştu.

‘YAKLAŞIK 7 SANTİMETRE BÜYÜKLÜĞÜNDE BİR LEZYON VARDI’

Prof. Dr. Dündar, “Yaklaşık 7 santimetre büyüklüğünde, beynin ana toplardamarlarıyla çevrili büyük bir lezyon vardı. Pediatrik dönemde dokuların ayırt edilmesi, erişkinlere göre daha zordur. Yenidoğan döneminden gelen dokular daha yapışkan olabiliyor ve bu da ameliyatı zorlaştırabiliyor. Damar yapılarının zarar görmesi durumunda çocuk ciddi nörolojik kayıplar yaşayabilirdi. Bu noktaya kadar tüm süreci detaylı analizlerle yönettik.” dedi.

‘KEMOTERAPİ İLAÇLARI BİR SÜRE DAHA DEVAM EDECEK’

Prof. Dr. Dündar, “2,5 yaş, özellikle dikkat edilmesi gereken bir dönemdir. Bu yaşta karaciğer, beyin dokusu ve diğer organların gelişimi devam etmektedir. Yenidoğan döneminden kalan bazı kanser hücrelerinin beyin dokusuna yerleşmesi hem ameliyatı hem de yönetimi zorlaştırabilmektedir. Şu anda herhangi bir nörolojik defisit yok; genel durumu oldukça iyi. Kemoterapi ilaçları bir süre daha devam edecek. Genetik yapı nedeniyle zaman zaman bulantı, kusma ve reflü benzeri durumlar görülebiliyor. Beslenme, enfeksiyonlardan korunma ve hareket konusunda çok dikkatli ilerliyoruz” ifadelerini kullandı.

reklam

YORUM YAP