reklam
reklam
DOLAR 44,9320 % 0.1
EURO 52,7970 % -0.01
STERLIN 60,7401 % 0.01
FRANG 57,6273 % 0.22
ALTIN 6.888,85 % 1,14
BITCOIN 78.002,37 2.783
reklam

Kadın Katiline 'Rahatsız Etmiyor' Diye Uzaklaştırma Vermemişler

Yayınlanma Tarihi : Google News
Kadın Katiline 'Rahatsız Etmiyor' Diye Uzaklaştırma Vermemişler
reklam

Zonguldak'ın Kilimli ilçesine bağlı Şirinköy'de geçen Aralık ayında yaşanan cinayette 45 yaşındaki Tülay Ündeş, boşanma aşamasında olan eşi Yusuf Ü. tarafından sokak ortasında, annesi Zaide Alkaç (64) ile birlikte öldürüldü.

Baba Halil Alkaç'ın, damadının tehditleri yüzünden evinin çevresine güvenlik kamerası taktırdığı anlaşıldı. Anne ve kızın katledildiği o anlar, babanın evine kurdurduğu güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi.

Eşinin ve Kızının Son Anları Kameraya Kaydedildi

Damadı Yusuf Ü.'nün (51) silahlı saldırısında eşini ve kızını kaybeden Halil Alkaç, cinayet anını kaydeden güvenlik kamerasının hikayesini gözyaşları içinde anlattı. Alkaç, damadının sürekli tehditler savurduğu için evinin her köşesine kamera sistemi kurdurdunu, fakat bu kameraların eşinin ve kızının son anlarını kaydettiğini belirtti.

Sürekli Bizi Tehdit Etti

Kızı Tülay'ın mezarı başında dualar eden Halil Alkaç, damadı Yusuf Ü.'nün yıllardır Tülay'a şiddet uyguladığını ifade etti. Kızının kendisine sığındığını anlatan Alkaç, süreci şu sözlerle aktardı:

“Zahide Alkaç'ın eşiyim. Tülay Alkaç'ın da babasıyım. 31 senedir evliler. Sürekli tehdit görüyor kızım, 31 senedir şiddete maruz kalıyor. Geldi, ‘Dayanamayacağım artık baba' dedi. Ben de ‘Kesin kararlıysan ben sana bakarım. Ama kararlı değilsen 3 tane çocuğu var. Karar senin' dedim. O da ‘Yok baba, öleceğim yine gitmeyeceğim' dedi. Kocası geldi bizi tehdit etti. Sürekli bizi tehdit etti.”

İkinci Uzaklaştırmaya Ret Verdiler

Hukuki süreci takip ettiklerini, ancak tehditlerin asla sona ermediğini vurgulayan acılı baba, “Biz karakola başvurmaya başladık. Karakola defalarca gittim. Çaycuma'da mahkeme süreci devam ediyordu. Oradan da bir cevap yok. Uzaklaştırması vardı ama 6. ayda süresi bitmiş. Ondan sonra uzaklaştırma talep ettik, ret verdiler.” dedi.

Canımın Yanması mı Gerekirdi?

Damadı Yusuf Ü.'nün akrabalarına da zarar verdiğini anlatan Halil Alkaç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burada amcasının evini kurşunladı, babasının evini yaktı. Halasının evini taşladı, kız kardeşini bıçakladı. İlla benim canım yanması gerekiyordu? Ben bunu görevlilere olay günü de söyledim. ‘Yani illa dedim benim canım mı yanması gerekiyordu?' Benim iki tane canım yandı. Evim söndü, hayatım söndü. Bundan sonra hayatım da yani ne bileyim ben bunlara ne kadar dayanabileceğim? Orada iki tane canım yatıyor. Birinden 49 yıllık evliyim, biri de 45 yaşında kızım. Yani söyleyecek çok şey var. Ama sözün bittiği yerdeyiz. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum.”

Korkudan İntihar Etti

Daha önce yaşanan bir olayı da anlatan Halil Alkaç, damadının kızını ve torunlarını korkuttuğunu ifade ederek şunları söyledi:

“Kızım intihara kalkıştı. 4 gün Bolu'da yoğun bakımda kaldı. 35 gün de Zonguldak'ta psikiyatri tedavisi gördü. Belgelerde hepsi mevcut. 60 sayfa tehdit mesajıyla gittim karakola en son gittiğimde. Kızımın intihar olayı akşamı, Yusuf Ü. geldi. Biz uykudan uyandık ‘Tülay intihara kalkıştı' diyor. ‘Sen Tülay'ın intihara kalkıştığını nereden biliyorsun?' diye sorduğumuzda, meğerse kızımı sıkıştırmış. Zorlamış ‘geleceğim babanı vuracağım, anneni vuracağım' diye. Çocuk da korkudan intihara kalkışmış. Oğlunu evden kovmuş. Ayağını da ayakkabılarını dahi vermemiş. 15 yaşındaki oğlu okula kendi imkanlarımla gönderiyorum. 3 tane oğlu var. Üçüne de ayrı ayrı sorabilirsiniz. Hepsini de ben büyüttüm. 31 senelik evlilikte çocuklarda hiçbir zaman babalık yapmadı. Bu köylüye sorsunlar, bu millete sorsunlar. Yani Allah için konuşsun, herkes söylesin.”

Millet de Bakıyor

Olay günü yaşananları gözyaşları içinde anlatan Alkaç, tehditler nedeniyle evinin her köşesine taktırdığı kameraların eşi ve kızının son anlarını kaydettiğini söyledi. Alkaç, “Kahvaltı hazırladım onlara, kahvaltı yaptık. Az ileride amcamın evi var. Dediler ki ‘amcam da hasta. Biz bir amcama gidip gelelim.' Ben de dedim bir Kilimli'ye kadar gideceğim. Arabanın bakım işleri vardı. Buradan Kilimli'ye vardım. Daha arabayı falan göstermedim. Telefon geldi peşimden. İşte 'Zahide yengemle Tülay'ı vurdu Yusuf' dediler. Acil geldim. Geldim burada ikisi yani oraya atıvermişler sanki köpek ölüsü gibi, insan değil. Biri bir tarafta yatıyor, biri bir tarafta. Millet de seyre bakar gibi bakıyor. İki dava boşanma mahkemesine gittik. Hep tehdit, hep tehdit. Öldüreceğim, edeceğim. O tehdit ettikçe biz bildirdik. Ama maalesef. İki tane can gitti, iki tane canımız gitti. Kameralarım gösteriyor oradan. Evin kamerası gösteriyor. Hem evimin kamerası var hem köyün kamerası var. Net gösteren de benim evimin kamerası. Bunun bu tehditlerinden dolayı evine her tarafına kamera bağlattım.” diye konuştu.

Biz Sesiimizi Duyuramadık

Annesini ve ablasını kaybeden Ayşe Demir (38), yaşananlara tepki gösterdi. Demir, “Biri benim annem, diğeri ablam olur. Hiçbir kadının sonu böyle olmamalı. Hiçbir kadın bu şekilde ölmemeli. Altıncı ayda korktuğunu belirten bir dilekçesi var. Bu dilekçeyi verdi fakat sana zarar vermiyor diye dilekçesi ret gördü. Hepsi de mesajlar, tehdit mesajları. Biz kesinlikle sesimizi duyuramadık. Ben yetim kaldım, yeğenlerim yetim kaldı, babam yalnız kaldı. Hiçbir kadının sonu böyle olmamalı. Artık birileri sesimizi duysun. Daha kaç kadın ölecek?” dedi.

reklam

YORUM YAP