

Iğdır Çalışan Gazeteciler Cemiyeti, 19 Eylül Gaziler Günü'nde gerçekleştirilen tören esnasında meydana gelen bir olayın İhlas Haber Ajansı (İHA) tarafından “Valiye şemsiye var, gazilere yok” başlığı ile haberleştirilmesinin ardından, ajansın Iğdır Muhabiri Sebahattin Yum’un gözaltına alınması ve bu durumu görüntüleyen İHA Iğdır Muhabiri ve Iğdır Çalışan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ercan Tunç'un da gözaltına alınmasına tepki gösterdi.
Iğdır Çalışan Gazeteciler Cemiyeti tarafından yapılan açıklamada, “Iğdır'da 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla düzenlenen tören sırasında yaşanan bir olayın, İhlas Haber Ajansı (İHA) tarafından “Valiye şemsiye var, gazilere yok” başlığı ile haberleştirilmesinin ardından, ajansın Iğdır muhabiri Sebahattin Yum'un gözaltına alınması, basın özgürlüğü ve ifade hürriyeti açısından son derece endişe verici bir durumdur. Olaydan sonra meslektaşımız Sebahattin Yum'un emniyetten çıkışını görüntülemek isteyen İHA Iğdır muhabiri ve Iğdır Çalışan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ercan Tunç'un da gözaltına alınması, süreci daha da vahim hale getirmiştir.”
'Gazeteciler Demokrasinin Temel Direklerinden Biri'
Gazetecilerin, mesleki sorumlulukları gereği kamuoyuna bilgi ve görüntü aktarmaları suç değil, aksine anayasal güvencelerle korunan bir görevdir. Gazeteciler, demokrasinin temel direkleri arasında yer alır. Onların haber yapma ve gerçeği aktarma haklarının kısıtlanması, yalnızca bireysel bir sorun değil, aynı zamanda toplumun doğru bilgiye ulaşım hakkının da engellenmesi anlamı taşır. Haber, eleştiri veya yorum nedeniyle gazetecilere yönelik gözaltı ve baskı uygulamaları, demokratik değerlere zarar verir. Sebahattin Yum ve Ercan Tunç, uzun yıllardır Iğdır'da kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla özveri ile çalışan, meslek ilkelerine bağlı gazetecilerdir. Her iki meslektaşımızın görevlerini yaparken karşılaştıkları bu durum, basın özgürlüğü açısından kaygı vericidir. Iğdır Çalışan Gazeteciler Cemiyeti olarak, meslektaşlarımız Sebahattin Yum ve Ercan Tunç'un yanında olduğumuzu, olayın tüm yönleriyle aydınlığa kavuşturulmasını ve benzer sıkıntıların bir daha yaşanmaması için gerekli adımların atılmasını talep ediyoruz. Basın özgürlüğü, demokrasinin, şeffaf yönetimin ve toplumsal adaletin en temel güvencelerinden biridir. Gazetecilerin özgürce faaliyet gösterdiği bir ortam, güçlü bir toplumun da ön koşuludur. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.” ifadelerine yer verildi.


