

Amerika Birleşik Devletleri'nin büyük teknoloji firmalarını bölerek piyasa etkilerini sınırlama çabaları, son zamanlarda mahkemelerden gelen kararlarla zor bir duruma girdi. Federal otoriteler, Google ve Meta gibi bazı şirketlerin iş alanlarını ayırmalarını talep etmesine rağmen, yargı organları bu yönde kesin kararlar almaktan kaçındı.
Bu süreç, başlangıcını Donald Trump döneminde alan ve Joe Biden yönetimi ile birlikte genişleyen en kapsamlı antitröst hamlelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
MAHKEMELER DAHA TEMKİNLİ YAKLAŞIYOR
Financial Times'a göre savcılar, teknoloji şirketlerinin yasa dışı tekel oluşturduğuna dair bazı önemli bulgular elde etti. Ancak yargıçlar, şirketlerin bölünmesi ya da yıllar önce gerçekleşen satın almaların geri alınması gibi sert yapısal önlemlere karşı temkinli bir tutum sergiliyor.
ABD Adalet Bakanlığı’nın eski antitröst başkanı Jonathan Kanter, mahkemelerin daha güçlü bir müdahale göstermesini beklediğini belirterek, “Tekellerin oluşmasına ya da yasa dışı olarak sürdürülmesine baştan izin verilmemeli” şeklinde bir değerlendirmede bulundu.
YAPAY ZEKA ETKİSİ KARARLARI ŞEKİLLENDİRDİ
Yargı süreçlerinde, özellikle yapay zekadaki hızlı gelişmelerin etkili olduğu belirtildi. Google’a karşı açılan davada, mahkeme şirketin internet arama pazarında yasa dışı bir tekel oluşturduğuna karar verdi, ancak Chrome tarayıcısı ya da Android işletim sisteminin ayrılmasına yönelik bir talepte bulunmadı.
Hakim Amit Mehta, üretken yapay zekanın arama pazarını dönüştürme potansiyelinin karar üzerinde etkili olduğunu ifade etti. Benzer bir durumda Meta davasında mahkeme, TikTok’un yükselişi ve sosyal medya pazarındaki rekabetin değişimini gerekçe göstererek tekel iddialarını reddetti.
YAPISAL YAPTIRIMLARA DİKKAT
Mahkemeler, çok büyük ve karmaşık yapıdaki şirketlerin bölünmesiyle ilgili uygulanabilirlik konusunda kaygılarını dile getirdi. Hakimler, davranışsal düzenlemelerin yapısal müdahalelerden daha gerçekçi olabileceğine işaret etti.
Google’ın dijital reklamcılık davasında da mahkeme, şirketin bazı alanlarda kasıtlı olarak tekel oluşturduğunu kabul etti ancak reklam işinin bölünmesine yönelik taleplerin uygulanabilirliğini sorguladı. Bu davada nihai kararın bu yıl içinde verilmesi bekleniyor.
DAVALAR SÜRÜYOR, BELİRSİZLİK DEVAM EDİYOR
Apple ve Amazon’a karşı açılan davalar henüz sonuçlanmadı ve yargı süreçlerinin 2027 yılına kadar uzanabileceği öngörülüyor. Şirketler, kendilerine yöneltilen suçlamaların hem hukuki hem de pratik temelden yoksun olduğunu savunuyor.
Uzmanlar, son alınan kararların antitröst kurumlarının gecikmeli müdahalelerinin piyasa hakimiyeti üzerinde daha fazla baskı oluşturduğunu vurguluyor. Kanter, “Eğer bu davalar 10 yıl önce açılmış olsaydı, çözümler çok daha net ve uygulanabilir olurdu” ifadelerini kullandı.


