reklam
reklam
DOLAR 46,8874 % 0.09
EURO 53,7128 % 0.3
STERLIN 62,9692 % 0.37
FRANG 58,1019 % 0.28
ALTIN 6.131,20 % -0,08
BITCOIN 62.414,00 -0.634
reklam

Göller Yöresi Tehlikede: 34 Yılda 15 Metre Su Kaybı

Yayınlanma Tarihi : Google News
Göller Yöresi Tehlikede: 34 Yılda 15 Metre Su Kaybı
reklam

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Çevre Mühendisliği Bölümü'nden Dr. Meltem Kaçıkoç, Göller Yöresi'ndeki su kaybının ulaştığı alarm verici seviyeleri gündeme getirdi.

İklim değişikliği ve hatalı su yönetiminin gölleri tehdit ettiğini vurgulayan Kaçıkoç, üç ana göl üzerindeki son 34 yıllık değişim verilerini paylaştı.

Devlet Su İşleri (DSİ) verilerine dayanarak yapılan araştırmalara göre, 1990 yılından bu yana en önemli su kaybı Burdur Gölü'nde gerçekleşti. Dr. Kaçıkoç’un sunduğu veriler şöyle:

Burdur Gölü: 1990 yılında 851,88 metre seviyesindeki su, 2024 yılında 837,12 metreye düşerek toplamda 14,8 metrelik bir kayba uğradı.

Beyşehir Gölü: Türkiye'nin en büyük tatlı su rezervi, son 34 yılda 6,6 metre seviye kaybetti.

Eğirdir Gölü: Stratejik bir içme suyu kaynağı olan bu gölde su seviyesi 2,3 metre geriledi.

SU KAYBININ NEDENLERİ

Çıkan verilerin yalnızca azalan yağışlarla açıklanamayacağını belirten Dr. Kaçıkoç, “Kuraklık önemli bir unsur olmakla birlikte, plansız tarımsal sulama, yeraltı sularının kontrolsüz kullanımı ve havza yönetimindeki eksiklikler süreci hızlandırıyor. Sığ göllerde birkaç metrelik bir kayıp bile milyonlarca metreküp suyun kaybolması anlamına geliyor,” şeklinde konuştu.

Su hacminin azalmasının göllerin yenilenme kapasitesini azalttığını ifade eden Kaçıkoç, artan su sıcaklığının alg patlamalarına ve oksijen seviyesinin düşmesine neden olduğunu belirtti. Bu durumun hem biyolojik çeşitliliği hem de içme suyu güvenliğini ciddi şekilde tehdit ettiğine dikkat çekti.

NE YAPILMALI?

Modelleme çalışmalarının sonuçlarının endişe verici olduğunu aktaran Dr. Kaçıkoç, mevcut eğilimin devam etmesi halinde göllerin doğal dengesinin tamamen bozulacağına dair uyardı. Kamu kurumları, yerel yönetimler ve vatandaşların iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini belirten Kaçıkoç, “Su çekimleri izlenmeli, kirlilik azaltılmalı ve ekolojik direnç güçlendirilmelidir. Bugün atılacak adımlar, gelecekteki nesillerin su güvenliğini sağlayacaktır,” ifadelerini kullandı.

reklam

YORUM YAP