

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), geçen yıl yüzde 48 artış göstererek 4.191 başvuru aldı. Bu başvuruların yüzde 35'i işkence ve kötü muamele, yüzde 31'i ise ayrımcılık iddialarından oluştu.
2024'te 2.837 olarak kaydedilen başvuru sayısı, 2025'te yaklaşık yüzde 48 artışla 4.191'e yükseldi.
Kurumun faaliyetlerine başladığı 2017'den itibaren toplam başvuru sayısı 17.091'e ulaşmış durumda.
Geçtiğimiz yıl, başvuruların en yüksek olduğu yıl olarak kayıtlara geçti. Başvuruların yüzde 35'i işkence ve kötü muamelenin önlenmesine yönelik Ulusal Önleme Mekanizması kapsamında meydana gelen müracaatlardan oluştu.
İkinci sırada ise yüzde 31 ile ayrımcılık yasağının ihlaline ilişkin başvurular yer aldı.
Ayrımcılık yasağına dair başvuruların engellilik temelli olanları yüzde 25 ile ilk sırada gelirken, bunu yüzde 12 ile cinsiyet ve yüzde 8 ile sağlık durumu temelli başvurular takip etti.
Geçen yıl TİHEK’e başvuranların yüzde 82'sini erkekler, yüzde 18'ini ise kadınlar oluşturdu.
Kurum, yapılan incelemeler sonucunda 61 kararda ayrımcılık yasağının ihlal edildiğini tespit etti ve bu durumda toplam 9 milyon 807 bin 830 lira idari para cezası uygulandı.
İşkence ve Kötü Muamele Önleme Çalışmaları
İşkence ve kötü muamele yasağı kapsamında geçen yıl 5 ihlal tespit edildi. İdari yaptırım uygulanan incelemelerde, “görme engelli bir bireyin aboneliği olan dijital platformun erişilebilir olmaması, çocukların farklı uyruklara sahip olmasından dolayı okul kayıtlarının gerçekleştirilememesi, 65 yaş üstü bireylerden noterde sağlık raporu talep edilmesi ve tesettür nedeniyle bir tesisin havuzundan yararlanmanın engellenmesi” gibi sorunlar ön plana çıktı.
2025 yılında TİHEK, güncel insan hakları konularında panel, çalıştay ve sempozyumlar dahil olmak üzere 14 organizasyon düzenleyecek. Ayrıca, Gazze ve Suriye gibi bölgelerde ihlallere dair raporlama, saha incelemesi ve uluslararası iletişim faaliyetlerine devam edilecek.
Kurul, yıl boyunca eğitim ve izleme faaliyetleri gerçekleştirerek, işkence ve kötü muamenin önlenmesine yönelik çalışmalar çerçevesinde 41 şehirde “kişilerin özgürlüğünden yoksun bırakıldığı” veya “koruma altında tutulduğu” 77 mekanı ziyaret etti.
Hak Arama Bilinci Gelişiyor
TİHEK Başkanı Fahrettin Altun, insan haklarının korunması ve ayrımcılıkla mücadele çalışmalarının toplumsal karşılığının artık daha görünür hale geldiğini dile getirdi.
Geçen yıl kuruma yapılan başvurulardaki yüzde 48'lik artışın memnuniyet verici olduğunu vurgulayan Altun, “Bu artış, vatandaşların hak arama bilincinin arttığını ve kurumumuza duyulan güvenin pekiştiğini gösteriyor.” dedi.
Altun, TİHEK'in insan haklarının korunması, ayrımcılıkla mücadele ve işkence ile kötü muamelenin önlenmesi alanında önemli sorumluluklar üstlendiğini belirtti.
Ulusal Önleme Mekanizması görevi çerçevesinde cezaevleri ve geri gönderme merkezleri gibi yerlerde habersiz ziyaretler gerçekleştirildiğini duyuran Altun, bu ziyaretlerin işkence ve kötü muameleye karşı sahaya dayalı tespitlerin yapılmasına olanak sağladığını aktardı.
Bu kapsamda Altun, hazırlanan rapor ve önerilerin ilgili kurumlarla paylaşılarak uygulamaların iyileştirilmesine yönelik katkı sağlandığını kaydetti.
“Vatandaşlarımızın Eşitlik Taleplerine Destek Olmak Görevimiz”
Altun, Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’nin bağımsız izlenmesi ve insan ticareti ile mücadelede ulusal raportörlük görevlerinin etkin bir şekilde yürütüldüğünü ifade etti.
TİHEK’in 2026 yılında uluslararası görünürlüğü ve kurumsal kapasitesinin artırılması için çalışmalarına hız vereceğini belirten Altun, kurumun Paris Prensipleri ile tam uyumlu bir yapıya kavuşması ve ulusal insan hakları kurumları arasında “A düzeyinde” akredite edilmesi için kararlılıkla çalışacaklarını vurguladı.
Altun, insan hakları kültürünün hayatın her alanında yerleşmesi ve güçlenmesi amacıyla çabalarını sürdüreceklerini belirtirken, “Vatandaşlarımızın eşitlik taleplerine herhangi bir ayrımcılık olmaksızın destek sunmayı temel bir sorumluluk olarak görüyoruz.” dedi.
Ayrıca, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, akademi ve uluslararası paydaşlar arasında köprü görevi üstlenerek, ülkemizdeki insan hakları standartlarının geliştirilmesi için faaliyetlerini kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti.


