

Türk siyasetinde geçen yıl rekor seviyeye ulaşan transfer hareketleri, 2026’nın ilk günlerinde de devam ediyor.
Gelecek Partisi'nden ayrılıp bağımsız kalan İsa Mesih Şahin, CHP'den ihraç edilmek üzere istifa eden Hasan Ufuk Çakır ve DEVA Partisi'nden ayrılan İrfan Karatutlu, rozetlerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden alarak AKP'ye katıldılar.
Çakır, CHP'de iftiraya uğradığını belirterek, “Kolay olan susmaktı, zor olan dik durmaktı. Ben zoru seçtim. Bugün buradayım. İnançla, cesaretle… Rabbim utanmasın, milletimiz var olsun. İki başkomutan var, biri Mustafa Kemal Atatürk, diğeri Recep Tayyip Erdoğan” dedi.
Ardından Erdoğan'a asker selamı verdi.
Şahin, daha önce de iktidar tarafında olduğunu hatırlatarak “Yuvaya dönüş” mesajını yineledi. Karatutlu da benzer bir açıklamada bulunarak, “Zihnen zaten buradaydım, artık bedenen de buradayım. Allah razı olsun” dedi.
BÜTÇEYE HAYIR DEMİŞLERDİ
Bugün Erdoğan ve AKP grubuyla 'aile' fotoğrafı veren Şahin ve Karatutlu, Aralık 2024’te kabul edilen bütçe teklifine 'ret' oyu vermişti.
Şahin, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’ndaki konuşmasında asgari ücretin 'insan onuruna yakışır seviyede' olması gerektiğini vurguladı:
“Değerli milletvekilleri, evet, makro verilere baktığımızda büyüyoruz ancak asıl mesele bu büyümenin tabana yayılmasıdır. Evet, enflasyon düşüyor, bu olumlu bir gelişme ama önemli olan bu düşüşün çarşıda, pazarda, mutfakta daha fazla hissedilebilmesidir.”
'EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI, ASGARİ ÜCRETİN ALTINDA OLMAMALI'
Büyüme önemli ama asıl olarak adil büyüme gerekmektedir; zira burada bütçe, vatandaş için bir umut belgesi olmalıdır. Emekli, asgari ücretli, dar gelirli, genç, işçi, çiftçi, memur ve esnaf, kısacası 86 milyon vatandaşımız bu bütçede umudu bulabilmelidir.
Burada önemli bir detayın altını çizmek isterim: Asgari ücret insan onuruna uygun bir seviyede belirlenmelidir; en düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesinin altında olmamalıdır; Türkiye'ye yakışan budur.”
Bu noktada asgari ücretin Cumhuriyet tarihinde ilk kez sendikalar tarafından ölçülen 'açlık sınırının' altında kaldığını hatırlatalım.
KARATUTLU SAĞLIK BAKANI'NA ÇIKIŞTI, REST ÇEKTİ
Karatutlu, bütçe görüşmeleri sırasında Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na yönelik eleştirileriyle dikkat çekti.
Memişoğlu'nu 'vermediği sözlerle suçlayan' milletvekili, “Deprem bölgesinin tek muhalefet tıp doktoru milletvekili olarak bir buçuk yıldır Sayın Bakan’dan randevu alamıyorum” dedi:
İrfan Karatutlu: (…) Dün Türkmenistan'da Uluslararası Barış ve Güven Forumu toplantısında Sayın Cumhurbaşkanımız çok güzel bir konuşma yaptı ve sonunda dedi ki: 'Barış ancak adaletle, güven ancak karşılıklı saygıyla, istikrar ancak diyalog ve iş birliğiyle mümkündür.'
Bakalım, bütçe sonrası Sayın Cumhurbaşkanından randevu talep edeceğim, Sayın Sağlık Bakanı kadar uzatacak mı bu konuyu, merak ediyorum.
CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez: Ya, Sayın Bakan hâlâ randevu vermedi mi?
İrfan Karatutlu: Hayır efendim.
CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez: Verin gitsin Sayın Bakan ya!
Karatutlu, bu 'dertleşmenin' ardından deprem bölgesinde yaşananlarla ilgili uzun uzun bilgiler verdi:
“Bakan diyor ki 'Ben hastaneyi yıl sonunda açacağım.' O yıl sonunda, 31 Aralık’ta hastanenin önünde olacağım gece, Maraş Devlet Hastanesi'ni açabilecek misiniz, açamayacak mısınız?”
Çakır'ın ise bütçe oylamasına katılmadığı ve Genel Kurul'daki görüşmeler sırasında da söz almadığı dikkat çekti.


