reklam
reklam
DOLAR 43,1388 % 0.21
EURO 50,2459 % -0.08
STERLIN 57,9216 % -0.16
FRANG 53,8831 % 0.06
ALTIN 6.251,35 % 0,91
BITCOIN 90.677,12 -0.702
reklam

Rojin Kabaiş'in Babası: Gerekirse Ankara'da Açlık Grevine Gireceğim

Yayınlanma Tarihi : Google News
Rojin Kabaiş'in Babası: Gerekirse Ankara'da Açlık Grevine Gireceğim
reklam

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü birinci sınıf öğrencisi olan 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, eğitimine başladıktan sadece üç gün sonra, 27 Eylül akşamı Van Gölü sahilinde kayboldu. Genç kızın cesedi, 15 Ekim tarihinde kaybolduğu yerden 24 kilometre uzaktaki Mollakasım Köyü sahilinde yapılan ihbar sonucunda bulundu.

Rojin'in babası Nizamettin Kabaiş, “15 aydır bu acıyı yaşıyoruz, 'Rojin'e ne oldu?' sorusunu soruyoruz ama yanıt alamıyoruz. 23 kez Van'a gittim. Evde duramıyorum” diyerek sürekli olarak savcılık, emniyet ve baro yöneticileri ile görüştüğünü belirtti.

Kabaiş, “Üniversite ile iletişime geçeceğim. Rektöre özel olarak soracağım, 'Ben kızımı sana emanet ettim. Niye çaba göstermiyorsun? Niye bu genç kızın başına ne geldiğini sormuyorsun? Hangi şüphelilere odaklandın? Neden açıklamıyorsun?' demek zorundayım. Çünkü ben kızımı sizin emanet ettim. Sen de bir devlet kurumundasın. Rica ediyorum, devlet neden benim kızıma ne olduğunu söylemiyor? Kim katletti? Neden bu bilgiyi saklıyorlar? Biz acı çekiyoruz. İki kişiye ait DNA sonuçları ortada dururken neden araştırma yapılmıyor?” diye konuştu.

'Neden O Kadar Geç Gönderildi?'

Soruşturma kapsamında Rojin Kabaiş'in cep telefonunun incelenmek üzere İspanya'ya gönderildiğini ifade eden Kabaiş, “Olaydan bir veya iki ay sonra da gönderilebilirdi. Neden bu kadar gecikti? 15 ay geçti. Umarım en kısa sürede İspanya'dan gelir, bir umut doğar. Orada bir delil ya da kanıt tespit edilirse, her şey netleşir, katiller bulunur ve daha rahat edebiliriz. Şu anda belirsizlik zor bir durum. Evladımız katletildi, ailece acı çekiyoruz. Şimdiye kadar tüm deliller karartıldı. Güvenlik kameraları silinmiş. 15 ay geçtikten sonra ne yapılabilir ki? Neden açıklama yapılmıyor? Devletin büyükleri, üç kez Ankara'ya gittim, tekrar gideceğim. Gerekirse orada açlık grevine gireceğim. Meclis kapısından kalkmayacağım. Kızımın başına ne geldi?” dedi.

'Devlet Büyüklerine Rica Ediyorum'

İki DNA örneğini hatırlatan Nizamettin Kabaiş, “İki büyük delil var. Birincisi, iki erkeğe ait DNA. İkincisi ise Rojin'in atletinin üzerinde bulunan bir kadına ait kan izi. Bunların araştırılmasını istiyorum. Neden araştırılmıyor? Nereye kadar bu kovalamaca olacak? Soru soruyoruz, yanıt alamıyoruz. Rojin'e ne oldu? Cevap yok. Oradaki güvenlikçilere niye bir soruşturma açılmadı? Neden görevden alınmadılar? Rojin'in değerini düşürmek mümkün değil” şeklinde konuştu.

'Telefonun Açılmasını Bekliyoruz'

“Dosyaya büyük katkı sağlayacak telefonun açılmasını dört gözle bekliyoruz.”

Van Baro Başkanı Sinan Özaraz, soruşturma dosyasını dikkatle takip ettiklerini ve Rojin'in ailesinin yanında olduklarını belirtti. Soruşturmanın başında “intihar” algısı oluşturulmasıyla mücadele verdiklerini ifade eden Özaraz, Adli Tıp'tan gelen son raporla olayın “şüpheli ölüm” haline dönüştüğünü anlattı.

Savcılıktan DNA sonuçlarıyla uyuşan şüphelilerin tespiti talep ettiklerini dile getiren Özaraz, Rojin'in telefonunun da İspanya'dan gelmesini beklediklerini ve bu bilgiyle hakikate ulaşma yolunda ilerlemek istediklerini aktardı.

'Etkili Olmayan Soruşturma Daha Etkili Bir Aşamaya Geçti'

Soruşturmanın başında ciddi hukuksuzluklar yaşandığını söyleyen Özaraz, “Etkili yürümeyen soruşturmanın daha etkili bir aşamaya geçtiğine inanıyoruz. Buradaki temel talebimiz, gerçeğin ortaya çıkması ve adaletin sağlanmasıdır. Kamuoyu vicdanının tatmin edilmesi, ailenin kendi çocuklarının akıbetini öğrenmesi temel hakkıdır.” dedi.

Özaraz, şüpheli kadın ölümlerinin Türkiye'de sıklıkla etkili soruşturmaların yapılmadığını ve faillerin cezasız kaldığını vurgulayarak, bu dosyanın benzer akıbetlere uğramaması için sonuna kadar mücadelenin devam edeceğini belirtti.

'Savcılık Tarafından Soruşturma İzni İstendi'

Üniversitenin ve yurdun ihmal ve sorumlulukları noktasında dosyanın başından beri bir şikayetlerinin bulunduğunu aktaran Özaraz, “Son aşamada dosyalar ayrıldı. Üniversite ile ilgili yürüyen soruşturma Yükseköğretim Kanunu gereği üniversite tarafından takip ediliyor. Aynı zamanda yurtla ilgili olarak savcılık tarafından soruşturma izni istendi ve bunun için bekliyoruz.” dedi.

Rojin'in yurttan çıkıp geri dönmemesi nedeniyle aileye haber verilmemesi ve polise geç bildirilmesinden doğan bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Özaraz, bu konuda da soruşturmanın etkin bir şekilde yürüyeceğine inandıklarını ifade etti. Ayrıca, yurt ve üniversitedeki güvenlik görevlileri ile ilgili taleplerinin savcılıkça takip edildiğini belirtti.

reklam

YORUM YAP