

Bu film senaryosunu andıran gerçek hikâye, 2000 yılında başladı. Netflix'in kurucuları Reed Hastings ve Marc Randolph, video kiralama sektöründeki dev Blockbuster'ın CEO'su John Antioco ile bir araya geldi ve henüz kâr etmeyen, DVD'leri posta yoluyla kiralayan şirketlerini satmayı teklif etti.
O dönemde Netflix'in yaklaşık 300 bin abonesi bulunuyordu. Teklif ettikleri bedel ise 50 milyon dolardı ve ayrıca Blockbuster'ın çevrimiçi kiralama işini yönetmek istiyorlardı.
Ancak Antioco bu teklifi reddetti. Bu karar, tarihe geçerek Blockbuster'ın 2010 yılında iflas başvurusu yapmasına neden olurken, Netflix ise eğlence dünyasında dev bir oyuncu haline geldi.
NETFLIX'TEN TARİHİ WARNER BROS. ADIMI
15 yıl sonra Netflix, hikâyenin devamını yazmaya hazırlanıyor. Şirket, Aralık ayı başında Warner Bros. film ve televizyon stüdyoları ile HBO ve HBO Max’i kapsayan toplamda 82,7 milyar dolarlık büyük bir teklifle bu yapının yeni sahibi olmayı hedeflediğini duyurdu.
Bu gelişme, 2010 yılında Time Warner CEO'su Jeff Bewkes’in Netflix’i Hollywood için bir tehdit olarak görmeyip küçümsemesiyle daha da ironik bir hale geldi.
DEV ANLAŞMA, BELİRSİZLİKLER VE GÜÇ GÖSTERİSİ
Netflix, bugüne kadar bu boyutta bir satın alma girişiminde bulunmamıştı. Ayrıca Paramount'un Warner Bros. Discovery için düşmanca bir teklif hazırlığında olduğu düşünülüyorsa, bu durum anlaşmanın kesinliğini belirsiz kılıyor. Ancak bu duruma rağmen, Netflix'in geldiği nokta, şirketin sadece bir sektörü dönüştürmekle kalmadığını, aynı zamanda onu bünyesine katabilecek güce ulaştığını gösteriyor.
Netflix’in 2025 yılı için planlanan içerik harcaması 18 milyar dolar civarında. Şirketin piyasa değeri ise 400 milyar dolara yaklaşarak Disney, Warner Bros. Discovery, Fox, Paramount ve Lionsgate gibi devlerin toplam değerini geride bırakmış durumda.
RİSK ALAN KÜLTÜR VE STRATEJİK DÖNÜŞÜMLER
Netflix’in başarısının arkasında, esnekliği teşvik eden bir kurumsal kültür yatmakta. Şirket birçok kez “asla yapmayacağız” dediği konularda stratejik dönüşümler gerçekleştirdi.
Örneğin, Netflix uzun süre özgün yapım üretmeyeceğini belirtirken, 2011'de David Fincher imzalı House of Cards için pilot bölüm görmeden iki sezonluk 100 milyon dolarlık bir anlaşma imzaladı. Şifre paylaşımını sorun olarak görmeyeceğini söyledi; fakat 2023’te “tek hane” kuralını sıkı bir şekilde uygulamaya başladı. Reklam ve canlı yayın planları yoktu, ama 2022 ve 2023’te her ikisini de hayata geçirerek 2024’te ilk büyük spor yayın hakları anlaşmasını imzaladı.
‘BAĞLAM, KONTROL DEĞİL’ FELSEFESİ
Reed Hastings, liderlik anlayışını “kontrol yerine bağlam” olarak tanımlıyor. Hastings’e göre yöneticilerin görevi, çalışanları sıkı kurallarla sınırlamak değil, hedefleri ve riskleri net bir biçimde anlatmak.
Bu yaklaşım, Netflix’in sinema salonlarına mesafeli duruşunu da değiştirdi. Warner Bros. anlaşmasıyla birlikte Netflix, filmlerini sinemalarda gösterme taahhüdünde bulundu. Şirketin eş CEO'su Ted Sarandos, yatırımcılara yaptığı açıklamada, “Cesur olmak ve sürekli evrilmek zorundayız. Yerimizde sayamayız” dedi.
HOLLYWOOD'UN ALIŞKANLIKLARINA ZIT BİR MODEL
Netflix'in iş yapma tarzı, Hollywood'un alışılmış yöntemlerine tamamen zıt. Geleneksel stüdyolar genellikle devam filmleri ve yeniden çevrimler üzerinde yoğunlaşırken, Netflix risk almayı tercih ediyor.
Şirketin eski yetenek yöneticilerinden Jessica Neal’a göre, Netflix kısa vadede müşteri memnuniyetsizliği yaşama pahasına uzun vadeli hedeflere odaklandı. 2011'de DVD işini Qwikster adıyla ayırma planı tepki çekti; ancak şirket bu durumu bir öğrenme süreci olarak değerlendirdi.
DEĞİŞMEYEN TEK ŞEY: KÜLTÜR
Bugün dünya genelinde yaklaşık 14 bin çalışanı olan Netflix'te, ilk iş modelinden çok az şey kalmış durumda. Ancak şirket kültürü büyük ölçüde değişmedi. Tatil ve harcama takibi yapılmaması, üst düzey maaşlarda şeffaflık ve “keeper test” gibi uygulamalar hâlâ yürlükte.
Netflix’in iç kültürü, kimi zaman “tuhaf” olarak tanımlansa da şirketin en güçlü silahı olarak öne çıkıyor. Zamanında küçümsenen “Arnavut ordusu” benzetmesi bile çalışanlar için bir motivasyon kaynağı haline geldi.
Bir zamanlar sadece 300 bin abonesi olan küçük bir DVD kiralama girişimi, bugün 190'dan fazla ülkede 300 milyondan fazla kullanıcıya ulaşarak Hollywood'un merkezine yerleşti. Netflix’in hikâyesi, dijital çağda cesur stratejilerin bir endüstriyi nasıl dönüştürebileceğinin en ilginç örneklerinden biri olarak algılanıyor.
* Bu makale, Fortune dergisinden alıntıdır.


