

Suriye Dışişleri Bakanlığı, Halep'te gerçekleştirilen operasyona ilişkin bir yazılı açıklama yayımladı. Bakanlık, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
– “Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, Suriye hükümetinin Halep şehrinin bazı bölgelerinde, özellikle Şeyh Maksud ve Eşrefiye'de, sınırlı bir kapsam ve hedefle düzenlenen bir güvenlik operasyonu yaptığına dikkat çekmektedir. Bu tedbirler, Suriye devletinin şeffaflık, hukukun üstünlüğü ve ayrımcılık yapmama ilkelerine olan bağlılığı çerçevesinde, PYD'ye bağlı YPG tarafından yapılan güvenlik düzenlemeleri ihlalleri nedeniyle, sivillerin zarar görmesini önleyecek kamu düzenini yeniden sağlamak amacıyla alınmıştır.
– 8 Aralık 2024'te elde edilen kurtuluşun ardından, Suriye hükümeti, güvenlik mekanizmasını bir araya getirerek meşru devlet kurumlarının otoritesini pekiştirmek için kapsamlı bir ulusal strateji geliştirmiştir. Bu doğrultuda, Nisan 2025'te iki mahalledeki tüm devlet dışı askeri faaliyetlerin sona ermesi hedefiyle güvenlik anlaşmaları imzalanmıştır. Ancak bu anlaşmalar, 7 ve 8 Ocak 2026'da Halep'in yerleşim bölgelerine yönelik tekrarlanan silahlı saldırılar sonucunda ihlal edilmiştir.
“DIŞİŞLERİ MÜDAHALENİN ASKERİ BİR HAREKAT OLMADIĞINI TEYİT ETMEKTEDİR”
– Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, bu müdahalenin askeri bir harekat olmadığını, demografik değişiklikler gerektirmediğini ve etnik ya da dini nedenlerle hiç bir nüfus grubunu hedef almadığını belirtmektedir. Müdahale, yalnızca daha önceki anlaşmaların ihlal edilmesine neden olan ve ciddi ihlallerle bağlantılı belirli silahlı gruplara yönelikti.
– Suriye devleti, bu önlemlerle eş zamanlı olarak, insani yardım kuruluşlarıyla iş birliği yaparak güvenli insani yardım koridorları açmayı ve ileri müdahale noktaları kurmayı hedeflemiştir. Amaç, sivillerin korunmasına öncelik vermek ve normal sivil yaşamın yeniden sağlanması için hasar tespit çalışmalarına ve patlayıcı kalıntıların temizlenmesine başlamaktır.
– Ayrıca, alınan tedbirlerin gereklilik ve orantılılık ilkelerine uygun olduğu ve Halep'in sosyal yapısının ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilen Kürt topluluğunu hedef almadığı vurgulanmaktadır. Silahlar üzerindeki devletin tek yetkisinin yeniden sağlanması, istikrarı ve siyasi süreci desteklemek ve Suriye topraklarının güvenliği tehdit eden her türlü silahlı faaliyet için kullanılması önlenmek amacıyla kritik bir koşuldur.
– Bu çerçevede, Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, Suriye'nin istikrarını desteklemek ve toprak bütünlüğü ile egemenliğini korumak adına aktif ve yapıcı bir rol üstlenerek, bölge barışının güçlendirilmesine katkı sağlayan ABD, Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Fransa, Birleşik Krallık ve Mesut Barzani'ye teşekkür etmektedir.”


