

Günden güne artan hayat pahalılığı altında vatandaşlar, semt pazarlarında temel gıda ihtiyaçlarına erişim için alışveriş yapmaya çabalıyor.
Adana'nın Kozan ilçesinde pazarda çaycılık yapan Sıtkı Apuhan, şunları ifade etti:
“7 yaşımdan 55 yaşıma kadar çalıştım, beş kişilik ailemi geçindiriyorum, emekçiyim. Emekli olamadım. Çayı 10 liradan satıyorum. Çay, şeker, tüp ve işçi masraflarını kurtarmıyor ama başka çaremiz yok, ekmek parası için çalışmak zorundayız. Çay 250 lira, tüp bin lira, şekerin kilosu 50 lira. Geçinmek çok zor, bu koşullarda çok zor.”
'Hep Çare Arıyoruz'
Bir emekli vatandaş, “Maaşımız arttı, çok bile. Devlet çok arttırıyor. Doya doya harcıyorum, çeyrek dahi alıyorum. Normal şekilde geziyoruz, hayatımıza devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Başka bir vatandaş ise, “Ben yevmiyeciyim, nerede iş bulursam oraya gidiyorum; diğer günler boş. Pazara geliyorum, tane tane alıyorum. Evde kaç tane aile bireyi varsa, her birine birer tane alıp götürüyoruz. Fiyatlar ateş pahası. Domates 100 lira, elma 80 lira. Millet ne yapacak, ne edeceğini şaşırdı. Hep çare arıyoruz” dedi.
'Emekliler Tane Tane Alıyor'
Bir pazar esnafı ise şu sözleri sarf etti:
“Emeklilerimiz 'Turptan birer tane, havuçtan ikişer tane, limondan mesela bir tane istiyorum’ diyor. Sonra marulun fiyatını söylediğimde vatandaş, ‘Küçüğü yok mu?’ diye soruyor. Halk geçinemiyor, durum kötü. Vatandaş ‘pahalı’ diyerek her şeyi tane tane alıyor. Herkes can çekişiyor. Her şeyin yarısını alıyorlar, çeyrek alıyorlar. Mesela limonu tane tane alıyorlar. Halk perişan, durumları çok kötü.”
Bir diğer esnaf da, “Satışlar her geçen gün daha kötüleşiyor. Halk almakta zorlanıyor. Bu hafta örnek vermek gerekirse 10 kasa satıyorsak, diğer hafta 5 kasa satıyoruz. İşlerin içinden çıkamıyoruz, masraflar çok fazla. Vatandaş fiyatları duyunca, ‘çok pahalı’ diyor. Yarım kilo alan da var, kimi hiç alışveriş yapmadan gidiyor. Zaten işçi pazara gelemiyor. 1.200 lira yevmiye alıyor, o parayı harcadı mı geriye hiçbir şey kalmıyor” şeklinde konuştu.


