

ŞEHRİBAN KIRAÇ / NEFES
Yusuf, 32 yaşında evlenmek üzere. Gece gündüz yoğun bir şekilde çalıştığı için nişanlısı ile yeterince vakit geçiremiyor. Dışarıda bir kahve içmeye bile parası kalmadığı için buluşmalarını uzun zamandır yapamıyor. Nuran ise sabahları atölyede, akşamları ise merdiven temizliğinde çalışıyor. Yara bere içinde olmasına rağmen, engelli çocuğuna bakabilmek için ek işte çalışmaya mecbur. Ayşe de bir otel kat görevlisi ve hafta sonları evleri temizleyerek geçim mücadelesi veriyor. Türkiye genelinde milyonlarca insanın benzer zorluklarla yüzleştiği bu hikâyeler, geçim derdinin ne denli yaygın olduğunu gözler önüne seriyor. Hepsinin ortak kaygısı: “Çalışıyoruz ama geçinemiyoruz. Ek iş yapmazsak, aç kalıyoruz.”
Hayat pahalılığı nedeniyle birçok vatandaş, akşam saat 18.00-19.00'da sona eren mesaisinin ardından, yaşamlarını sürdürebilmek için durmaksızın çalışıyor. Asgari ücretin 2025 yılı itibarıyla 6 bin TL civarında eridiği, bu yıl ise 28 bin 75 TL olarak belirlendiği göz önüne alındığında, bu tutarla geçinmek imkansız hale geliyor. Türkiye Raporu'na göre 2025 verileri, gelirinin giderini karşılamayan her 10 kişiden 5'inin fazla mesai yaptığını ortaya koyuyor.
İÇİM DIŞIM TEMİZLİK OLDU
Ayşe, bir otelde kat görevlisi olarak çalışıyor ve bu yıl üniversite sınavına girecek bir çocuğu var. Eşi ise şehir dışında bir şirkette bekçilik yapıyor. Geçim sıkıntısını şu sözlerle ifade ediyor:
“1.5 yıldır bu işte çalışıyorum. Haftada 6 gün temizlik yapıyorum. Önceden evlere temizliğe giderken, şimdi sadece pazar günüm boş. O günü de başka bir eve temizliğe giderek değerlendiriyorum. Tam gün çalıştığımda 2 bin lira kazanıyorum, bu da ayda 8 bin lira yapıyor. Ancak bununla faturalarımı karşılayabiliyorum. Asgari ücretimle evi geçindirmek ve kira ödemek neredeyse imkansız. Dinlenmeden çalışıyorum ve çok yorgunum. Haftanın yedi günü temizlik yapıyorum. İçim dışım temizlik oldu.”
32 Yaşındayım, Bu Kadar Çalışmak Fazla
Yusuf Çelik, bir otomotiv fabrikasında çalışıyor. Yük kaldırmanın zorluklarından dolayı işinin ağır olduğunu dile getiriyor. Asgari ücretin biraz üzerinde bir maaş almasına rağmen, aldığı paranın büyük bir kısmının borçlarına gittiğini belirtiyor. “Ek iş yapmadığım takdirde yeni bir ev kurabileceğimi sanmıyorum. Hafta sonu tatilinde eski oto ses sistemleri satmak için pazara gidiyorum. Cumaları gece mesaisine kalıyorum ki cumartesi sabah erkenden pazara gidebileyim. Hafta sonu çalışıp dinlenememek oldukça yorucu. 32 yaşındayım ve bu kadar yıpranmak çok fazla. Çok çalıştığım için nişanlıma bile vakit ayıramıyorum. Dışarıda bir kahve içmek bile lüks hale geldi. Geçimimi sağlayabilmek için en az 60 bin TL kazanmam gerekli. Kiralar 25 bin lira olmuş. Nasıl başa çıkacağız? Faturalar ve diğer masraflar katıldığında her şey hızla artıyor. Bu ekonomik koşullarda geleceğe umutla bakmak çok zor.”
Sabah Atölye, Akşam Merdiven Temizliği

Nuran, bir tekstil fabrikasında asgari ücretle çalışan bir anne. İki çocuğundan biri engelli. 50 metrekarelik bir evde yaşam sürdürüyor. Akşam mesaisi bittikten sonra merdiven temizliği yapmak için çıkış yapıyor. Çoğu zaman eve bile uğramadan akşam yemeği yemeden ikinci işine koşuyor. Haftasonları ise yarım gün çalışarak, pazar günleri ev temizliklerine gidiyor. Nuran, yaşadığı zorluğu şöyle anlatıyor: “Engelli çocuğumun özel masrafları oldukça yüksek. 50 metrekarelik bir bordrumda yaşıyoruz. Mesaiden sonra merdiven silmeye gidiyorum; daire başına 200 TL alıyorum. Akşamları her iş çıkışımda mutlaka merdiven silmeye gitmek zorundayım. Temizlik yaparken ellerim çoğu zaman yaralanıyor. Sonrasında bu ellerimle merdiven silmek zorundayım. Deterjanların verdiği yaralar çok acıtıyor. Ama başka bir seçenek yok. Geçim oldukça zor. Ben de rahat bir şekilde çayımı içip dinlenmek isterdim, ama yıllardır hayatım böyle geçiyor.”



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN