

Bulgaristan'ın doğusundaki Trakya bölgesinde, yaklaşık 6000 yıl önce yaşamış bir genç erkeğin iskeleti arkeologlar tarafından bulundu. Bu keşif, kişinin bir aslan saldırısından kurtulup uzun bir süre hayatta kalabilmesi nedeniyle araştırmacıları derinden etkiledi.
Journal of Archaeological Science: Reports dergisinde yayımlanan çalışmada, iskeletler Geç Eneolitik Dönem'e ait bir mezarlıkta, Karadeniz kıyısına yakın Kozareva Mogila (Keçi Tümseği) bölgesinde meydana çıkarıldı.
Yapılan iskelet analizi, bu erkeğin öldüğü dönemde 18 ila 30 yaşları arasında olduğunu ve boyunun yaklaşık 170 cm'den uzun olduğunu göstermektedir.
Ergenlik Döneminde Saldırıya Uğramış
Geç Eneolitik döneminde yaşadığı belirlenen gencin kafatasında ve uzuvlarında ağır yaralar bulundu. Özellikle kafatasında aslan dişi izlerine benzer kesikler yer almakta.
Bu yaraların büyük bir etçil hayvan olan aslan saldırısını işaret ettiği düşünülüyor. Araştırmacılar, ilginç bir şekilde bu yaraların iyileştiğini ve gencin saldırıdan sağ kurtulduğunu ortaya koydu.
Aslanlar Avcıydı
Uzmanlar, bu saldırının gencin ergenlik döneminde gerçekleştiği sonucuna varıyor. Bulgaristan Bilimler Akademisi'nden paleontolog Nadezhda Karastoyanova, Geç Eneolitik dönemde Bulgaristan'ın doğusunda aslanların yaşamış olduğunu belirtiyor.
Bulgaristan'daki tarih öncesi yerleşimlerde şimdiye kadar 15'ten fazla aslan kalıntısı keşfedildi ve bunların bazıları üzerinde kesme izleri bulundu. Bu durum, insanların aslanları avladığını gösteriyor.
Çevresindeki Destek
Araştırmacılar, gencin bu saldırıdan sağ kurtulmasına rağmen kafatasındaki hasarların nörolojik sorunlara ve epileptik nöbetlere yol açabilecek olabileceğini öne sürüyor.
Bu kadar ağır bir hasara sahip birinin tek başına yaşamış olmasının zor olduğu vurgulanıyor. Araştırmacılar, gence uzun süre çevresindekilerin destek verdiğini düşünmekte. Bu durum, toplumun zayıf bireylere yardım ettiğini göstermekte.
Ayrıca, iskeletin bulunduğu mezarın, çevredeki en yoksul mezarlardan biri olduğu dikkat çekti. Mezarda hiçbir eşya olmaması, arkeologların bu kanıya varmasında etkili oldu.
Bu durum, Eneolitik dönem toplumlarında zayıf bireylere bakıldığına dair önemli bir gösterge olarak değerlendirilmektedir.


