reklam
reklam
DOLAR 43,1750 % 0.12
EURO 50,3087 % -0.06
STERLIN 58,0216 % -0.13
FRANG 53,9081 % -0.29
ALTIN 6.392,73 % 0,40
BITCOIN 93.302,07 1.507
reklam

Yeşim'in Ölümünde Delil Karartma İddiasıyla İki Polis Hakim Karşısında

Yayınlanma Tarihi : Google News
Yeşim'in Ölümünde Delil Karartma İddiasıyla İki Polis Hakim Karşısında
reklam

Manisa'nın Demirci ilçesindeki polis lojmanında 14 Nisan 2023 tarihinde sabah saat 08.00'de silah sesi duyuldu. Sesin geldiği komiser yardımcısı Doğan Can Y.'nin odasına giren polis ekipleri, ilçede güzellik salonu işleten Yeşim Akbaş'ı başından vurulmuş olarak buldu.

Akbaş, olay sonrası hastaneye kaldırılmasına rağmen hayatını kaybetti. Yapılan incelemelerde, Akbaş'ı vuran tabancanın komiser yardımcısı Doğan Can Y.'ye ait olduğu tespit edildi. İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından gözaltına alınan Doğan Can Y., çıkarıldığı hakimlikte adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ancak, Cumhuriyet Savcılığı'nın itirazı üzerine 19 Nisan'da yeniden gözaltına alınan Doğan Can Y., tutuklandı.

Doğan Can Y. hakkında Salihli Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'Kadına karşı kasten öldürme' ve 'Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Mahkemede, suçunun sabit olmaması nedeniyle tutuklu sanık Doğan Can Y.'nin 'Şüpheden sanık yararlanır' prensibiyle beraatine karar verildi.

Yeşim Akbaş'ın ailesi, Avukat Hazal Kısa Bilici aracılığıyla bu karara itiraz etti. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nde devam eden davada, Avukat Bilici, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na dilekçe vererek, olayın bilimsel ve teknik olarak yeniden değerlendirilmesini talep etti.

Bilimsel Çelişkiler ve Eksik İncelemeler Tespit Edildi

Akademisyenlerden oluşan bir heyet tarafından hazırlanan rapor 24 Mart 2025'te tamamlandı. Raporda, olayın intihar mı yoksa bir başka nedenden mi gerçekleştiğine dair önemli çelişkiler ve bilimsel tutarsızlıklar bulundu.

Rapora göre, Doğan Can Y.'nin olayda giydiği belirtilen beyaz atlet üzerinde atış artığına rastlanmazken, sol elinde atış artığı bulundu. Ayrıca, olaydan sonra alınan örneklemede atlet üzerinde atış artığına rastlanmaması, bu kıyafetin olay sırasında değil, sonradan giyildiğini düşündürmektedir. Sadece bir elde atış artığının bulunması, tanık polis memurunun verdiği 'ellerin kolonya ile ovarak temizlenmesi' ifadesiyle çelişmektedir.

Yeşim Akbaş'ın kafatasında atışın bitişik mesafeden yapılmadığını gösteren barut, is ve yanık izlerinin olmaması, olayın intihar ihtimalini güçlendiren bulgulardan biri olarak kaydedildi. Akbaş'ın avuç içlerinde kan ve doku izlerine rastlanılması, olay sırasında silahı tutmadığını gösteriyor.

Olay yeri incelemesinde, silahın 93 santimetre yükseklikten ateşlendiği tespit edildi. Bu durum, silahın Yeşim Akbaş tarafından tutulmadan belli bir mesafeden ateşlenmiş olabileceği ihtimalini artırdı. Doğan Can Y.'nin yüzündeki sıyrığın insan mı yoksa hayvan tırnağı mı kaynaklı olduğu da soruşturmada önemli bir eksiklik olarak değerlendirildi.

“Sanık Tarafından Silahla Öldürüldüğü Anlaşılmakta”

Avukat Bilici, aldığı raporla 27 Mart 2025'te Yargıtay 1'inci Ceza Dairesi'ne başvurdu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeşim Akbaş'ın ailesinin temyiz başvurusunu haklı buldu. Başsavcılık, yerel mahkemenin kararının hukuka aykırı olduğuna ve CMK'nın 302'nci maddesi uyarınca bozulmasını istedi.

Tebliğnamede, tek bilirkişiden rapor alınmasının yanı sıra delillerin değerlendirilmesine dikkat çekildi. Akbaş'ın intihar edeceğine dair bir emare bulunmadığı, olayın koşullarının intihar ihtimalini zayıflattığı vurgulandı. Doğan Can Y. ile Yeşim Akbaş’ın vücut ve giysilerinde bulunan atış artıkları, olay yerindeki kovan ve merminin konumu, delillere müdahale şüphesi gibi hususlar değerlendirildi.

Akbaş’ın ellerinde ve vücudunda darp izleri ile Doğan Can Y.'ye ait doku örnekleri bulunması arasında bir ilişki olduğu, bu durumun tarafların arasında bir fiziki mücadele yaşandığını gösterdiği ifade edildi. Başsavcılık, tüm bulguların Yeşim Akbaş’ın intihar etmediğini ve Doğan Can Y. tarafından silahlı olarak öldürüldüğünü gösterdiğini belirtti.

Yeni Görüntüler Ortaya Çıktı

Soruşturma sürecinde yeni güvenlik kamerası görüntüleri elde edildi. Görüntülerde, olay yeri incelemesi yapılmadan önce silahın yerinin değiştirildiği ve Doğan Can Y.'ye kolonya verilerek atış izi gibi önemli delillerin ortadan kaldırılmaya çalışıldığı belirlendi.

Polis memurları Fatih K. ve Mehmet K. hakkında ‘Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçlamasıyla iddianame hazırlandı. Dosya, 10 Eylül 2025'te Demirci Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan Demirci Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

İddianamede, iki polis memurunun birlikte hareket ederek olay yerindeki silahı bezle sarıp muhafaza altına aldıkları, ardından yerine koyarak parmak izlerinin silinmesine neden oldukları belirtildi.

Hakim Karşısına Çıktılar

Bugün Demirci Adliyesi Asliye Mahkemesi'nde, iki polis memurunun davası gerçekleştirildi. Dava öncesinde jandarma, adliye çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı. Duruşmaya Yeşim Akbaş'ın ailesi ve avukatı katıldı. İlk duruşmada, sanıkların savunmaları alınırken, polis memurları Fatih K. ve Mehmet K. üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini ve suçsuz olduklarını belirtti.

Aysun Akbaş, iki polis memurunun yanı sıra diğer polis memurlarından da şikayetçi olduğunu ifade etti. Mahkeme, Doğan Can Y.'nin, polis memurları Y.K. ve Z.Ş.'nin tanık olarak dinlenmesine ve Salihli Ağır Ceza Mahkemesi'nin dosyasının Yargıtay'dan dönüşünün beklenmesine, ana dosyanın Yargıtay'da oluşu nedeniyle duruşmanın 7 Temmuz'a ertelenmesine karar verdi.

“Yeşim Akbaş'a Söz Verdik, Hakkını Sonuna Kadar Savunacağız”

Duruşmanın ardından Akbaş ailesinin avukatı adliye önünde basın açıklaması yaptı. Avukat Hazal Bilici, “Bugün duruşma salonuna ve adliye koridoruna izleyici alınmadı. Bunun hakimin kararı olduğu söylendi. Ancak müzakereler sonrası yalnızca bir veya iki kişinin duruşmaya alınmasına izin verildi. Bir sonraki duruşmada bu durumun düzeltilmesini umuyoruz. Biz Yeşim Akbaş'a söz verdik. Onun hakkını sonuna kadar savunacağız. Sorumluların hepsi yargılanana kadar mücadelemiz devam edecek. Hukuk önünde hesaplaşana kadar durmayacağız. Bir sonraki duruşmada daha fazla destekleyici olacağına inanıyoruz.” dedi.

reklam

YORUM YAP