

Jeoloji Mühendisleri Odası'nın Başkanı Hüseyin Alan, AKP'nin geçen hafta TBMM Başkanlığı'na sunduğu “Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne dair yazılı bir açıklama yaptı.
Teklifin 21, 22, 23 ve 24'üncü maddelerinin, zemin ve temel etütleri alanındaki meslektaşlarını doğrudan etkileyeceğine vurgu yapan Alan şu ifadeleri kullandı:
– “TBMM’de farklı siyasi parti gruplarına ait milletvekilleri, kamuoyunda 'Torba Kanun' olarak bilinen çeşitli yasal düzenlemeleri bir arada sunmakta ve bu süreçte kamuoyunu bilgilendirme imkanı bulamadan düzenlemeler yasalaştırılmaktadır.
– Bilindiği gibi, farklı kanunlarla ilgili düzenlemelerin tek bir yasa bütünlüğü içinde ele alınması, ilgili kişi ya da kurumların konuyla ilgili önerilerinin dikkate alınmadan yasalaşmasına neden olmaktadır. Söz konusu teklif, 7 binden fazla meslektaşımızı işsiz bırakacak ve kurdukları 'zemin ve temel etüt mühendislik bürolarının' kapılarını kapatacak düzenlemeler içermektedir.
“JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ HİZMETİ ROBOTLAŞTIRILMAKTADIR”
– Yapılan düzenleme ile her zemin ve temel etüt, somut yapı-zemin etkileşim koşullarında her proje için ayrı bir jeolojik ve jeoteknik model gerektirmektedir. Ancak bu teklif, jeoloji mühendislik hizmetlerinin, jeoloji biliminin gerekliliklerine uygun olarak üretilmesini engellemekte, jeolojik ve jeoteknik bilginin üretilmesini ise yok etmektedir.
– 'Jeoloji Mühendisliği Hizmeti Denetim' adı altında bir robotlaşma sürecine girildiği, zemin ve temel etütleri alanında çalışan mühendislerin ise yüksek harçlar, firma sayısı sınırlamaları ve kota uygulama süreçleri ile hangi ilde kaç firma kurulacağının belirlenmesinin bakanlık tarafından karar verileceği belirtilmektedir. Bu düzenleme, Odamıza kayıtlı 2 bine yakın firma ve bu firmalarda görev yapan binlerce jeoloji mühendisinin işsiz kalmasına yol açacaktır.
“SAHTE ZEMİN DENEYLERİNİN YAPILMASI İÇİN ZEMİN HAZIRLIĞI ÖNÜ AÇILACAK”
– Tasarının 23. maddesinde yapılan düzenleme, zemin laboratuvarlarının deney numunelerini yerinde almalarını gerektirecek bir uygulamayı gündeme getirmektedir. Bu tür uygulamalar dünyada hiçbir yerde görülmemektedir ve zemin laboratuvarlarının her sondaj başında gün boyu personel bulundurması zorunlu kılınmaktadır.
– Bir zemin laboratuvarının gereksiz yere her sondaj başına bir kontrol görevlendirmesi yapması mümkün olmadığından, bu durum fiilen zemin laboratuvarlarını çalışamaz hale getirecek ve ülkemizde sahte zemin deneylerinin yapılmasına kapı açacaktır.
“BİNLERCE JEoloji MÜHENDİSİ İŞSİZ KALACAK”
– Sonuç olarak, ülkemizdeki fenni mesuliyet sistemi ile yapı denetimi konusunda düzenlemeler getiren 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu içerisinde 'zemin ve temel etütlerinin yerinde denetimini esas alan' bir yaklaşımın getirilmesi gerekirken, zemin ve temel etütlerini yapacak kişiler için sınırlayıcı maddeler ve 'öşür vergisi' niteliğinde yüksek harçların getirilmesi binlerce jeoloji mühendisinin işsiz kalmasına yol açacaktır. Bu teklifin kabul edilemez maddelerinin gözden geçirilmesi gerekmektedir.
– Türkiye'de yapı denetiminin mevzuatında gereken düzenlemelerin yapılarak, 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu içinde 'zemin ve temel etütlerini ayrı bir mühendislik projeleri olarak ele alacak' bir yaklaşımın benimsendiği bir düzenleme yapılmalıdır.
“YÜKSEK HARÇLARIN KALDIRILMASINI TALEP EDİYORUZ”
Alan, teklif ile ilgili değişiklik taleplerini sıralayarak şunları ekledi:
– “Teklifin 24’üncü maddesindeki 'Bu Kanun kapsamında yapılacak yapıların zemin ve temel etütleri Bakanlıkça izin belgesi veren zemin ve temel etüt kuruluşları tarafından denetlenir' ifadesinin, zemin ve temel etütlerini denetleyecek kuruluşlarla ilgili düzenleme haline dönüştürülmesini talep ediyoruz. Bunun yanı sıra, 24. maddenin üçüncü paragrafındaki 'öşür vergisi' niteliğindeki harçların kaldırılmasını istiyoruz.
– Ayrıca, zemin laboratuvarlarının çalışma ve işleyişine aykırı olan 22’nci maddesinin gözden geçirilerek yeniden düzenlenmesini talep ediyoruz. Odamızın ve meslek disiplinimizin zemin ve temel etütler sürecindeki hak ve yetkilerinin korunmasını istiyoruz.


