

Almanya ekonomisi, iki yıl üst üste yaşanan küçülmenin ardından 2025 yılında yüzde 0,2 oranında büyüme kaydetti.
Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis), 2025 yılına ilişkin öncü büyüme verilerini açıkladı. Buna göre, Almanya'daki mevsimsel ve takvimsel etkilerden arındırılmış Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH), geçen yılın son çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,2, 2025 yılının tamamında ise bir önceki yıla göre yine yüzde 0,2 artış gösterdi. Böylece, dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi olan Almanya’da 2023’teki yüzde 0,9'luk ve 2024’teki yüzde 0,5’lik düşüşlerin ardından 2025’te ilk kez büyüme görüldü.
Piyasalarda da Avrupa’nın en büyük ekonomisinde geçen yıl için yüzde 0,2’lik bir büyüme öngörülmüştü.
2025 yılında da bir ekonomik küçülme yaşanmış olsaydı, bu, 1945'te sona eren İkinci Dünya Savaşı sonrası 80 yıl içinde yaşanan ilk durum olacaktı.
Kamu Harcamalarında Artışın Etkisi
Destatis Başkanı Ruth Brand, düzenlediği basın toplantısında, “İki yıllık durgunluktan sonra, Alman ekonomisi tekrar büyümeye başladı. Bu büyüme, esas olarak nihai özel tüketim harcamaları ve kamu harcamalarındaki artıştan kaynaklanıyor.” açıklamasında bulundu.
Almanya’nın ihracatının geçen yıl bir kez daha düştüğünü ifade eden Brand, “Almanya'nın ihracat sektörü, ABD'nin gümrük vergilerini artırması, Euro’nun değer kazanması ve Çin’den gelen rekabetin artması gibi olumsuz etmenlerle karşı karşıya kaldı. Bunun yanı sıra, yatırımlardaki zayıf seyir devam etti ve makine, ekipman ile inşaat alanındaki sabit sermaye oluşumu bir önceki yıla göre geriledi.” değerlendirmesinde bulundu.
Ekonomi 2019 Yılındaki Seviyesinde
Almanya’nın GSYH’si şu anda 2019 yılındaki seviyeye geri dönerken, Alman ekonomisi zorlu jeoekonomik koşullar ve sanayideki yapısal değişikliklerin etkisiyle o zamandan beri büyüme göstermedi.
Alman hükümeti ve ekonomi araştırma enstitüleri, 2026 yılında toplam çalışma gün sayısındaki artış ve savunma ile altyapı alanlarındaki artan kamu harcamalarının etkisiyle ekonomide yüzde 1,3'lük bir büyüme bekliyor.
Rusya-Ukrayna savaşının sebep olduğu yüksek enerji fiyatları ve yakın zamanda ABD'nin gümrük vergileri ile Çin’den gelen artan rekabet, Alman ekonomisini baskı altında tutuyordu. Ayrıca, yaygın bürokrasi, işgücü eksikliği ve artan işgücü maliyetleri gibi içsel sorunlar da ekonomideki büyümeyi zorlaştırıyordu.
Fakat, gevşetilen borç freni ve federal hükümetin artan harcamalarının, 2026 yılında daha güçlü bir büyümeye yol açması bekleniyor.
“Mısır Patlamaya Hazır”
ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski, konuyla ilgili değerlendirmesinde, “Alman ekonomisi sonunda geçen yılın sonunda durgunluktan çıktı.” ifadelerini kullandı.
Brzeski, özel ve kamu tüketiminin büyümenin itici gücü olduğunu, yatırımların ve ihracatın ise ekonomiye yük oluşturduğunu belirterek, şu yorumları yaptı:
“Almanya hakkında daha olumlu düşünmenin vakti geldi. İlk bakışta, 2025 yılı için pek çok olumlu neden yoktu ve tüm ülkeyi ulusal bir depresyona sürükledi. Ancak, bu sabah açıklanan veriler, bu ulusal karamsarlık döneminin sona erdiğini gösteriyor. Nihayet, Alman ekonomisi hakkında daha olumlu bir perspektife sahip olmak için sağlam gerekçeler bulunuyor. Son makro veriler, sanayide belirgin bir dönüm noktasını işaret ediyor. Endüstriyel siparişler üç aydır artış gösteriyor ve kasım ayında gerçekleşen artışın toplu siparişlerden kaynaklandığı önermesi bizim için artık önemli değil; mali harcama programı sayesinde, bu yıl daha fazla toplu sipariş gelecek.”
Derin ve Yapısal Sorunlar
Ekonomideki canlanmanın belirginleştiğini ve bu yıl GSYH’de yaklaşık yüzde 1’lik bir büyüme beklediklerini aktaran Brzeski, “Ancak, Çin sorunu hariç tutulursa, ekonominin yaşadığı sorunlar derin köklü, genelde yapısal ve büyük ölçüde kendi yarattığı sorunlar. Bu sorunları hızlı bir şekilde çözmek mümkün değil. Bu, Almanya’nın 'Avrupa'nın hasta adamı' olduğu yaklaşık 20 yıl öncesinden tamamen farklı bir mücadele.” değerlendirmesini yaptı.
Brzeski, bu sefer, ekonomik iyileşmenin sağlanması için bürokrasinin azaltılması ve e-devlet uygulamalarının yaygınlaştırılmasından, demografik yapının oluşturduğu mali yüklerin kontrol altına alınmasına kadar köklü reformlar gerektiğini vurguladı.
Carsten Brzeski, “Bu reformları bu yıl hayata geçirmek ve uzun zamandır beklenen toparlanmayı sürdürülebilir bir iyileşmeye dönüştürmek, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve hükümetine bağlı. Kısacası, Almanya’nın büyüme beklentileri açısından, mısır patlamaya hazır. Ancak sağlıklı bir beslenme, sadece patlamış mısırdan ibaret değildir.” yorumunda bulundu.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN