

Geçen yıl 1 Aralık'ta Zonguldak Bahçelievler Mahallesi Işık Yönder Caddesi'nde, Ahmet Erdoğan Anaokulu önünde su dağıtım kamyonunun kazası sonucu Sarp Eymen Darıcı hayatını kaybetti. Ömer S. adlı sürücü, 67 DD 908 plakalı su dağıtım kamyonetini anaokulunun önündeki yokuşa park ederek içinden indi. Bu esnada, hareket eden kamyonet, okuldan çıkan Sarp Eymen'e çarparak park halindeki iki araca da hasar verdi.
Yaralanan Sarp Eymen, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından sürücü Ömer S. tutuklanırken, firma sahibi İsmail K. serbest bırakıldı. Küçük Sarp, Devrek ilçesindeki Oğuzhan köyünde toprağa verildi. İki sanık hakkında Zonguldak 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.
İlk Duruşma Görüldü
Davanın bugün görülen ilk duruşmasına tutuklu sanık Ömer S., tutuksuz sanık İsmail K., ölen çocuğun annesi Ömürcan, babası İlker Darıcı ve kazada yaralanan R.Y. katıldı.
Olayla ilgili savunma yapan Ömer S., “Okul kapısı kapalıydı, yönetimi aradım ama cevap alamadım. El frenini çekip aracı birinci vitese takıp indim ve kapıyı açmaya çalışırken birinin 'kayıyor' diye bağırdığını duydum. Ben indikten yaklaşık 15 saniye sonra araç kaymaya başladı. Fark edince araca doğru koştum. Çocuğun araç altında kaldığını gördüm. Kendi telefonumla 112'yi aradım ve birinin çocuğu çıkardığını görüp, 'Müdahale etmeyin, 112'yi aradım' diye bağırdım. Beni duymadı ya da dinlemedi. Çocuğu çıkarıp oradan geçen sivil bir araçla hastaneye götürdüler,” dedi.
“El Freni Sorununu Daha Önce Yaşamıştım”
Araçta eksiklerin olduğunu, bunu yöneticilere ilettiğini anlatan Ömer S., SRC belgesinin (ticari araç kullanan sürücüler için zorunlu mesleki yeterlilik belgesi) olmadığını belirtti ve devam etti:
– “Bilirkişi raporlarında, balatalarda bazı kusurlar olduğu ve el freni seviyesinin düşük olduğu belirtiliyor. Araç bu sebeple kaymış olabilir. Araçta takoz yoktu, bu yüzden koyamadım. Olaydan önce el freni sorunu yaşamıştım. Sorunu şirket yetkililerine mesajla bildirdim. Araçtaki sorunları zaman zaman iletmem rağmen çözüme kavuşturulmadı. Şirkette bir yıl çalıştım ve B sınıfı ehliyetim vardı. SRC'nin gerekli olduğunu bilmiyordum.”
– “Trafik cezası aldım, şirkette başka ceza yiyenler de oldu. Toplu SRC almak için yazıldık ama ben dosya yaktım, bu yüzden alamadım. Buna rağmen çalışmam devam etti. Araçtan inerken vitesteydi. Aracın kayma esnasında vites atma durumu oldu, bu nedenle kazadan sonra araca binip vites bire takmamın sebebi budur.”
SRC Sınavından 4 Kez Kalmış
SRC belgesi almak için çalışanlarda farkındalık oluşturduğunu ve onları teşvik ettiğini ifade eden firma sahibi İsmail K., “7. aydan beri Ömer sınavlara girdi ama 4 kez başarısız oldu. Başarısız olması tekrar sınavı geçmesine engel değil. Araçta bu olaya ilişkin bir arıza olup olmadığını bildirmediğine dair net bir bilgiye sahip değilim. Araçtaki bir arıza durumunda sürücüler araçlarını servise götürür. Bunun dışında araçların yılda bir rutin muayeneleri olur. Herhangi bir olumsuz durumla karşılaştıklarında anlaşmalı serviste baktırırız” dedi.
“Oğlumu 2 Yıl Sevemedim”
Gemiadamı olarak çalıştığını ve belge eksikliği nedeniyle deniz araçlarında görev alamayacağını belirten Sarp'ın babası İlker Darıcı, “Sertifikalar olmadan çalışmam imkansız. Aracın üstüne çıkan arkadaş, okula, bayıra çıktığını biliyor. Daha önce başına bir durum geldiyse neden takozun yok? Ben 48 yaşındayım, 4,5 yaşındaki evladımı 2 yıl sevebileceğimi düşünmüyorum. Çünkü 14 günlük periyotlarla çalışıyorum. Suçlu olan herkes burada, hepsi birer birer kendini savunup bu işten kurtulma çabasındalar. Adalet için buradayız. Hiçbirini affetmiyor, davamdan vazgeçmiyorum. Şikayetçiyim,” dedi.
“Görüntüsü Gözümün Önünden Gitmiyor”
Anne Ömürcan Darıcı da gözyaşları içinde, “Oğlum elimi tutuyordu, 'kayıyor kayıyor' diye bir ses duydum. Yere düştüm, Sarp Eymen tekerleklerin altındaydı, görüntüsü gözümün önünden gitmiyor. Birisi gelip onu çıkarıp hastaneye götürdü. Sanık indikten kısa bir süre sonra araç kaymaya başladı. Ben el freninin çekilip çekilmediğini görmedim. Polis ifademde el freni çekilmemiş olsa hemen kayacağını düşünmüştüm. Sanıklardan şikayetçiyim, kendi yaralanmam kapsamında da şikayetçiyim,” dedi.
Savcı, Mütalasını Açıkladı
İki tanığın dinlendiği duruşmada savcı mütalaasını sundu. Savcı, mütalaasında Ömer S. ve İsmail K.'nin ‘taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma’ suçundan 2 yıldan 15’er yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme, Ömer S.’nin tutukluluğunun devamına karar vererek mütalaaya karşı savunma için taraflara süre verilmesiyle duruşmanın ertelenmesine karar verdi.


