reklam
reklam
DOLAR 43,2859 % 0.22
EURO 50,2630 % 0.02
STERLIN 57,9788 % 0.1
FRANG 53,9724 % 0.41
ALTIN 6.404,69 % 0,16
BITCOIN 95.665,26 -0.944
reklam

Diyanet'ten 'aşırılık' uyarısı

Yayınlanma Tarihi : Google News
Diyanet'ten 'aşırılık' uyarısı
reklam

Diyanet İşleri Başkanlığı, bu haftaki Cuma hutbesinde dinde aşırılığın İslam'ın temel prensipleriyle örtüşmediğine dikkat çekti. Hutbede, “Dini istismar edenler, kendilerini dinin tek temsilcisi gibi gösterir. İslam’ı kendi fikirlerine hapsederler. Şirk, tekfir ve cihad gibi kavramları, cana kıymak ve Müslümanları öldürmek için bir araç haline getirirler” ifadesine yer verildi.

Ayrıca, dini istismar eden yapıların fitne ve fesat ürettiği ifade edilerek, “Gençlerimizin sahih dini bilgiyi, doğru yöntem ve metotlarla, ehil kişilerden almalarını sağlamalıyız. İslam’a ve Müslümanlara en büyük zararı verenler; dinimizi, değerlerimizi ve kavramlarımızı istismar edenlerdir” denildi.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün Cuma hutbesi, “Din İstismarı” başlığıyla yayımlandı.

Hutbede, dinde aşırılığın reddedildiği vurgulanırken, sahih dini bilginin önemine dikkat çekildi. “İnsanın yaratılış hikmetlerinden biri, yeryüzünü imar etmektir. İnsan, sahih dini bilgiye ulaştığı sürece hikmet dolu bir hayat inşa eder” denildi.

“SİZDEN ÖNCEKİLERİ HELAK ETTİ”

Hutbede, sahih dini bilgiden uzaklaşmanın sonuçları arasında “İmar yerini ifsada, ıslah yerini bozgunculuğa bırakır” denildi. İslam'ın aşırılığı reddettiği hatırlatılarak, Hz. Muhammed'in “Ey insanlar, dinde aşırılıktan sakının. Çünkü sizden öncekileri dinde aşırılık helâk etti” hadisi aktarıldı.

Kur’an-ı Kerim'de Müslümanların “aşırılıklardan uzak bir ümmet” olarak değerlendirildiği ifade edilerek, barış ve esenlik dini İslam’ın değerlerini istismar edenlerin mevcudiyetinin devam ettiği belirtildi. Bu kişilerin amacının “din kisvesi altında İslam toplumu içinde fitne ve fesat çıkarmak, Müslümanları birbirine düşürmek” olduğu kaydedildi.

“KEYFİ YORUMLARA YÖNELİRLER”

Dini istismar edenlerin kendilerini dinin tek temsilcisi gibi sunduğu, İslam’ı kendi düşüncelerine hapsettikleri ve görüşlerini desteklemek adına Kur’an-ı Kerim ile sünnet-i seniyyeyi keyfi yorumlara tabi tuttukları ifade edildi.

Hutbede, “Ayrıştırıcı ve dışlayıcı söylemlerini kabul ettirebilmek için hadis-i şerifleri devre dışı bırakmaktan çekinmezler. Şirk, tekfir ve cihad gibi kavramları, cana kıymak ve Müslümanları öldürmek için kullanırlar. Kendilerini ıslah edici ve tevhidin savunucuları olarak tanıtan bu grupların gerçek niyetini Kur’an-ı Kerim şöyle bildirir: 'Onlara 'Yeryüzünde düzeni bozmayın' denildiğinde, 'Biz yalnızca ıslah edenleriz' derler. Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir, fakat bunu anlamazlar” şeklinde ifadelere yer verildi.

Dinin sahibinin Allah olduğu vurgulanan hutbede, “İslam’a göre, hiç kimse kendini, Allah ve Resûlü’nün yerine koyamaz. Onlar adına hüküm veremez. Geleneğimizden gelen dini ve tarihi birikimi yok sayamaz. Hiç kimse, dinin asıl temsilcisi olarak kendini göremez. Mutlak doğrunun sadece kendisine ait olduğunu iddia eden hiç kimse, şirk ve küfür isnadıyla bir Müslümanı iman dairesinin dışına çıkaramaz. Kendi malına, canına ve namusuna zarar veremez” denildi.

“İSLAM'A EN BÜYÜK ZARARI VERENLER…”

Hutbede, dijital mecralarda gençleri hedef alan yapıların “barış dini İslam’ı şiddetle yan yana göstermeye çalıştıkları” ifade edildi. “Birlik ve beraberliğimizi tehdit eden, geleceğimizi karartmak isteyen bu yapılara karşı dikkatli olmalıyız. Gençlerimizin sahih dini bilgiyi, doğru yöntem ve metotlarla, ehil kişilerden almalarına özen göstermeliyiz. Kur’an-ı Kerim, sünnet-i seniyye ve medeniyetimizden doğan İslami geleneğimize sahip çıkmalıyız. İslam’a ve Müslümanlara en büyük zararı verenler; dinimizi, değerlerimizi ve kavramlarımızı istismar edenlerdir” çağrısı yapıldı.

reklam

YORUM YAP