

Küresel piyasalarda geçtiğimiz hafta ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bağımsızlığına ilişkin kaygılar, jeopolitik sorunların durumu, ABD'de açıklanan enflasyon rakamları ve şirket bilanço verileri ile karışık bir hareket sergilendi. Önümüzdeki hafta dikkatler ABD'de açıklanacak olan büyüme verileri ve Davos'ta gerçekleştirilecek zirveye çevrildi.
ABD ekonomisine dair açıklanan veriler ve ülkedeki gelişmeler, dünya genelindeki hisse senedi piyasaları üzerinde etkili olmaya devam etti.
Geçen hafta Fed Başkanı Jerome Powell'ın, ABD Adalet Bakanlığı'nın Fed binalarının yenilenmesi hakkında kendisine yönelik bir cezai iddianame tehdidinde bulunmasını duyurması, bankanın özerkliği konusundaki endişeleri artırdı.
Bu gelişmenin ardından eski Fed yetkilileri ve dünya genelindeki birçok merkez bankası Powell'a destekleyen açıklamalarda bulundu.
Analistler, Powell'ın görev süresinin mayıs ayında sona ereceğini belirtse de, bu yıl içerisinde Fed ile ilgili gelişmelerin piyasalarda ana tema olabileceğini ifade etti.
Öte yandan Fed'in kararlarında etkili olan enflasyon verileri, piyasa beklentileri doğrultusunda gelmeye devam etti.
Amerika'da Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), geçen yıl aralık ayında aylık yüzde 0,3, yıllık yüzde 2,7'lik artış gösterdi. Çekirdek enflasyon ise beklentilerin altında kalarak yıllık yüzde 2,6'lık bir sonuç elde edildi. Bu durum yatırımcıları, fiyat istikrarının tam anlamıyla sağlanamadığı düşüncesine yönlendirdi.
Fed Beklentileri
Ülkede enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde kalması ve istihdam piyasasındaki bozulmaların derinleşmediği yönündeki sinyaller nedeniyle, Powell’ın görevi sona erene kadar Fed’den bir faiz indirim beklenmiyor. Ancak bu yıl içinde Haziran'dan başlayarak toplam iki faiz indirimin yapılacağı öngörülüyor.
Analistler, gelecek hafta ABD'de açıklanacak büyüme verisinden elde edilecek bilgilerin ülke ekonomisine dair önemli ipuçları sunacağını belirtiyor.
ABD Başkanı Donald Trump, enflasyon verilerinin “düşük” olduğunu vurgulayarak, Fed Başkanı Powell’ın faiz oranlarını “anlamlı bir şekilde” düşürmesi gerektiğini ifade etti.
Yeni Fed Başkanı'nın kim olacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor. Trump, geçtiğimiz Cuma, Fed Başkanlığı için adı geçen Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett'i mevcut görevinde korumak istediğini açıkladı.
Fed yetkililerinin açıklamaları da dikkatle takip edilirken, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michelle Bowman, “İş gücü piyasası koşullarında açık ve sürekli bir iyileşme olmadığı sürece, politikayı ayarlamaya hazır olmalıyız.” dedi. Bowman, koşullar değişmeden duraklama yapacaklarına dair sinyal vermekten kaçınmaları gerektiğini vurguladı.
Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson da “Mevcut politika duruşu, politika faiz oranımıza ilişkin ek ayarlamaların kapsamını ve zamanlamasını belirlemek için bizi iyi bir konumda bırakıyor.” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
İran, Çip ve Davos Gündemi
Geçtiğimiz hafta jeopolitik gelişmeler yatırımcıların ilgisini çekmeye devam etti. Jeopolitik alanda ABD yönetiminin İran'daki olaylara yaklaşımı öne çıktı. Başkan Trump, İran'daki gösterilerde hayatını kaybedenler hakkında bir değerlendirme toplantısı yaparak “bir karar vereceklerini” açıkladı.
Trump, İran ile iş yapan ülkelerin ABD ile ticaretlerinde yüzde 25 gümrük vergisi ödeyeceğini duyurdu. Ayrıca, bazı gelişmiş çiplere yönelik yüzde 25 tarife getirilmesi için bir kararname imzaladı.
Trump’ın imzaladığı bu kararla Nvidia H200 ve AMD MI325X gibi bazı gelişmiş çiplere uygulanacak yüzde 25 tarifenin, ABD'nin teknoloji tedarik zincirinin kurulmasına ve yarı iletken türevlerinin yerli üretim kapasitesinin artırılmasına destek için ithal edilen çiplere uygulanmayacağı bildirildi.
Gelecek hafta, Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) her yıl Davos'ta düzenlediği yıllık toplantıları dikkatle izlenecek. 19-23 Ocak tarihlerinde gerçekleştirilecek bu toplantılarda ABD Başkanı Trump'ın 21 Ocak'ta konuşması bekleniyor.
Davos'taki zirvede jeopolitik gelişmeler masaya yatırılacakken, liderlerden gelecek açıklamaların yatırımcıların geleceğe yönelik pozisyon alımlarında etkili olması öngörülüyor.
Tahvil, Altın, Gümüş, Dolar, Petrol, Borsa
Tüm bu gelişmeler ışığında, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, enflasyonist baskıların sürebileceğine dair endişeler ve faiz indirimlerinin bir miktar ertelenebileceği beklentisiyle geçen hafta yaklaşık 6 baz puan artarak yüzde 4,23 seviyesine çıktı. Bu oran, 3 Eylül 2025'ten bu yana en yüksek seviye oldu.
Altının ons fiyatı haftayı yüzde 1,9 değer artışıyla 4 bin 595 dolardan kapatırken, gümüşün ons fiyatı geçtiğimiz hafta rekorunu 93,6 dolara çıkardı ve haftalık bazda yüzde 12,8 artış göstererek 90,1 dolara işlem gördü.
Dolar endeksi yüzde 0,3'lük bir artışla 99,4 seviyesine yükselirken, Brent petrolün varili de yüzde 1,3 oranında artarak 63,6 dolarda seyretti.
New York borsasında ise negatif bir seyir gözlemlendi. Haftalık bazda S&P 500 yüzde 0,38, Nasdaq yüzde 0,92 ve Dow Jones yüzde 0,29 oranında geriledi.
Makroekonomik verilere genel olarak baktığımızda, ABD'de geçen yılın Kasım ayında aylık bazda yüzde 0,2 artış gösteren Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), yıllık bazda ise yüzde 3'lük bir artışla beklentilerin üzerinde gerçekleşti.
Perakende satışların volume'u, bir önceki yılın Kasım ayında yüzde 0,6 artarak 735,9 milyar dolar oldu ve bu da beklentilerin üzerinde bir veri oldu.
ABD'nin sanayi üretimi de geçen yıl aralıkta aylık bazda yüzde 0,4 ile beklenenden fazla artış kaydetti. Ülkede kapasite kullanım oranı da aynı dönemde 0,2 puan artışla yüzde 76,3'e yükseldi.
Büyük bankaların bilanço verileri de hisse hareketlerinde önemli bir etki yarattı.
19 Ocak tarihinde başlayacak haftada çarşamba konut başlangıçları, bekleyen konut satışları, New York Fed öncü göstergeler endeksi, inşaat izinleri, inşaat harcamaları, perşembe büyüme, kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve Cuma günü S&P Global imalat sanayi ve hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) ve Michigan tüketici güven endeksi verileri takip edilecek.
ABD'de piyasalar, pazartesi “Martin Luther King Jr. Günü” nedeniyle işleme kapalı olacak.
Avrupa Borsaları Fransa Hariç Alıcılı Seyretti
Avrupa borsaları, geçen hafta Fransa hariç genellikle alım yönlü bir seyir izledi. Rusya-Ukrayna savaşı ve İran üzerine gelişmeler ile bölgede açıklanan makroekonomik veriler yatırımcıların ilgisini çekti.
Yeni haftada gözler Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde'ın yapacağı konuşmalara ve açıklanacak önemli ekonomik verilere çevrildi.
ABD'nin Grönland'ı istediğine dair haberler de yatırımcıların dikkati üzerinde yoğunlaşıyor. Geçen hafta ABD'li ve Danimarkalı yetkililer arasında yapılan Grönland toplantısına dair çelişkili ifadeler dikkat çekti.
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, ABD ile Grönland konusunda temel bir anlaşmazlık olduğunu ve ABD'nin adayı ele geçirme çabasının devam ettiğini vurguladı.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise Başkan Yardımcısı JD Vance'le Danimarkalı yetkililer arasında yapılan toplantının verimli olduğunu belirtip, iki ülke arasında Grönland’ın satın alınmasına ilişkin teknik görüşmelere başlanacağını duyurdu.
Makroekonomik verilere bakıldığında, Almanya'da enflasyonla mücadeleye yönelik iyimserlikler sürerken, yıl sonuna ilişkin nihai enflasyon verileri reel sektördeki ücret ve getiri hesaplamaları için önemli hale geldi.
Dünya Bankası, yayımladığı raporunda, küresel ekonomik büyüme tahminlerini bu yıl için yüzde 2,4'ten yüzde 2,6'ya, gelecek yıl içinse yüzde 2,6'dan yüzde 2,7'ye yükseltti. Euro Bölgesi ekonomisinin büyüme beklentisinin ise bu yıl için yüzde 0,8'den yüzde 0,9'a, gelecek yıl için ise yüzde 1'den yüzde 1,2'ye çıkartıldığı ifade edildi.
Avrupa Birliği (AB) ile Güney Ortak Pazarı (MERCOSUR) arasında bir ticaret anlaşması imzalanması planlanıyor.
AB, Çin’den ithal edilen elektrikli otomobillere uyguladığı yüksek vergiler yerine, bu araçlara yönelik asgari satış fiyatı belirlemesine olanak sağlayacak bir kılavuz hazırladı.
AB Komisyonu, Çin'den ithal edilen elektrikli otomobiller için fiyat taahhütleri teklifi sunulmasına ilişkin bir kılavuz belge hazırladı.
Bu gelişmelerle geçen hafta İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 1,04, İtalya'da MIB 30 endeksi yüzde 0,18 ve Almanya'da DAX endeksi yüzde 0,15 arttı. Ancak Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,23 değer kaybetti.
Gelecek hafta pazartesi Euro Bölgesinde enflasyon, salı Almanya'da ÜFE, Zew beklenti endeksi, İngiltere'de ILO işsizlik oranı, çarşamba Euro Bölgesinde ECB Başkanı Lagarde'ın konuşması, İngiltere'de enflasyon, perşembe Euro Bölgesinde ECB toplantı tutanakları, tüketici güven endeksi ve cuma Euro Bölgesi, Almanya ve İngiltere'de imalat sanayi ve hizmet sektörü PMI verileri takip edilecek.
Asya Borsalarında Çin Hariç Pozitif Seyir
Asya borsalarında Çin hariç alıcılı bir seyir gözlemlenirken, bölgede gelecek hafta Japonya Merkez Bankasının (BoJ) alacağı para politikası kararları yakından izlenecek.
Geçtiğimiz hafta Japonya'da erken seçim olasılıkları değerlendirildi. Güney Kore Merkez Bankası, politika faizini beklentilere paralel olarak yüzde 2,5 seviyesinde sabit bıraktı. Bankanın açıklamasında enflasyonun kademeli olarak istikrar kazanmasının beklendiği, ancak finansal istikrara yönelik risklerin devam ettiği bildirildi.
Tayvanlı çip üreticisi TSMC, geçen hafta açıkladığı bilançoda net karını yüzde 35 artırdığını duyurdu. Bu bilançodan sonra yarı iletken hisse senetlerinde toparlanmalar görülmeye başlandı.
Makroekonomik veriler arasında, Japonya'da aralık ÜFE aylık bazda yüzde 0,1’lik artışla beklentilerin altında kalırken, yıllık yüzde 2,4'lük bir artışla tahminlere paralel gerçekleşti. Çin'de aralık ayında dış ticaret dengesinin 808,8 milyar yuan (yaklaşık 114 milyar dolar) fazla verdiği kaydedildi.
Geçtiğimiz hafta dolar/yen paritesi 159,5 ile Temmuz 2024'ten bu yana en yüksek seviyeyi test etti. Analistler, dolar/yen paritesinin 160 seviyesini aşması durumunda müdahale olabileceği uyarısında bulundu. Bu durumda Japonya Merkez Bankası (BoJ) faiz artırımına yönelik beklentilerini nisan ayına kaydırabilir.
İlgili gelişmeler ışığında, haftalık bazda Çin'deki Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,45 düşerken, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 2,34, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 5,55 ve Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 3,84 değer kazandı.
Gelecek hafta pazartesi Çin'de büyüme, perakende satışlar, sanayi üretimi; Japonya'da sanayi üretimi; perşembe Japonya'da dış ticaret dengesi; cuma Japonya'da enflasyon ve BoJ'un faiz kararı izlenecek.
Yurt İçinde Gözler TCMB'nin Faiz Kararına Çevrildi
Yurt içinde geçen hafta alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 3,83'lük bir artışla 12.668,52 puandan kapandı. Gelecek hafta, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) faiz kararı, yatırımcıların dikkatini çekecek.
Geçen hafta TCMB Başkanı Fatih Karahan, Londra ve New York'ta uluslararası yatırım bankaları ve finansal kuruluşlarla gerçekleştirdiği toplantılarda Türkiye ekonomisine dair sunum yaptı.
Karahan, 2025'teki dezenflasyon sürecinin hizmet sektörü tarafından yönlendirilirken, gıda ve temel tüketim maddelerindeki ılımlı seyrin bu durumu desteklediğini ifade etti.
Son aylarda enflasyonun ana eğilisinin gerilediğini kaydeden Karahan, enflasyon beklentilerindeki düşüşte hanehalkı ve firmaların iyileşmesinin etkili olduğunu bildirdi.
Enflasyondaki düşüşün genel bir eğilim haline geldiğine dikkat çeken Karahan, ana eğilimdeki gerilemenin güçlendiğini belirtti.
TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre, Tüketici Fiyat Endeksi'nde (TÜFE) yıl sonu artış beklentisi yüzde 23,35'ten yüzde 23,23'e geriledi. Merkez Bankası'nın toplam rezervleri, 9 Ocak haftasında, önceki haftaya göre 6 milyar 985 milyon dolarlık bir artışla 196 milyar 75 milyon dolara yükseldi.
Dolar/TL, haftayı bir önceki haftalık kapanışın yüzde 0,4 üzerinde 43,2750'den tamamladı.
Gelecek hafta yurt içinde pazartesi konut fiyat endeksi, salı konut satışları, perşembe TCMB faiz kararı, tüketici güven endeksi, reel kesim güven endeksi, kapasite kullanım oranı, cuma ise Fitch ve Moody's'in Türkiye için beklenen kredi notu değerlendirme raporları takip edilecek.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN